• $7,4627
  • €9,024
  • 437.81
  • 1524.49
30 Temmuz 2018 Pazartesi

Trump’a hak ettiği cevap

Kurtuluş Tayiz
Kurtuluş Tayiz
YAZARIN SAYFASI

Başkan Erdoğan’dan Trump ve yardımcısı Pence’e hak ettiği cevap geldi. Erdoğan hamasete gerek duymadan, bağırmadan, slogan atmadan, tehdide tehditle karşılık vermeden, son derece gerçekçi, gayet olgun ve üslubunca ABD Başkanı’na yanıt verdi.

Erdoğan’ın sözleri özetle şöyle: “ABD’ye göbekten bağlı değiliz. Bugüne kredi kuruluşlarının sağladığı imkanlarla gelmedik. F-35’leri vermezlerse onun da alternatifleri vardır. Tavırlarını değiştirmezlerse, güçlü ve samimi bir ortağı kaybedecekler. Biz istiklal mücadelemizi nasıl verdiysek, bu mücadeleyi de aynı şekilde veririz.”

Yargı’nın alanına giren konularda yabancı bir devletin emrivaki yapması kabul edilemez. Meseleyi diplomatik ve siyasi olarak müzakere edebilirler ki, Türk Hükümeti bu konuda her türlü görüşmeye açık. Kaldı ki, ortada herhangi bir haksız, adaletsiz durum da söz konusu değil. ABD’nin Türk vatandaşlarına yaptığı muamele ortada. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın korumaları hakkında dahi “yakalama kararı” çıkaran kendileri değil miydi? Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’yı Türkiye’nin taraf olmadığı bir anlaşmayı ihlalden tutuklayıp mahkum etmediler mi?

Biraz gerçekçi olmaları gerekiyor; 15 Temmuz darbe girişimini yöneten örgütün lideri, Türkiye’nin talebine rağmen hâlâ Pensilvanya’da himaye görüyor.

FETÖ’nün en büyük terör kampı Pensilvanya’da bulunmakta; Türkiye’ye dönük saldırılar bu kamptan yönetilmekte. ABD’nin bu durumdan kaynaklanan sorumluluğu tartışmasız birinci derecedendir.

Türkiye bir muz cumhuriyeti değil, büyük bir devlettir; ABD bu gerçeği ya anlayacak ya da anlayacak! Bunun başka bir yolu yok.

Diğer bir problem de ABD Başkanı Trump ile birlikte Yargı’yı içeriden hedef alan siyasi partilerin ve aydınların tavrı. Türkiye, Yargı’nın bağımsız olduğu sayılı ülkelerden biri. Yargı’yı esir alan, istila eden FETÖ gerçeğini unutmadık. Yargı’yı eleştirenlerin, abartılı şekilde suçlayanların amacı, belki de ilk kez bağımsızlaşan Türk Yargısı’nı gözden düşürmektir. FETÖ, Yargı mekanizması üzerinden bütün Türkiye’yi esir almaya çalıştı. Dönemin genelkurmay başkanı İlker Başbuğ’u “Terör örgütü üyeliğinden” tutuklamadılar mı? O dönem Başbakan olan Erdoğan ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ı tutuklama girişiminde bulunmadılar mı?

Trump’ın Türkiye’yi tehdit etmesinin ardından içeriden Yargı’ya saldıranlar da FETÖ muhibi siyasilerden başkası değil. Göbekten FETÖ’ye, ABD ve Avrupa’ya bağlı olanların Yargı’nın ve dolayısıyla Türkiye’nin bağımsızlığından dem vurması büyük bir sahtekarlıktır. Ancak içiniz rahat olsun; millet bu iki yüzlü, sahtekar, müstemleke siyasileri ve aydınları çok iyi tanıyor.

<p>Okurlarından gelen 'Kullanmış olduğunuz dil, çoğu kez 'ağdalı ve anlaşılması güç' noktasında gele

'Türkçenin inceliklerini kullanmazsak yok olup gidecek'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Akrep ve fare karşı karşıya gelirse... İlk kez görüntülendi!

Ölümsüzlük mantarı olarak biliniyor! Türkiye'de üretilmeye başlandı