• $ 5,8337
  • € 6,4964
  • 281.487
  • 94896.2
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Bir anamuhalefet partisi seçimden korkar mı?

Erken seçim kararı ülkede gündemi 24 Haziran’da yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve Parlamento seçimlerine kilitledi. Esasen, 16 Nisan’da hükümet sistemi değişikliğinin kabul edilmesiyle birlikte, zaten ister 3 Kasım 2019, ister daha erken bir tarihte olsun, seçimler gündemdeydi. Özellikle muhalefet erken seçim konusunu sürekli gündemde tutuyordu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sık sık “özgüvenli” erken seçim çağrıları yapmaktaydı.

Tabii söz konusu CHP ve Kılıçdaroğlu olduğunda, söylenen ile asıl düşünce/niyet arasında 180 derecelik farklar olabileceğini hesaba katmak zorunlu görünüyor. Sözde herkes erken seçime “hodri meydan” derken, benim birkaç günlük gözlemime göre, CHP ve HDP bu konuda ciddi sıkıntıya girmiş gözüküyor. 3 Kasım 2019’a kadar nasıl bir beklentileri, planlamaları vardı bilmiyorum ama, 24 Haziran konusunda oldukça sinirli oldukları ortada.

Erken seçime karşı yekten bir tepki konamayacağından, bu sıkıntı, “OHAL’de seçim olur mu?” şeklindeki itirazlarla tezahür ediyor. Türkiye’de bir düzineden fazla seçim OHAL, hatta sıkıyönetim şartlarında yapıldığı, bu seçim kararlarından bazılarını CHP aldığı halde bu hala söyleniyor. İşin ilginci bu “teze” dün ABD Dışişleri sözcülüğünden de destek geliyor. ABD de CHP gibi endişeliymiş.

Oysa Türkiye’de OHAL ilk kez vatandaşa değil, devlet içine sızmış FETÖ ve ülke içi/dışındaki terör örgütlerine karşı ilan edildi. Yapılan araştırmalarda da halkın çok ezici bir çoğunluğunun OHAL’den rahatsız olmadığı net. OHAL, bu zor şartlar altında ancak vatandaşın daha huzurlu seçime gitmesini kolaylaştırır.

Bence OHAL, seçim konusunda bir meşruiyet krizi arayışı nedeniyle sorunsallaştırılıyor. Aynı eğilimi 16 Nisan’da da hem CHP, hem HDP’de izlemiştik. CHP’nin erken seçimi bu kadar arzular görünürken, “Bizi hazırlıksız yakalamak istiyorlar” tezi de gülünçtür. Bir genel Başkan Yardımcısı, Öztürk Yılmaz, dün Cumhurbaşkanlığına adaylığını koydu. Kılıçdaroğlu ise hala göğsünü gere gere adaylığını açıklayamıyor. Hükümet sisteminin değişeceği tarihi bir seçime bu kadar yakınken, bir anamuhalefet partisinin kendi zaaflarından ötürü seçimlere gölge düşürmeye çalışması CHP’ye uygun bir davranış olabilir; ama demokrasi kültürüne değildir.

CHP, HDP, ABD ve piyasaların verdiği tepkilere bakıldığında, 24 Haziran erken seçimlerinin ülkemizin, milletimizin hayrına olduğunu gözlemliyoruz. Tabii Türkiye bu seçimle çok büyük siyasal bir reformu hayata geçirip, bağımsız ve güçlü bir ülkenin önünü açacağından, 3 Kasım 2019’a kadar yayarak yapılması planlanan provokasyonların da “zipleneceği” öngörülmelidir. Belki de asıl telaş bununla ilgilidir. Hala siyaset mühendisliği peşinde olanlar, millet iradesinin sistemin kalbi haline gelmesine karşı tüm alerjilerini sergiliyorlar.

Hasılı, bize basit bir iş düşüyor: Seçime kadar uyanık olmak, çok çalışmak ve Recep Tayyip Erdoğan’ı Başkan yapmak…

<p>Midyat Hükümet Konağı´nda bulunan SGK İlçe Müdürlüğü’ne işlem yapmak üzere torunu ile birlikte ge

Polis Memurundan Takdir Toplayan Hareket

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

ABD YPG'yi tünel savaşı için eğitti

Terör örgütünün kış üslenmesine fırsat verilmiyor