• $9,3071
  • €10,8604
  • 529.577
  • 1429.85
18 Temmuz 2016 Pazartesi

Meydanlardan inmeyeceğiz…

15 Temmuz gecesi demokrasimiz alçakça, üst aklın kontrolündeki hainler tarafından saldırıya uğradı. Bu alçakça saldırı Cumhurbaşkanımız ve Başkomutanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile milletimizin meydanlara, sokaklara akmasıyla püskürtüldü.

Marmaris’te bulunan Cumhurbaşkanımızı öldürmeye çalıştılar. Ancak Allah’ın izni ile bu alçak saldırı boşa çıktı. Milletimizin iradesinin tecelli ettiği TBMM, içinde vekillerin bulunduğu toplantı sırasında yedi kez havadan vuruldu. Genelkurmayımız, MİT ve Özel Kuvvetler komutanlığımız gibi çok önemli kurumlarımız hedef alındı.
Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımız, “sokaklara inin” dendiği anda, milletimiz meydanlara, sokaklara aktı.
Gençler sokaktaydı, kadınlar, yaşlılar, hastalar, çocuklar meydandaydı.
Bir genç şöyle bağırıyordu: “Bu her şeyden önce benim irademe saldırıdır.”
Sayın Cumhurbaşkanı’nın duruşu, tarihi bir duruştur ve millet Başkomutandan aldığı emirle, düzenli bir ordu gibi sahaya inmiş, darbeyi püskürtmüştür.
Ben benzer olaylarda tankların önünde duranlar gördüm ama, tanklara doğru, kurşunlara, ölüme doğru koşan bir millet görmedim.

Bu millet ne kadar asil, ne kadar yüce bir millettir? Allah milletimizden razı olsun.
Allah şehitlerimizden razı olsun, mekânları cennet olsun. Yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.
Bunlar ne askerdir, ne başka bir şey. Bunlar teröristtir. Asla ve asla bu çapulcularla, milletinin yanında yer alan TSK birbirine karıştırılmamalıdır.
Millet iradesinin yanında duran her kişi, kurum başımızın tacıdır. Devleti yönetmek isteyen halka gider sandıktan çıkar ve meşru şekilde bu işi üstlenir. Bunun dışında hareket eden milleti karşısında bulur. Böyle bir çılgınlığın başarılı olması mümkün değildir.

Polisimiz halkımızla birlikte büyük bir sınav vermiştir. Allah tüm yurtsever polis asker ve güvenlik güçlerimizden razı olsun. Hala örgütün etkisinde olanlar da bu çılgınlıktan vazgeçsinler. Onları bekleyen bir hayır yoktur.
Burada özellikle Devlet Bahçeli’nin şahsında muhalefet liderlerine ve medyaya da teşekkür etmek borçtur. Milli ve yerli bir duruşla milletin iradesini gasp etmek isteyen teröristlere karşı duruş sergileyen herkes, 79 milyon vatandaşı şerefle temsil etmişlerdir.

Neden? Çünkü böyle bir çılgınlık başarılı olsaydı; herkes bilmeli ki, hiçbir kesimi esirgemeyecek ve ülke işgale uğrayacaktı. Aynı üst aklın kontrolünde olan PKK da ülkemizi eşzamanlı olarak bölecek, DAEŞ gibi örgütlerle geri kalan kısımlar da Suriyelileştirilecekti. Bu anlar, bir milletin varoluş mücadelesine denk gelir. Erdoğan bu darbeye direniyorsa, 79 milyonluk ülkemizin bölünüp parçalanmaması adına yapıyor bunu. Erdoğan 79 milyonun lideri olarak bu kavgayı vermekle büyük bir şansımızdır.

Cumhurbaşkanı, hükümeti, muhalefeti, askeri, polisi, tüm kurumları ve milleti ile birlik olmaktan başka bir yol yoktur.
Darbe püskürtülmüştür ama tehlike geçmemiştir. Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın yaptığı çağrı çok önemlidir. Başkomutandan talimat gelene kadar gündüz işlerimizde, geceleri meydanlardayız. Bu nokta çok önemlidir.
“Bu hafta çok önemli, meydanlardan ayrılmayacağız, gevşemeye gelmez…”
Bu sözler Başkomutan’a aittir ve milletimiz buna göre davranacaktır.

<p>Kardeşiyle birlikte aşıyı reddetti, koronavirüse  yakalandı. Şimdi onun en yakın arkadaşı, sürekl

“Son pişmanlık” fayda etmedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...

İsrailli dalgıç Akdeniz'de Haçlılardan kalma kılıç buldu