• $9,6032
  • €11,1638
  • 558.379
  • 1493.67
6 Mayıs 2017 Cumartesi

Ne mağduru ya?

FETÖ’nün ekonomik yapılanması TUSKON’un 2014 yılındaki o toplantısı hâlâ hafızalarda; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “Yakında kimlerin inlerde yaşadığını herkes görecek” diyerek kürsüden tehdit eden TUSKON Başkanı Rızanur Meral’in konuşması salonda alkış tufanıyla karşılanmıştı.

Bu sahneyi hatırlıyorum; hiç bu kadar üzülüp, kahrolmamıştık. En çok da milleti tehdit eden bu şahsın sözlerine salonda alkışlarla tempo tutanlar tepki çekmişti. İçlerinden biri de AK Parti’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın damadıydı. Ömer Faruk Kavurmacı, daha sonra FETÖ soruşturması kapsamında, örgüt üyeliğinden tutuklanacaktı. Fakat Kavurmacı, önceki gün rahatsızlığı gerekçe gösterilerek tahliye edildi.

Yargı’nın bu tahliye kararı kamuoyunda büyük tepki yarattı. Ülkenin günlerdir tek gündemi Kavurmacı’nın tahliyesi. Kararın toplumda yarattığı infiale bakıldığında kamu vicdanının ciddi şekilde yaralandığı söylenebilir. Bu karar, FETÖ soruşturmasında zengin ve arkası güçlü FETÖ’cülerin kayrıldığı, fakir-fukaranın ise sahipsiz kaldığına ilişkin düşünce ve duyguları her zamankinden daha fazla güçlendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, daha önce yaptığı bir değerlendirme, Kavurmacı'nın tahliyesine ilişkin bugünkü tepkileri de yansıtıyor. Öfkeyle "Ne mağduru ya” diye söze başlayan Erdoğan, şu çarpıcı ifadeleri kullandı: “Affedersiniz, ihanet şebekesi bir araya gelecek, bu ülkenin Cumhurbaşkanı’na küfür dahil her şeyi söyleyecek ve oralarda bunlar alkışlanacak ve alkış yapanlar mağdur! Bu nasıl mağduriyet? Orada içlerinden bir tanesi çıkıp da ‘sen bizim cumhurbaşkanımıza nasıl hakaret ediyorsun’ diyemiyor.”

Yargı kararları şüphesiz dışarıdan müdahaleye kapalıdır. Fakat, Yargı’daki FETÖ temizliğinin henüz tamamlanmadığı bugünlerde verilen her karar doğal olarak kamuoyunun ve siyasilerin süzgecinden geçerek tartışılıyor. Yeni HSK oluşturulup göreve başlayana kadar da bu tartışmaların sonuçlanması mümkün değil.

Evet, Yargı kararlarını tartışmaya açmanın ciddi bir güvensizlik yarattığı ortada. Yargı’ya olan güveni yeniden tesis etmek, hükümetin ve herkesin öncelikli görevi olmalı. Ancak FETÖ’nün Yargı üzerinde yarattığı tahribatın bugünden yarına düzelmesi de zor. Yargı’nın alacağı her karar, bir süre daha kaçınılmaz olarak siyasetin ve kamuoyunun merceği altında olacaktır.

Kamuoyu biliyor ki, Ömer Kavurmacı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Kadir Topbaş’ın damadı olmasa bu kadar rahat rapor alıp tahliye olamayacaktı. Yargı’da işlerin bugüne kadar hiç de adaletle dönmediğini bilen vatandaşlar da haklı olarak bu karara tepki gösteriyor.

Zira 15 Temmuz darbe girişimi hâlâ canlılığını koruyor. Dile kolay; yüzlerce vatandaşımız şehit oldu, binlerce vatandaşımız da ateşli silahlarla, bombalarla yaralandı. Bu millet, kendisini savaş uçaklarıyla bombalayan, tanklarla vuran FETÖ’cüleri kolay kolay unutmaz. 15 Temmuz’da yaşanan acılar hâlâ yürekleri yakıyor.

Elbette, bu tür Yargı kararlarını alıp adalete olan güvensizliği daha da derinleştiren, burada durmayıp hükümete, hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’a kadar giderek tahliyelerin arkasında siyasi iradeyi arayan art niyetli yaklaşımlar da yok değil. Bu çevrelerin amacı üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek. Ama kamuoyu artık hangi sözün eleştiri, hangi sözün şikayet, hangi sözün de fitne çıkarmaya dönük olduğunu biliyor. Şimdilik sevindirici olan da bu.

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri

''Gıda Denetim Seferberliği'' kapsamında Trakya'da denetimler başladı

İstilacısı aslan balığı Ege'de de yayılıyor