• $8,6421
  • €10,1459
  • 493.866
  • 1407.46
5 Şubat 2020 Çarşamba

Türk-Rus ilişkilerinde zorlu dönemeç

Kurtuluş Tayiz
Kurtuluş Tayiz

Esed rejiminin kalleşçe saldırısı sonucu İdlib’de sekiz askerimizin şehit düşmesi gözlerin yeniden Türk-Rus ilişkisine çevrilmesine neden oldu. Merak edilen, daha çok bu krizin iki ülke ilişkilerinde ciddi bir kırılmaya yol açıp açmayacağı yönünde.

Gelen ilk tepkilere bakılacak olursa, daha önceki uçak düşürme krizinde olduğu gibi, iki ülke ilişkilerinde ciddi bir kırılma yaşanmayacak gibi. Yine de yaşanan sorunun çok ciddi olduğunun altını çizmek gerekiyor. Türk askerleri hedef alındı ve sekiz şehidimiz var. Üstelik kalleşçe ve hain bir saldırı sonucu gerçekleşti bu olay. Bunun bedeli Esed’e elbette ödetilecek. Rusya bir enformasyon sorunu yaşandığını, Türkiye’nin bilgi vermediğini iddia etse de Ankara, gerekli bilgilerin Rus muhataplarına iletildiğini savunuyor.

Sonuçta mağdur olan, kayıp veren taraf Türkiye olduğu için Rusya tarafının devreye girmesi ve bu sorunun kırılmaya dönüşmemesi için elinden geleni yapması gerekiyor. Yapılacak ilk iş de Rus lideri Putin’in, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arayarak taziyelerini iletmesi ve şehit olan askerlerimizden dolayı üzüntüsünü dile getirmesi.

Bu yazının kaleme alındığı saatlerde henüz bu yönde bir temas söz konusu değildi, fakat bu krizin yumuşaması için Rusya tarafının bu adımı atması şart!

Tekrar konuya dönecek olursak; Türkiye ve Rusya uzun zamandır yakınlaşan, değişik coğrafyalarda ortak hareket eden, bu ilişkiye kısa, orta ve uzun vadeli yatırımlar yapan ülkeler. Yıllardır yatırım yapılan bu yakınlaşma, iki tarafın en azından iyi niyetini gösteriyor. Bu açıdan ilk krizde köprüleri atıp birbirine karşıt tavırlar içine girmek uluslararası ilişkilerde çok da gerçekçi değil. Türkiye enerjide, savunma sanayiinde, turizmde, ticarette ve daha başka birçok alanda Rusya ile ciddi işbirliği geliştirmiş durumda. İki tarafın da köprüleri atması, yakması mümkün değil.

Fakat Rusya ile işbirliği yaptığımız konuların dışında ihtilaflı olduğumuz alanların varlığı da küçümsenemez. Örneğin Libya’da farklı güçleri destekliyoruz. Suriye’de Rusya’nın terör örgütü YPG ile doğrudan temas halinde olduğunu ve rejim ile terör örgütü PKK’yı ortaklaştıran bir politika izlediğini de unutmayalım. Yani Rusya ile ilişkiler kolay olmayacak. Bazı provokasyonlar hep pusuda bekliyor olacak. Zorlu bir coğrafyada yaşadığımızı ve biraz da zamana ihtiyacımız olduğu gerçeğini göz önüne getirirsek; Cumhurbaşkanı Erdoğan, dikkatle, sabırla, akılla bu krizin üstesinden gelmeyi bilecektir.

<p>Bayram değil seyran değil, Atina  Belediye Başkanı Kostas Bakoyanni İmamoğlu'nu neden bu kadar sı

Atina, İmamoğlu'nu kullandı mı?

Bodrum'un suyunu karşılayan Mumcular Barajı yüzde 10'luk seviyenin altına düştü

İETT tarihinin aynı hatta çalışan ilk şoför çifti

Van Gölü'nde binlerce yıllık mikrobiyalitler görüntülendi