• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
18 Eylül 2017 Pazartesi

Barzani’ye bir Kürt vatandaşımızın tavsiyesi…

Tüm dostça uyarılara rağmen, Kuzey Irak’ta bir bağımsızlık referandumu yapma konusunda “ertelemeyi düşünebiliriz” diyen IKYB Başkanı Barzani geçen cuma günü “Kimseyi dinlemeyin, referanduma gidiyoruz” diyerek son düzlükte oluşan beklentiyi ortadan kaldırdı.

25 Eylül’den önce belki de son çıkışı ıskalamış oldu. Barzani, bu süreçte ciddi bir risk aldıklarını kabul etmekle birlikte, gerekli adımların atılmamasının daha büyük risk olacağını ifade etti.

Sanırım, Barzani risklerin karşılaştırılması konusunda aldığı örtülü/açık desteğin de güveni ile bir hesaplama hatası yapıyor.

Türkiye Barzani ile uzun zamandır kazan/kazan prensibi altında dostane ilişkiler geliştiriyor. Hatta bunun için ABD ve Merkezi Irak Yönetimi’nin de hışmını üzerine çekmişti. Türkiye bu referanduma, Suriye’de olduğu gibi, Irak’ın bütünlüğünün korunmasından yana olduğu için karşı çıkıyor. PKK ve YPG ise, bu referandumun hem dış destekçileriyle kol kola olduğundan, hem de Suriye’nin kuzeyindeki devlet kurma planlarına katkı olacağını düşündüğü için arka çıkıyor.

Konuya oldukça vakıf bir Kürt kardeşimiz bana gönderdiği bir mesajda, referandumun neden Kürtlere zarar vereceğini şöyle özetlemiş; aynen aktarıyorum.

“1-Kuzey Irak Yönetimi’nin ayrılma talebi, etnik ve mezhepsel çatışmaları körükleyecektir. Böyle bir durumda Irak’ın kalan tüm toprakları Şii temelli otoriter, baskıcı bir yönetime kapı aralayacak ve Kuzey’deki Sünni nüfusu hedefe koyacaktır.

2-Kuzey’deki Kürtlerin haricindeki etnik ve mezhepsel gruplar azınlık psikolojisine girecek ve çok büyük sıkıntılar ortam bulacaktır.

3-Türkiye’deki Kürtlerin bir kısmı konuya duygusal yaklaşmaktadırlar. Ancak bilmelidirler ki şu an Kuzey Irak’ın finans sektörü İsrail’in, yer altı kaynakları ABD’nin, ordusu da İngilizlerin sömürgesi altındadır. Kalan kaynaklar ise tek aile feodalitesi altında anti demokratik şekilde yönetilmektedir.

4-ABD, İsrail ve İngiltere Suriye’nin kuzeyinde de aynı stratejiyi uygulamaktadır. Burada PKK/YPG aracılığıyla yığdığı silahları, kurduğu üsleri Kürtler için değil, kendileri için planlamaktadırlar. İleride İncirlik Üssü dahil pek çok üssü kapatıp, Kuzey Irak ve Suriye topraklarını, Türkiye dahil tüm Ortadoğu’yu sömürmek için kullanacaklardır.

5-Sonuç olarak makro düzeyde tüm ümmetin, özel olarak da Kürtlerin aleyhine olan tüm bu planların farkında olmak ve karşı koymak ahlaki bir görevdir, gerçekliktir. Ben bir Kürt olarak samimi bir şekilde referandumun ve sözde bağımsızlık girişiminin Kürtlere hiçbir fayda sağlamayacağını düşünüyorum.”

Barzani’nin kendisine arka planda verilen destek ve Türkiye’nin özellikle Suriye ile meşgul olmasından da cesaret alarak bağımsızlık ilanı için tarihi bir fırsat elde edildiğini düşündüğü belli. Trump’ın İran’ı karşısına alacağının açıkça belli olduğu bu noktada, gerçekten de sanki olumlu bir konjonktür varmış gibi gözükebilir. Ama sorumlu, tecrübeli bir liderin tam da bu çekici durumlarda doğru hareket etmesi beklenir.

Çünkü tepki veremeyeceği düşünülen güçler umulmadık tepkiler verebilir, destek beklenen yerlerden de destek gelmeyebilir. Böyle olmasa bile, Kürt kardeşimizin yukarıda özetlediği gibi, tüm komşularını karşısına almış, mezhepsel ve etnik düşmanlıklara kapı aralamış bir düzlemde, o bağımsızlık ilanı kâğıt üzerinde kalır ve bunun bedelini bölge halkları öder.

Bu sistemin nasıl çalıştığını Birinci Dünya Savaşı öncesi ve sonrasında bölgeye baktığınız anda görebilirsiniz. Hiçbir vaat tutulmamış, bölge halkları büyük bedel ödemiş ve ödemektedir. Komşularla, akraba halklarla hareket etmek yerine, emperyallerin oyuncağı olmanın en azından şimdi hiçbir gerekçesi yoktur.

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!