• $ 5,7979
  • € 6,5962
  • 265.466
  • 95.421
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Kaşıkçı cinayetiyle aşılan eşik…

Başkan Trump birkaç gün önce Cemal Kaşıkçı cinayetinin üstünün örtüleceğini açıkça ifade etti.

Ona göre bu cinayet asla açıklığa kavuşmayacaktı. Bu Başkan Trump’ın temsil ettiği Amerika’nın resmi görüşü oluyordu. Bu görüş, hem faydacı, hem de dinsel tınılı iki argümanla destekleniyordu. “Önce Amerika” açıklaması işin faydacı kısmını ifade ediyordu. İkincisi ise faydacı yaklaşımda her daim tezahür eden vicdan açığına dair daha metafizik bir açıklamaydı: “Belki de bütün dünya sorumlu tutulmalıdır, çünkü dünya kirli bir yer”.

Aslında, daha önceki yazımda ifade ettiğim ABD’nin kuruluş sözleşmesinin iki ana kolonuna baş aşağı yaslanıyor bu ifadeler. “ABD kurucu sözleşmesi Roma Cumhuriyetçiliği ile prütenizmden oluşur” demiştik. İlki bir devlete gerekli olan mekanizmaları, diğeri ise menfaatleri çatışan kesimlerden oluşan halkın iktidar tekeline boyun eğmesini sağlayan aşkınlık ihtiyacını karşılar.

Ben de, diğer pek çokları gibi, tıpkı atom bombaları, Vietnam savaşı, Irak işgalleri gibi Kaşıkçı cinayetinin de ABD kurucu sözleşmesine zarar verdiğini iddia ediyordum.

Dünyanın kirli bir yer olması” tespiti bu tartışmaların üzerine yapılmış gözüküyor. Çünkü Kongre ve sivil toplumda ABD’nin Kaşıkçı vakasıyla ilk kez bu kadar net biçimde ahlaki anlamda yoksun bir pozisyonda kalmasının getirdiği rahatsızlıklar var. Hemen itiraz etmeyin; ben de Vietnam ve Laos’ta milyonlarca insanın öldürüldüğünü, Irak işgal gerekçelerinin ise düzmece olduğunu biliyorum elbette.

Ama bu örneklerin hepsinde bir “ama”lar dizisi vardı. Ama radikal terör önlenmeliydi, ama Saddam bir diktatördü ve kimyasal silah depoluyordu, ama komünizm ile mücadele etmek gerekirdi, ama demokrasiyi geri kalmış ülkelere götürmek ABD’nin göreviydi…

AMA, ABD ilk defa yalın haliyle bir gazetecinin paramparça edilişini görmezden geleceğini açıkça ifade ederken, gerekçelerin en temeline, yani devletin faydası ve dünyanın kozmolojisine iniyordu.

Bu bir kanserin en hayati organları yok etmeye başlamasına benziyor. Ama’lardan hoşlanmayız, adalet arzularız. Ama, ama’ların gecikmiş ve utanç verici de olsa adaletin tesis edilmesi için bize zaman kazandırdığını da biliriz.

Biz de dünyanın nasıl bir yer olduğunu biliyoruz. Lakin dünya böyle bir yer diye teslim olmaya da direniyoruz. Varlığımızın amacı, anlamı da bu değil mi zaten?

Kötülük karşısında bu yalınlaşma korkutucu. İyi ve kötü arasındaki farkın bu kadar belirsizleştirilmesi ise korkunç. Bu korkunçluğu artıran, bunun bayraktarlığını yapan ülkenin dünyanın en güçlü ve demokrasi iddiasıyla övünen devleti olması. Bana dünya adına ciddi bir eşiği geçtiğimizi düşündürten bir olay oldu Kaşıkçı cinayeti. Ve mütevazı olmaya gerek yok, bu konuda anlamlı bir tavır gösteren ülkenin kendi ülkem olması da iyimserliğimi artırıyor.

Hakkımızda hayırlısı…

<p>Kadın hastalarda çok nadir rastlanan ‘ağaç adam sendromu’na HPV’nin (Human Papilloma Virüsü) şeki

Bangladeşli ´Ağaç Adam´ Ellerinin Kesilmesini İstedi

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Süper Lig'de dikkat çeken transferler

Fındığa 'kahverengi kokarca' tehdidi