• $8,402
  • €9,9899
  • 489.125
  • 1408.81
30 Aralık 2017 Cumartesi

Say say bitmiyor...

ABD, geçen gün itibarıyla Türkiye ile vize konusunda normale dönüldüğünü, ilişkilerin düzeldiğini ifade eden bir açıklama yayımladı. Böylelikle ABD’nin kendi kendine çıkardığı kriz, yine ABD’nin geri adım atmasıyla sonuçlandı. Türkiye’deki yargı süreçleriyle ilgili teminat verildiği ifade edildiyse de, Türkiye bunu jet hızıyla reddetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise Afrika ziyaretinden dönüş yolunda gazetecilere şöyle diyordu: “Siyasi bağımsızlık, ekonomik ve teknolojik açıdan desteklenmedikçe kâğıt üzerinde kalmaya mahkûmdur. Şayet Türkiye bugün bağımsızlığından zerre kadar taviz vermiyorsa, bu başarıları sayesindedir.

Son dönemlerde vize krizinin aşılmasından tutun, Katar krizi, Kuzey Irak’taki gayrimeşru referandum, S400 füze sistemlerinin alımı, Sevakin Adası’nın Türkiye’ye tahsisi ve tabii ki ABD’nin Kudüs kararında yalnız bırakılması gibi o kadar önemli hadise yaşandı ki, say say bitmiyor.

Bunların hepsi de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yukarıdaki cümlesiyle anlaşılabilecek başarılar. Ancak bir cümlesi daha var ki, onu da birlikte düşünmek gerekir.

“En büyük ihtiyacımız para, petrol, elmas ve silah değil, başarabileceğimize inanmaktır. Şu anda petrolü olanları görüyoruz, parası olanları da görüyoruz. İnanın, biz onların çok çok önündeyiz, ilerisindeyiz. Başarının sırrı önce yapabileceğine inanmaktı. Alfabemizde ilk olarak Yat yat uyu uyu yat’la yetiştik. Başarının anahtarı özgüven sahibi olmaktır.”

Sanırım Türkiye’nin rakiplerinin veya düne kadar ülkeyi kontrol edenlerin en çok rahatsız oldukları konu Türkiye’nin yeniden özgüvenini kazanıyor oluşudur. Çünkü onlar da biliyorlar ki, özgüvenini kazanmış seksen milyonluk bir Türkiye’nin şu ana kadarki başardıkları sadece bir başlangıçtır.

Türkiye, üzerindeki ölü toprağını silkelerken, bu özgüveni kazanmaması, baygınlıktan kurtulmaması için elden gelen her şey, hiçbir ilke, hiçbir ahlaki kriter gözetilmeden uygulanıyor.

Hiç önemli değil. Gandi’nin dediği gibi önce sizi görmezden gelir, sonra alay, sonunda da takdir ederler. Türkiye doğru yoldadır. Şu CHP’linin “itler” sözü de aslında engel olunmayan bir dirilişe öfkeyle edilmiş gibidir.

15 Temmuz’un akim kalmasıyla şaşkınlık krizleri geçirenleri, öfkeden kuduranları hatırlayın. Hatırlayın ki, ne kadar doğru yolda olduğumuzu unutmayalım.

<p>Sosyal medyada 'Help Turkey' etiketiyle başlatılan ve şüphe uyandıran kampanyanın gerçek yüzü ort

Fitne ateşini körükleyenler

Orman yangınlarında yaralanan hayvanlar tedavi ediliyor

Uluabat Gölü, yeşile büründü

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Suver, Van'da incelemelerini sürdürüyor