• $9,5128
  • €11,0567
  • 548.111
  • 1519.25
5 Ekim 2014 Pazar

Serseri IŞİD topçusu

Sınıra yaklaştıkça IŞİD'in Kobani'ye yaptığı top atışlarının sesini duymaya başlıyoruz. Her duyduğumda irkildiğim top seslerine, ilk günden beri Türkiye-Suriye sınırında mesai yapan gazeteciler çoktan alışmış. Hangisinin tank atışı, hangisinin obüs olduğunu çabucak ayırabiliyorlar. Arada bir yükselen silah seslerinin ise YPG (PYD'nin askeri kolu) mevzilerinden, IŞİD tanklarına açılan uçaksavar ateşi olduğunu söylüyorlar.
Sınırın Suriye tarafında, birkaç yüz ötemizde neler olup bittiğini ancak top ve silah atışlarından anlayabiliyoruz. Sınırdan bu tarafa geçen sivillerin aktardığı bilginin dışında sağlıklı bir bilgi akışı yok. IŞİD'in kenti üç taraftan kuşattığı biliniyor ancak kaç kişiyle kuşattığı net olarak bilinmiyor. Kobani'de kaç YPG'li savaşçının olduğu da belirsiz. İki haftadır tüm mesaisini sınırda geçiren A-Haber ekibi, YPG basın sözcülerinin bu sayıyı binlerle ifade ettiği bilgisini veriyor bize. Kobani'ye girip çıkmış bazı gazeteciler ise şehirde üç bin YPG'linin mevzilendiğini anlatıyor. Bunların bir kısmı PYD'ye geçen PKK'lılardan oluşuyor. Ancak son dönemde Kandil'den Kobani'ye takviye kuvvet gönderilememiş. Nedeni ise coğrafi engeller...
IŞİD, Kobani'ye gelene kadar etraftaki bütün köyleri ele geçirmiş. Zaten pek bir direnişle karşılaşmamış. Bunun nedenini gazeteciler, gelişmeleri izlemek için buraya hücum eden bölge sakinleri ve hatta su satan çocuklar bile "PYD'nin savaş taktiği" diyerek açıklıyor. Şöyle ayrıntı veriyorlar: "IŞİD'in ağır silah avantajını boşa çıkarmak için YPG, IŞİD'i kentin içlerine çekme taktiği izliyor. Sokak savaşına hazırlanıyorlar."
Sınırda "savaş taktikleri" üzerine ciddi ciddi kafa yorulduğunu söyleyebilirim.
IŞİD'in her top atışının ardından bu yorumlar renkleniyor. Kobani'nin görünür en yüksek tepesini hedef alan top atışlarının "çok stratejik" olduğu belirtiliyor. Kentin en hâkim mevkisinin ele geçirilmesi durumunda Kobani'nin düşebileceğini ifade eden kıdemli gazeteciler de var. IŞİD'in Kobani'ye girse bile çıkamayacağını söyleyen de.
Sessizce yanıma yaklaşan bir bölge sakininin sorduğu şu soru aklımı daha fazla meşgul ediyor; Erbil'in düşmesini engelleyen ABD neden Kobani'de aynı tepkiyi göstermiyor? Türkiye, Kobani'nin düşmesine seyirci mi kalacak?
Bu ahiretlik sorulara hazır bir cevap yok aklımda. Sınırdaki havaya uyup fazla yorum yapmaktan da kaçınıyorum. ABD'yi bilmem ama IŞİD'in Kobani'yi kuşatmasıyla en fazla Türkiye'nin zor durumda kaldığını anlatıyorum. Bir yandan Kandil'in, diğer yandan Türk milliyetçilerinin hükümeti sıkıştırdığını, açıktan hükümetin Kobani'yi kurtarmaya girişemeyeceğini söylüyorum. Türkiye henüz o kadar değişmedi. İlk hatasında ya da iyi niyetli girişiminde hükümetin üzerine çullanabilirler. Tüm bu endişelere rağmen hükümetin Kobani'nin düşmemesi için dolaylı olarak elinden gelen her şeyi yapacağından da şüphe etmediğimi belirtiyorum.
Bu yazıyı gazete için yetiştirmeye uğraşırken serseri IŞİD topçusunun atışıyla yine irkiliyorum. Yanımdakilerden biri ciddi ifadelerle "Yine tepeyi vurdular" diyor. IŞİD'in Kobani'yi kuşatmasını anlamsız bulan ben ise nedense atılan topların hiçbirine anlam yükleyemiyorum.
Serseri IŞİD topçusu diyorum içimden...

<p class='MsoNormal'>İstanbul Ekonomi Zirvesi öncesi  basın toplantısı düzenlendi. Toplantının ana b

İstanbul Ekonomi Zirvesi için geri sayım

Türkiye'ye has uçak! Motoru dursa bile uçuyor

Çorum'da anne ile kızı aynı üniversitede eğitim görüyor

Kayseri'de Geç Roma-Erken Bizans dönemine ait mozaikli yapı bulundu