• $13,4726
  • €15,2894
  • 793.592
  • 2011.16
14 Eylül 2016 Çarşamba

Kürtçe tabelanın gizlediği

Kayyum atanan belediyelerdeki Kürtçe tabelaların indirilmesine ilk tepki bizzat İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’dan geldi. İçişleri Bakanı Soylu, “Meselemiz terör, Kürtçe bizim dilimiz” dedikten sonra sökülen veya silinen Kürtçe tabelaların yeniden eskisi haline getirileceği mesajını verdi.

Buna rağmen “kayyum kararı”nı Kürtlere, Kürt seçmene, Kürtçeye yapılan bir hareket olarak değerlendirenlerin sayısı az değil.

Oysa Süleyman Soylu’nun da vurguladığı gibi Kürtçe “bizim dilimiz”; PKK’nın, HDP’nin veya PYD’nin kullandığı dil ise terör dilidir. PKK için Kürtçe, terörü gizlemek için kullanılan tabeladan öte bir öneme sahip değil. PKK ve HDP’nin astığı Kürtçe tabelalar, bugüne kadar sadece terörü gizleme işlevi gördü. Zaten HDP’li belediyeler “tabela belediyeler” haline getirilmiş durumda; bu belediyeler millete değil, teröre hizmet ediyor.

PKK sadece Kürtçeyi değil, Kürtçe konuşanları da eline silah vermek suretiyle bir teröriste dönüştürdü, üstelik teröre direnen Kürtleri “hain” ilan ederek öldürdü. PKK 40 yıldır kan akıtıyor, insan öldürüyor ve öldürtüyor. Bu kanlı döngüyü ise “Kürtler” ve “Kürtçe” ile perdelemeye çalışıyor.

Bu silahın, örgütün elinden alınması gerekiyor. PKK ve onun uzantısı belediyelere müdahale edilmesi elbette doğrudur; sadece belediyelere de değil teröre bulaşan HDP’lilere de bunun hesabı hukuk dairesi içinde sorulmalı.

Eğer terör ve terör bağlantılı unsurlarla etkin mücadele yerine, kafalar daha ilk dakikada Kürtçe tabelalara takılırsa büyük hatalara düşülür.

PKK’nın misyonu zaten Kürtleri, Kürtçeyi kendi tekeline alma ve onu sınırsızca kullanmadır. Örgüt, Kürtçeyi terör dili haline getirerek devleti bir dile, bir halka düşman etmeye çalıştı. Devletin dille, dillerle meselesi olamaz; terörle, teröristle, terörün uzantısı haline gelenlerle meselesi olabilir.

“Kayyum kararı”nın ardından yaşanan tartışmalar FETÖ ile mücadelenin başladığı ilk günleri hatırlatıyor. Belirli bir çevre FETÖ’yü cemaat, sivil toplum örgütü veya hizmet hareketi olarak sunup operasyonları sulandırma gayreti içindeydi. FETÖ’yü arkalayan aynı çevre bugün de PKK ve HDP’yi arkalayarak son operasyonları sulandırmaya çalışıyor. Başta ABD olmak üzere AB ve içerideki sivil siyasi uzantıları “demokrasi gürültüsü” çıkararak terör üreten PKK ve HDP merkezlerinin dağılmasını engellemeye çabalıyorlar. Bu güçler, devletin Kürt dilini hedef aldığı propagandasını yayarak HDP’ye toplumsal destek sağlama peşindeler.

Bu nedenle kayyumların Kürtçe tabelalarla uğraşmak yerine, teröre odaklanmaları daha doğru olur. Devlet, senelerdir Kürtleri ve Kürtçeyi PKK eliyle Türkiye’ye karşı bir koz olarak kullananlara fırsat ve imkân vermemekle mükelleftir.

<p>Çok şanslı biri olduğunu söyleyen Bülent  Serttaş, 'sahnelerden çok para kazanıyor ve kazandırıyo

Gayrimenkul zengini Bülent Serttaş'ın duası: Rabbim çok para verme!

Beyaz örtü her yeri sardı! İşte Türkiye'den kar manzaraları

Piton ve timsahın ölümcül mücadelesi! Görenler dehşete kapıldı

Vücudu koruyup virüsleri öldürüyor! İşte o muhteşem besin ve faydaları