• $13,4726
  • €15,2894
  • 793.592
  • 2011.16
19 Aralık 2016 Pazartesi

Terörün kanlı çemberi

Terörle mücadelenin ilk kuralı; terörün siyasal ve toplumsal sonuçlar üretmesini engellemek olmalı. Terör, toplumsal olaylara yol açan, siyasal gündemi belirleyen hale geldiğinde, bir nevi amacına ulaşmış sayılır. Onun yeri, kendi kanlı çemberi ve karanlık, habis yüreklerdir.

Beşiktaş ve Kayseri'deki terör saldırılarının amacı sadece gencecik vatan evlatlarını öldürmek değil; terörün ürettiği acılar üzerinden siyasal ve toplumsal alanı maniple etmektir.

Meselâ, PKK'nın kanlı saldırılarının akabinde sokaklarda Kürt vatandaşlarımıza karşı şiddet eylemleri gelişirse, o partinin veya şu partinin binaları basılıp içindekilerle birlikte yakılmaya çalışılırsa, terörün tuzağına düşülmüş olunur.

Terör eylemlerinin amacının, Türkiye'nin hükümet sistemine ilişkin değişiklik gündemini engellemek olduğu ileri sürülürse, bu terör örgütüyle aynı dilden konuşmak anlamına gelir ki, hiçbir siyasi parti lideri bu hataya düşmemelidir.

Fakat ne yazık ki, her terör saldırısından sonra tam da olmamasını arzu ettiğimiz gelişmeler yaşanıyor ve bu da yine ülkeye zarar veriyor.

Kayseri'deki kanlı terör saldırısı sonrası HDP'nin bazı binalarının basılarak yakılmaya çalışıldığı ve sosyal medyadan da Kürtlere yönelik şiddet çağrıları yapıldığı görüldü. Bu tarz çağrılar kabul edilemez.

Evet, terör saldırılarının toplumda galeyana gelmeye hazır insan sayısını arttırdığı malum; ama bu durumu en çok bombalı saldırıları düzenleyen aklın istismar etmek istediği unutulmamalı.

Bombalar birliğimizi bozmak ve parçalamak için patlatılıyor; her bombadan sonra toplumsal alanı yangına vermek, birlik ve beraberliğimizi bozacak şiddet havasını öne çıkarmak, terörün ekmeğine yağ sürer ve terörü üzerimize salan akla hizmet eder.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Kayseri'deki patlamanın hemen ardından yaptığı açıklamada "Gün birlik olma günüdür" demesi, teröre karşı verilmesi gereken en doğru yanıtı da ortaya koyuyor.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun her terör saldırısını "Başkanlık sistemine" bağlaması da terörü siyasal alana çekme gayreti olarak görülmeli. Terörü terör dairesinde tutmanın önemi burada bir kez daha ortaya çıkıyor.

Terörü ve teröristi mi tartışacağız, yoksa Cumhurbaşkanlığı makamını mı?

Kemal Bey, açıklamalarıyla tartışmayı kasıtlı olarak bu alana çekmeye çalışarak terörün ekmeğine yağ sürüyor. Ki bu işi daha önce HDP Eşbaşkanı Demirtaş'ın yaptığını hatırlatalım; Demirtaş, PKK'nın her kanlı bombalı saldırısından sonra sektirmeden, "Saray'ın işi" diye açıklamalarda bulunurdu.

Terörün bir ülkeye diz çöktürmek için vasıta, terör örgütlerinin ise taşeron yapılar olduğu ve arkalarında uluslararası güç odaklarının bulunduğu malum. Her terör saldırısını siyasal ve toplumsal alana taşımadan, terör kapsamı içinde, alınacak tedbirlerle beraber düşünmek ve konuşmak gerekir ki terör istediği etkiyi yaratamasın.

<p> </p>

'İBB Engelleniyor' algısı neden yapıldı?

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (15 Ocak 2022)

Almadan önce etiketteki detaya dikkat! Peynir sahtecilik nasıl yapılıyor

Bear Grylls herkesi böyle kandırdı! Kamera arkası görüntüleri ortaya çıktı