• $9,2944
  • €10,7919
  • 528.033
  • 1414.36
11 Kasım 2016 Cuma

Trump, PYD’ye yardıma devam eder mi?

Hillary Clinton’un seçim vaatlerinden biri de PKK’nın Suriye uzantısı PYD’yi silahlandırmaktı. Clinton, başkan seçilirse Obama gibi terör örgütü PYD’yi silahlandırmaya devam edeceğini açıklamıştı.

Şüphesiz bu vaat Clinton’un PYD’ye duyduğu sempatiden kaynaklanmıyordu; PYD, Amerikan yönetimine hakim küresel siyonist çetenin planları içinde önemli bir yer tutuyor. PKK gibi PYD de, Ortadoğu’da Türkiye topraklarını da içine alan “Büyük Kürdistan” projesinin ana kurucu unsurlarından biri.

Obama’nın görev süresi boyunca bu uğursuz projede hayli yol alındı. Suriye ve Irak fiili olarak bölündü; PKK ve PYD Ortadoğu’da meşruiyet kazandırılarak aktör haline getirildi. Suriye’de DEAŞ kullanılarak PYD toprak ve egemenlik sahibi yapıldı; PKK’ya ise Kandil’in yanı sıra Irak’ın Sincar bölgesinde büyük bir alan yaratılarak Barzani zayıflatıldı.

Amerikan dış politikası, İran, Irak, Haşdi Şabii milisleri, YNK (Talabani) ve Goran Haraketi ile PKK ve PYD’yi aynı çizgide buluşturarak Türkiye’yi “düşman hatlar” ile çevrelemeyi başardı.

Türkiye, Rusya ile ilişkileri düzelttikten sonra bu kuşatmayı yarma hamlesi (Fırat Kalkanı operasyonu) yaptı ve kısa sürede önemli mevziler kazandı. Ankara, bu özgüvenle Irak’ta Başika’ya yerleşerek Musul üzerinde de varlığını hissettirmeye başladı.

ABD’deki başkanlık seçimlerine gelindiğinde Türkiye, içeride FETÖ, PKK, HDP ve CHP ile hayli yıpratılmış olmasına rağmen, büyük kuşatmaya yaracak istikameti tutturmuştu. Ankara, ABD ile yaşanılan sorunları görüşmek için seçim sonrasını bekliyordu. Mevcut yönetimin terör örgütü PKK ve PYD’ye desteğini kesmeyeceği zaten uzun süre önce açığa çıkmıştı. Hatta öyle ki, olası bir Trump başkanlığı için Rakka operasyonu alelacele başlatılarak yeni başkanın, kendini PYD’yle aynı saflarda bulması hesaplanmıştı. Nitekim Rakka’daki mevcut tablo, bunu gösteriyor.

Bu koşullarda en çok merak edilen ocak ayında görevi Obama’dan devralacak olan Donald Trump’ın PKK/PYD’ye desteği sürdürüp sürdürmeyeceği. Trump’ın dış politika ve savunma danışmanlarının Türkiye ile ilgili ilk günden verdiği mesajlar umut verici olsa da hâlâ bekleyip görmek gerekiyor.

Zira ABD’nin bölgedeki varlığı biraz da Amerika’yı Ortadoğu’ya süren küresel siyonist çetenin sahada uygulamaya soktuğu projelerle ilgili. PKK/PYD, bu projenin ana unsurlarından olduklarından, kolayca gözden çıkarılamayabilirler. Trump’ın ikna edilerek, terör örgütü PKK/PYD’nin devletleştirilmesine desteğinin alınması hala imkan dâhilindedir. Ancak bunun biraz zaman alacağını söyleyebiliriz.

Trump’ın seçilmesiyle Türkiye’nin altın değerinde bir zaman kazandığı kesin. Ekonomik toparlanma sağlanabilir ve siyasal sistem değiştirilerek hızla başkanlığa geçiş sağlanabilirse Türkiye, dışarıdan ve içeriden ülkeyi bölmeye yönelik gelişecek bütün saldırıları savuşturmaya hazır hale gelir ki, bu bile tek başına ABD’deki seçim sonuçlarının en çok Türkiye’nin işine yaradığını gösteriyor.

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Haftanın gündemine oturan en önemli gelişmelerden biri Uzay Yolu

Elon Musk ve Jeff Bezos arasında sular durulmuyor | TeknoZone #5

Dev şirketlerinin logolarındaki gizli anlamlar

Servis minibüsüyle kamyonet çarpıştı: 2 ölü, 11 yaralı

Motosiklet kazası sonrası şartlı uzlaşma