• $9,3204
  • €10,832
  • 530.664
  • 1416.29
4 Ağustos 2018 Cumartesi

Kendi göbeğimizi kesecek eylem planı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk 100 günlük eylem planını açıkladı. 46 milyar liralık bütçeyle, bu ilk dönemde 1000’den fazla projenin tamamlanması öngörülüyor. Sadece 48 büyük savunma sanayi projesinin yer aldığı bu eylem planında; Kanal İstanbul’dan enerji yatırımlarına, ekonomiden dış politikaya, eğitime, konut projelerinden sosyal devlet hizmetlerine, Yargı’daki alt yapı çalışmalarından terörle mücadeleye kadar yüzlerce ayrı başlıkta hükümetin atacağı somut adımlar tek tek sıralanıyor.

AK Parti ile son 16 yılda sağlanan büyüme ve kalkınma hamlesi, yeni yönetim sistemiyle beraber daha planlı, daha sistematik ve daha sonuç alıcı bir forma bürünerek devam ediyor. Türkiye için bu istikamette yol almak son derece önemli ve sevindirici bir gelişmedir. Zira Cumhuriyet tarihi boyunca hükümetlerin yapamadığı, eksik bıraktığı şey tam da buydu; Türkiye’nin önüne somut milli hedefler koyma yerine günü birlik tedbirlerle, idarecilik anlayışıyla devlet ve millet için gerekli olan altın değerindeki zamanı harcadılar. Bugün devlet olarak yaşanan sıkıntıların kaynağı daha önce yapılması gerekenleri hiçbir Cumhuriyet hükümetinin önüne milli bir hedef olarak koymamasıyla yakından bağlantılıdır. Geçmişe dönüp baktığımızda hükümetlerin milli hedeflerle meşgul olmaktan daha çok Batı’nın önümüze koyduğu hedeflerle meşgul olduğunu görüyoruz.

İçinde bulunduğumuz dünyanın yeni bir alt üst oluşu yaşaması, yeni gelişmelere gebe olması Türkiye’nin eksikliklerini hızla gidermesini de zorunlu kılıyor. Kendi göbeğimizi kesecek güce ulaşmak her şeyden önemli. İki büyük dünya savaşına rağmen kana doymayan Batı sistemi, şimdi de yönünü Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmeye çevirmiştir. Bundan en çok etkilenen ülkelerden biri de Türkiye olacaktır. Suriye, Irak, Afganistan, Libya, Mısır, Lübnan ve Filistin kanlı bir kaosun içine sürüklenmiştir. Bununla yetinmeyen Batı sistemi, Türkiye’yi de benzer bir kaosun, bölünmenin içine sürüklemek istemektedir.

Bu saldırı dalgası 2011’den sonra kendini hızla hissettirmiştir. O tarihten sonra Erdoğan liderliğindeki hükümetler nefes nefese bir tempoyla daha fazla çalışmakta; ülkeyi kalkındırarak, devleti güçlendirerek, milleti birleştirerek devletin varlığına yönelen tehditleri bertaraf etmeye çalışmaktadır.

24 Haziran’da siyasal sistemde yaşanan demokratik dönüşüm Batı sistemiyle bazen açıktan, bazen de örtülü olarak yaşadığımız bu büyük savaşta Türkiye’nin elini hiç olmadığı kadar güçlendirecektir. İlk 100 günlük icraat planı da “Güçlü Türkiye” yolunda atılmış büyük ve stratejik bir adımdır. Batı sisteminin yüzüncü yılında bölmeyi planladığı Türkiye Cumhuriyeti, devamı gelecek olan bu milli hedeflerle daha da güçlü bir cumhuriyete dönüşecek, bu coğrafyadaki hak ettiği yeri koruyacak, tarihsel konumunu güçlendirerek yoluna devam edecektir. Yeni bir dünya kurulurken Türkiye masa üzerinde parçalanan, dağıtılan, çökertilen bir ülke olmayacaktır. Batı sistemi, bu kez başaramayacak!

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>İnsanlar her yıl 4,5 trilyon sigara  izmaritini doğaya atıyor. B

Trilyonlarca sigara izmariti nereye gidiyor?

Cerrahpaşa'da yeni yoğun bakım servisleri açıldı

Kargaların şaşırtıcı zekası ve alet kullanabilme becerisi

Dev şirketlerinin logolarındaki gizli anlamlar