• $8,509
  • €10,2773
  • 499.249
  • 1441.33
04 Nisan 2016 Pazartesi

Obama’ya çok yakıştı!

Kurtuluş Tayiz
Kurtuluş Tayiz
YAZARIN SAYFASI

ABD Başkanı Obama, basın toplantısında kendisine yöneltilen soru üzerine, Türkiye’de basın özgürlüğüyle ilgili rahatsızlığını belirten açıklamalarda bulundu. ABD Başkanı’nın bu sözleri elbette şaşırtıcı değildi. Şaşırtıcı olan, Obama’nın bu rahatsızlığını Erdoğan’ın kendisine de ilettiğini vurgulaması.

Ne var ki Cumhurbaşkanı Erdoğan, ikili görüşmede bu konunun gündeme gelmediğini açıkladı. Bu konu gündeme gelmiş olsa Erdoğan, vereceği yanıtların da hazır olduğunu söyledi. Türkiye’de hâlâ bazı gazeteler Cumhurbaşkanı aleyhinde “hırsız”, “katil” manşetleri atmakta. Hâl böyle iken basın özgürlüğünün olmadığı iddia edilen bir ülkede Cumhurbaşkanı’na bu tarz saldırıların yapılması mümkün olur mu?
Bunlar kuşkusuz tartışılacak hususlar. Basın özgürlüğüyle ilgili şikâyetler hep vardı ve bundan sonra da olacaktır. Ama burada sorun dünyanın süper gücü ABD Başkanı’nın 50 dakika baş başa görüştüğü muhatabına söylemediği halde, bu “rahatsızlığı” muhatabına söylediğini iddia etmesidir.
Obama’nın zaten dış politikadaki beceriksizliği yüzünden zedelenen itibarı, bu son gelişmeyle birlikte daha da zedelenecektir. Erdoğan’ın yüzüne karşı söyleyemediğini, sanki söylemiş gibi gıyabında dile getirmesi, Obama’nın politik kişiliğinin ne kadar zayıf olduğunu gösterir.
Obama, basın toplantısında dile getirdiği kimi şikâyetlere kendisi inansa, herhalde bunu Erdoğan’ın yüzüne karşı da gayet samimi bir şekilde söyleyebilirdi. Doğruluğuna inandığınız bir şeyi söylemeye hiçbir şey engel olmaz.
Burada “basın özgürlüğü” ile ilgili gündeme gelen “rahatsızlığın” da pek elle tutulur bir yanı olmadığı ortaya çıkıyor. Erdoğan’ın ABD gezisinin problemsiz ve gayet iyi geçmesinin bazı çevreleri rahatsız ettiği açık. Türk Cumhurbaşkanı’nın ABD’den rüzgâr gibi geçmesini bir türlü içlerine sindiremiyorlar. ABD ziyareti daha başlamadan kasıtlı olarak “Obama’nın Erdoğan’ı kabul etmeyeceği” türünden dedikodu üretenler, ilk günden beri Erdoğan’ın itibarını zedelemeye çalışıyorlar. Obama’nın da ancak basın toplantısında dile getirebildiği “basın özgürlüğü” ile ilgili rahatsızlık, Erdoğan’ın “ABD’den rüzgâr gibi geçtiği” algısını tersine çevirmekten başka bir amaç taşımıyor. Obama’ya değil, asıl o eleştirileri söyleten güce dikkat kesilmeli.
Nitekim Batı medyası ve içerideki uzantıları, Erdoğan’ın ABD gezisini gölgelemek için Obama’nın dile getirdiği bu “rahatsızlığa” sarıldılar. Bir dönem Türkiye’de “irtica tehlikesi” gündemden hiç düşmedi; Türkiye’nin İran’a, Malezya’ya benzeyeceği ileri sürüldü. Sonra bunların yerini “otoriterleşme” ve “diktatörlük” söylemleri aldı. “Basın özgürlüğü” yaygarası da benzer bir söylem. Bugünlerde, Türkiye’nin başında salladıkları Demokles’in kılıcı, “basın özgürlüğü”. Bundan da sonuç alamadıklarında, yerine başka bir kavram hemen ikame edilecektir.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı