• $13,8027
  • €15,5883
  • 789.042
  • 1927.39
14 Eylül 2020 Pazartesi

“Normalleşme” ittifakları

İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin ilişkilerini normalleştirme kararı alması yeni bir dönemin başlangıcına işaret ediyor. Ortadoğu’da Arap-İsrail ittifakı şekillenirken, bugüne kadarki örtük ilişkiler de kendini dışa vurarak açık bir bölgesel ittifaka dönüşüyor.

Bu bölgesel ittifakın İran’dan daha çok Türkiye’yi hedef aldığı açık. Körfez ülkeleri, Suud ve BAE öncülüğünde uzun süredir zaten her cephede Türkiye’ye karşı pozisyon alıyorlar. Ortadoğu, Afrika ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı açılan cephelerde BAE ve Suudi Arabistan var. Mısır, Libya, Suriye’de Türkiye’ye karşı aktif hareket içindeler. Terör örgütü PKK/YPG’ye de silah ve istihbarat desteği veriyorlar.

Bu bölgesel ittifakın hedefi, Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki Türkiye’yi sınırlamak, durdurmak ve mümkünse bölerek zayıflatmak.

Bunun için dışarıda kurulan bu ittifakı Türkiye’nin içine de taşımak istiyorlar. “İkinci İsrail” denilen PKK/HDP ile muhalefet arasında süren yakınlaşma ve ittifakı da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor.

CHP, İYİ Parti, Saadet ve AK Parti’den ayrılanların kurduğu partilerin HDP ile sırayla “normalleşme” sürecine girmesi Ortadoğu’da şekillenen Arap-İsrail ittifakından bağımsız değil. CHP, Saadet ve DEVA’dan sonra şimdi de İYİ Parti HDP’yle başlatılan “normalleşme” sürecine adapte ediliyor.

İsrail ile başlatılan “normalleşme” sürecinin hedefinde Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki Türkiye var; muhalefetin içeride PKK/HDP’yle başlattığı “normalleşme” ittifakı da aynı hedefe kilitlenmiş durumda.

Muhalefetin “milli” meselelerde nerede ve kimlerin yanında durduğuna bakarak da bu gerçeği anlayabiliriz.  

<p>Sadakatsiz dizisinde canlandırdığı Derin rolüyle 2020 ve 2021 yılında yıldızı parlayanlar arasına

İlginç tavırları geceye damga vurdu

İsrail hapishanesinden kaçan Filistinli tutuklular mahkemede darbedildi

Bir çiftçi tarafından bulundu! İçinden servet çıktı

Kedilerin en çılgın halleri