• $7,4403
  • €9,0255
  • 421.859
  • 1471.08
25 Ocak 2021 Pazartesi

PKK'nın ta kendisi

HDP’yle siyasi işbirliği ve seçim ittifakı yapıp terör örgütü PKK’ya uzak olduğunu, durduğunu iddia etmek seçmenleri aldatmaya yönelik basit bir propagandadır.

Keza, sözde bile terör örgütüne mesafe koymayan HDP’ye “şu kadar oy almış, bu kadar seçmene sahip bir siyasi parti” muamelesi yapmak da aynı aldatıcı yaklaşımın bir ürünüdür.

İstanbul Esenyurt HDP ilçe binasındaki görüntüler HDP’nin bir kez daha sözde bir siyasi parti, özde ise terör örgütü PKK’nın yan kuruluşu olduğunu gözler önüne serdi.

Siyasetin içinde olan parti yöneticilerinin HDP’nin terör örgütünün şehir uzantısı, siyasi ayağı olduğunu bilmemesi mümkün mü?

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, sosyal medya hesabından dün HDP’nin Esenyurt ilçe binasındaki görüntüleri paylaşırken, muhalefetin bu gerçeği ısrarla görmezden gelmeye çalıştığına şöyle işaret ediyordu: “Diyarbakır Anneleri’nin HDP binalarının önünde neden beklediğini hâlâ anlamayan kaldı mı? Bir kere daha görüyoruz ki HDP DEMEK, PKK DEMEKTİR! HDP ile ittifak kuranlar bu görüntüler karşısında ne diyecek? Maalesef yine susacak, cürümlerine devam edecekler!”

CHP, İYİ Parti başta olmak üzere HDP’yle ittifak kuran muhalefet partileri, bu tutarsızlığı daha ne kadar sürdürecek? HDP’yle iş tutup terör örgütü PKK’yla mesafeli olmak mümkün mü? Elbette bu durum eşyanın doğasına aykırıdır; HDP’yle iş tutuyorsanız Kandil’le de iş tutmuş oluyorsunuz! Bu parti eğer terör örgütüyle araya mesafe koymaya çalışsaydı, terör örgütüne tavır alsaydı bu bir şekilde anlaşılır olabilirdi.

Fakat muhalefet bırakalım utangaç bir işbirliği ve ittifakı HDP’yle ülkenin anayasasını yapmaya kadar vardırdı işi. Bundan daha büyük bir tehlike yok aslında. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı devirme pahasına ülkenin fiziki ve siyasi coğrafyası üzerinde oynamaya kalkmak; kapalı kapılar ardında devletin üniter yapısını yıkacak gizli kapaklı anlaşmalar içine girmek affedilir bir tutum değil. Maalesef CHP, İYİ Parti, kendilerini böyle ağır vebalin altına sokmuş durumda.

“Millet ittifakı” ülkeyi zora sokacak bu tür bir ilişkinin içinde. Ancak bu durum ülkemizin yaşadığı “demokrasi boşluğu”ndan kaynaklanıyor. Demokratik düzenler silahlı bir çetenin siyasi uzantısı olan bir parti veya grupların varlığına müsaade etmez. Siyasal sistemleri bugün ayakta tutan “demokratik değerler”dir. Bu değerlerin başında da “terör örgütlerine mesafe” gelir. Avrupa Birliği değerleri de bu konuyla ilgili somut bir belge olarak Venedik Kriterleri de bu gerçeği teslim ediyor. Hele hele HDP gibi terör örgütü PKK’yla ilişkisini inkâr etmeyen bir parti için bu gerçek fazlasıyla geçerli.

O zaman bu ihtiyaca dönük bir düzenleme şart. Siyasi partileri bu değer etrafında birlikte hareket etmeye zorlayacak bir düzenleme olmalı bu. Kimse isim değiştirerek, maske takarak da terör örgütünün siyasi uzantısı biçiminde faaliyet yürütememeli. Doğa boşluk kabul etmez, eğer demokraside boşluk tanırsanız, o boşluğu HDP örneğinde görüldüğü gibi terör örgütleri doldurur. Bu kaçınılmaz! 

<p>ABD Başkanı Joe Biden'ın talimatı ile Suriye'deki İran destekli gruplara hava saldırısı düzenlend

ABD'den Suriye'ye hava saldırısı: Suriye'deki İran destekli gruplar vuruldu

Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nde son durum havadan görüntülendi

Dünyanın en büyük tam panoramik müzesi 1 milyon ziyaretçi ağırladı

Mavi vatan nöbetinde geçen yıl 12 bin 655 hayat kurtarıldı