• $ 5,28
  • € 5,9675
  • 224.216
  • 102.715
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Suriye’de barışa yoğunlaşmak…

Duma’da yaşanan ve kimyasal olduğu iddia edilen saldırıdan sonra Şam rejimine dönük koalisyon tepkisinin gerekçeleri hakkında şüphelerim var. Suriye’deki masum insanları Türkiye’den başka hiçbir devletin umursadığını sanmıyorum. Öyle olsaydı, bugüne kadar bir milyon insanın ölümüne seyirci kalınır mıydı? 2013 yazında 1300 insanı tek seferde öldüren Şam rejimine müdahale edilmez miydi? Kimyasal olmayan silahlarla yıllardır ve her gün insan öldürmek meşru mu?

Suriye maalesef yeni dünya dizaynı adına büyük güçlerin bir oyun alanı. Terör örgütleri, kendi insanını katleden Şam rejimi bu oyunun bir parçası olarak destekleniyor. Şimdi ise, çok daha büyük bir savaş için iştah fark ediliyor. Sorun Esed’in çoktan hak ettiği cezanın kendisi değil. Neden dün değil de bugün sorusu önemli. Ve neden aynı iştah Suriye’nin normalleşmesi için harcanmıyor?

Acaba bu cevvallikte Türkiye-Rusya ve İran arasında yapılan zirveler ve Akkuyu Nükleer Santralı’nın bir etkisi olabilir mi? Esed’in cezalandırılmasına Ankara’nın ilkesel olarak tabii ki karşı olmayacağı, ancak meselenin bir ABD-Rusya savaşına dönüşmesi halinde zor durumda kalınacağı hesaplanıyor olamaz mı?

Türkiye, BM’de ABD’nin konunun araştırılması için verdiği teklife evet dediği üzere, ahlaki duruşunu her halükarda devam ettirecektir. Ama bu durum, dövizdeki son hareketliliğin sadece cari açıktan kaynaklanmadığını bildiğimiz gibi, meselelerin tüm yönlerini merak etmememizi gerektirmez.

GARİP BİR DEİZM TARTIŞMASI…

İnsanlık tarihi boyunca felsefe de, sıradan insanlar da, Allah, din, inanç ve ölümden sonrasını tartışmıştır. Semavi dinlerin karşı olduğu deizm yaklaşımı da bunlardan biri. Allah bilgisine safi akıl yoluyla ulaşılabileceğini, dinlerin gereksiz, vahyin de var olmadığını iddia eder. Deizme Grek felsefesinde rastlandığı gibi, Newton da Allah’ın evreni mükemmel bir saat gibi tasarladığını, onu kurduğunu ve evrene bundan sonra müdahale etmediğini savunurdu.

Türkiye’de gençlerin deizme yöneldiğini ifade etmek ise bana oldukça iddialı bir tez gibi göründü. Dinde tabii ki aklın yeri vardır ve Yaradan tabii ki tektir. Deizm ise küreselcilerin tek bir dine, yani “hiçbir dine” dönük çabalarına oldukça uygundur. Bir şeyi genelleştirmek, aslında onu hiçleştirmek anlamını taşır. İman-akıl ilişkisini koparmak, ilişkiyi sözüm ona akla devretmek de inancın yitimi anlamına gelecektir.

Peki elimizde Türkiye’deki gençlerin akın akın deizme yöneldiğine dair bir bulgu var mı? Bırakın bunu, deizm kelimesinin ne anlama geldiğine dair bir araştırma yapılsa, sonuç ne olur?

Yoksa, “muhafazakar hükümetlerin yönettiği Türkiye’de gençler dinden soğuyor, deizme kayıyor” propagandasının altlığı mı bu?

Zeytinburnu´nda pazarı gezen CHP´nin İBB adayı Ekrem İmamoğlu yine benzer tepkiyle karşılaştı. Yaşlı

Ekrem İmamoğlu´na bir tepki daha: Partin 5 kuruş etmez

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor