• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
31 Ağustos 2013 Cumartesi

Türk-Kürt Kızıl Elması mı?

Kurtuluş Tayiz
Kurtuluş Tayiz
YAZARIN SAYFASI

Cemil Bayık’ın BBC’ye yaptığı açıklamaları okurken fark ettim, politika ne tuhaf şey; düşmanı dost, dostu düşman kılabiliyor. Tabii buna olumlu tarafından da bakılabilir. Politika bir uzlaşma, ortak paydalarda buluşma sanatı aynı zamanda. Fakat gerçekleri ters-yüz etme, tarihi çarpıtma sanatı değil. Kürt hareketi Türkiye’deki ulusalcı ve ulusalcı-ulusolcu çevrelerle yakınlaşabilir, ittifak kurabilir, birlikte siyaset yapabilir. Bunun faydalarını, yararlarını belirlemek kendilerine kalmış bir şey. Ancak siyasi hayat bu kadar steril olmadığından, karşıt uçlarda görünen siyasal grupların birbirleriyle kurdukları ilişkiler o kadar saf olmaz. 

AK Parti’nin iktidara geldiği ilk günleri hatırladım. Türk siyasi hayatının birbirlerine en uzak grupları “Kızıl Elma” adı altında bir araya gelmişlerdi. Türk milliyetçileriyle sosyalistlerinin 1980 öncesine uzanan düşmanlıklarının nasıl bir anda “dostluğa” dönüştüğünü görerek şaşırmıştık. Zamanla bu ittifakın kokusu çıktı elbette; bu birleşmeyi teşvik edenlerin darbeye zemin hazırlamak için bir araya geldikleri, suikastlar planlayıp gerçekleştirdikleri çıktı ortaya. Ergenekon soruşturması sırasında “Kızıl Elma”nın nasıl bir siyasal ilişki, ittifak olduğunu gayet iyi anladık. 
Gezi’de Atatürk ile Öcalan posteri taşıyan gençlerin kendisine ilham verdiğini söyleyen Cemil Bayık, Ergenekon soruşturmasının da bir “aldatmaca” olduğunu vurguladı. Bayık, ulusalcıların çözüm istediğini ancak çözümü asıl istemeyen tarafın AK Parti olduğunun da altını çizdi. 
Ben, ne ulusalcıların ne de Kürt hareketinin birbirine düşman olmasını arzu ederim. Kürt isyanının sonuçlanmasını ve dağa çıkanların bir şekilde siyasete dahil olup demokrasinin uzlaşmacı dilini konuşmalarını isterim. İstedikleri partiyle ilişki ve ittifak kurabilmelerinden yanayım. Ancak dediğim gibi Cemil Bayık’ın ulusalcılara göz kırpan sözleri, bana Kızıl Elma koalisyonunun yeni bir versiyonu gibi geliyor. AK Parti’ye karşı geçmişte sosyalistlerle milliyetçilerin kurduğu Kızıl Elma koalisyonuna bu kez Kürt hareketi mi dâhil edilecek? 

***
Bayık’ın “ulusalcı açılımı”,  siyasi tarihimizde en çok “Kızıl Elma” koalisyonuna benziyor. Ergenekon davası sanıkları için Kürt hareketi yer yüzündeki en büyük düşman güç. Kürt hareketi için de düne kadar geçerliydi bu durum. Peki, iki taraf hangi arada birbiriyle flört etmeye başladı da bugün artık açıktan açığa “ortak hareket” etme aşamasına geçiyorlar? 
Kuşkusuz Cemil Bayık’ın dile getirdiği görüşler şahsi düşünceleri değil. BDP ile birlikte müzakere ederek benimsedikleri ortak bir dil. İmralı’nın da aynı görüşleri paylaştığını savunuyorlar. Bu da olabilir. Fakat Kürtlerin bunu kolay kolay hazmedebileceklerini sanıyorlarsa aldanırlar. 
Kürtler kendi katilleriyle örgütün bir araya geldiğini, aynı dili konuşmaya başladığını görünce emin olun çok şaşıracaklardır. Bayık’ın BBC’ye yaptığı değerlendirmenin aynısını Kürtlere anlatmakta zorlanacağına inanıyorum. Örgütün tepesi ideolojik olarak CHP’ye, ulusalcılara yakın olabilir; ancak Kürtler CHP ve ulusalcılara değil, dindarlara ve Türkiye’nin sessiz çoğunluğuna daha yakındır. 

***
Politikada pragmatist olmak önemlidir. Kazandırır. Ancak pragmatizm ilkesizlik noktasına geldiği anda kaybettirmeye başlar. Ulusalcılar, AK Parti’ye karşı şeytanla da işbirliği yapabilirler, bu konuda herhangi bir ilke ve bağlayıcı bir değerleri yok. Kürt hareketi de ulusalcılardan az değil. Ama bugün aynı hatayı tekrarlamak en fazla kendilerine zarar verir. Cemil Bayık, hükümeti sıkıştırmak amacıyla ulusalcı kozunu oynayabilir, Gezi’yi öne sürebilir, her tarafa selam çakabilir; fakat bunun örgüte yarardan çok zararı olur; örgütü güvenilmez kılar, diyalog kapılarını kapattırır. 
Çözüm için ilkeli ve sağduyulu siyasete ihtiyaç var, Türk-Kürt Kızıl Elması’na değil. 

 

<p>4 gündür Türkiye'nin farklı illerinde yaşanan orman  yangınlarına müdahaleler devam ederken son o

Yangın nedeniyle otelden tahliye edilen Songül Karlı korku dolu anları anlattı

İki deli bir araya geldi: Adana'da Balotelli izdihamı

Bakanı Kurum, Antalya'da incelemeler yaptı

İstanbul'da tramvay raydan çıktı