• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
19 Şubat 2018 Pazartesi

Sosyal medya savaşını Ankara kazandı

Dijital devrim birçok değişikliği ve yeniliği beraberinde getirdi. İnternet yeni bir “Sanal âlem” ortaya çıkardı. Bu âlem, gerçek dünyanın bir uzantısı. Yani en az dünya kadar fiziksel bir gerçekliğe sahip. Düne kadar çok da önemsenmeyen bu âlemin siyasi ve toplumsal hayat üzerindeki etkisi sanılanın da ötesine geçti. Bu gelişmenin boyutunu anlamak için Donald Trump hakkında ABD’de açılan soruşturmaya bakmak yeterli; şaka gibi ama soğuk savaşı kazanan Amerika, başkanlık seçimlerini etkileyen Rus trollerine yenildiğini söylüyor, açıkça.

Ankara, maalesef bu alanın önemini kavramakta geç kaldı. Hatırlanacak olursa Güneydoğu’da devletin egemenliğini hiçe sayarak hendek kazan, çukur mücadelesine girişen terör örgütü, medya ve akademisyenlerin desteğiyle sosyal medyada hayli ses getirmeyi başarmışlardı. Çukur operasyonunu, dışarıya “Kürtleri katlediliyor” şeklinde sunmuşlardı. Ankara, haklı olduğu konularda bile kendini yeterince anlatamamıştı.

DEAŞ ile mücadele konusu da benzer bir gelişme seyri izlemişti. Ankara daha durumun farkına bile varmadan, terör örgütü ve arkasındaki şebeke, Türkiye’yi sosyal medya üzerinden DEAŞ’a yardım etmekten mahkum etmişti. Düzmece haber ve görüntülerle Ankara’nın DEAŞ’ı koruduğu ve desteklediği algısı oluşturuldu. Bu algıyı değiştirmek çok zor oldu, Fırat Kalkanı Operasyonu’ndan sonra ancak bu hava dağıldı.

Neyse ki Zeytin Dalı Harekatı, yani Afrin’e yönelik başlatılan operasyon benzer bir akıbeti yaşamadı. Devlet, bu sefer sosyal medyanın önemini kavradığı için askeri, siyasi, diplomatik hazırlıklarına, psikolojik mücadeleyi de ekleyerek yola çıktı. Devlet ve millet kaynaşması da terör yandaşı muhalefete içeride boş alan bırakmadı. Düne kadar terör örgütünün yalanlarını servis eden bazı internet haber siteleri sıkı kontrol altına alındı. Bu sürede PKK/PYD’nin sosyal medya teröristlerine nefes aldırılmadı. En önemlisi de Ankara’nın, terör örgütünün oluşturduğu yalan haberleri hızlı ve tek tek anında çürütmesi. Bu hızlı sosyal medya çalışması, PKK’nın yalanlarının anında deşifre olmasını sağladı.

Batı kamuoyunu maniple etmek amacıyla oluşturulan haberlerin en sonuncusu Türkiye’nin Afrin’de kimyasal silah kullandığı yönündeydi. Ufak yalanları sonuç vermeyince büyük yalanlara sarıldılar. Bir hastanede oynadıkları tiyatro görüntülerini, Türkiye’nin “kimyasal saldırısı” biçiminde servis ettiler. Uluslararası bazı haber ajanslarını da kullanarak dünyayı bu yalana inandırmaya çalıştılar. Ancak gerek ABD’den ve gerekse Rusya’dan yapılan açıklamalarda terör örgütünün iddiaları yalanlandı. Ankara’nın terör örgütünün oynadığı tiyatroyu anında deşifre etmesi bir algı operasyonunu daha boşa çıkarmış oldu.

Ankara bugüne kadar genelde resmi yollardan yaptığı açıklamalarla birtakım iddiaları cevaplamayı tercih eriyordu. Bu yöntem, algı operasyonlarıyla mücadele etmekte yeterli hızda değildi. Batı medyası, terör örgütünün servis ettiği haber ve görüntüleri anında gerçek gibi kendi takipçilerine aktararak Türkiye hakkında olumsuz bir hava oluşmasını sağlıyordu. Bu yalan mekanizması ilk kez Zeytin Dalı Harekatı’yla kırılmışa benziyor. Türkiye Afrin savaşını askeri, siyasi ve diplomatik alanda kazandığı gibi sosyal medyada da kazanmış durumda. Ankara, bu alanda hızla yetkinleşme yoluna girdi. Türkiye, bundan sonra sanal âlemde de daha aktif olacak.

<p>Şişli Ermeni Kabristanındaki anmaya Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu ve Kült

Markar Esayan'a vefa... 'Bugüne kadar geri adım atmadı, Markar yalnız değildir'

Sel felaketinin çevre sorunlarına da yol açan izleri 3 aydır silinemedi

Cevizi 1 gece suda bekletip içerseniz... Faydasını bir bilseniz

4 bin yıllık gizem çözüldü! Çığlık atan mumyanın sırrı ne?