• $9,2375
  • €10,8001
  • 530.575
  • 1432.8
22 Ekim 2018 Pazartesi

Kaşıkçı cinayetinde senaryolar ve gerçekler

Türkiye’nin yürüttüğü kararlı soruşturma olmasa Suudi yönetiminin Cemal Kaşıkçı cinayetini resmen kabul etmesi de söz konusu olmazdı. Kaşıkçı’nın kıyafetlerini, gözlüğünü ve Apple Watch cihazını taktıktan sonra konsolosluğun arka kapısından çıkan Suudi istihbaratçı Mustafa Medeni’nin fotoğraflarını servis ederek herhalde bu işin içinden sıyrılmayı düşünüyorlardı. Ancak Kaşıkçı’nın konsoloslukta öldürüldüğüne dair Türk istihbaratının elde ettiği kesin deliller yabancı basına sızınca Suudi yönetimine de kaçacak alan kalmadı.

Suudi yönetimi şu an cinayetin Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile bağlantısını silecek senaryolar üzerinde çalışıyor. Suudi Arabistan hükümetinden üst düzey bir yetkili Reuters haber ajansına konuyla ilgili yaptığı açıklamada operasyon şöyle gelişti: Genel İstihbarat Başkan Yardımcısı General Ahmet el Asiri başkanlığında 15 kişilik bir heyet Cemal Kaşıkçı’yı ikna etmek ve ülkeye geri getirilmesini sağlamak için görevlendirildi. Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın danışmanlarından Saud el Kahtani de “Kaşıkçı’nın geri dönüşüyle ilgili detayları müzakere etmek için bir kişiyi atadı.”

Planın bundan sonrası için anlatılanlar önemsiz. Kaşıkçı, bu 15 kişilik ekip tarafından öldürüldükten sonra cenazesi yerel bir işbirlikçiye teslim edilerek ortadan kaldırıldı. Zaten kimse Riyad’ın birini ikna etmek için 15 kişilik bir heyet görevlendirdiğine inanmaz. Buraya kadar olan kısımdaki asıl önemli nokta Suudi yönetiminin, Veliaht Prensi Selman’ın olayla ilgili bağlantısını danışmanı Saud el Kahtani üzerinden dolaylı olarak kabul etmesi. Ancak bu kabul, Veliaht Prensi Selman’ın Kaşıkçı cinayetini azmettirme boyutuna kadar taşınmıyor; sadece, Kaşıkçı’nın “ülkeye döndürülmesi için ikna edilmesi” çerçevesiyle sınırlı tutuluyor. Kaşıkçı cinayetinde Veliaht Prensi Selman’ın yakın ekibinin başrolü oynadığı fotoğraflarla netleştiği için Suudi yönetimi böyle “inandırıcı” ince senaryolar kurmak zorunda kaldı anlaşılan.

Fakat bu ince senaryolar Veliaht Prensi Selman’ın bu cinayetteki parmak izini silmeye yetmediği gibi aksine, bizzat danışmanı Saud el Kahtani üzerinden onu da bu cinayetle doğrudan bağlantılı kılıyor. Suudilerin Batı medyasını susturmak için masa başında hazırladıkları bu senaryoların zayıf noktası Türkiye’nin yürüttüğü soruşturma olsa gerek. Cemal Kaşıkçı soruşturması, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dikkat çektiği gibi “derinlikli” olarak yürütülüyor; savcılığın yürüttüğü bu soruşturmaya dair sonuçlar da Suudilerin masa başında uydurduğu senaryolara hiç benzemeyecek. Savcılık senaryoları değil, Kaşıkçı cinayetinin gerçeklerini açıklayacak ve bu “gerçekler” Suudi yönetimini şimdiden sarsacağa benziyor.

<p>Türkiye Cumhuriyeti hükümetini  illegal bir örgüt, bürokratlarını da mafya gibi göstermeye devam

Kemal Kılıçdaroğlu skandal açıklamalarını sürdürdü! “Evet, onları tehdit ediyorum!”

21. yüzyılın en iyi dizisi seçildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nijerya Cumhurbaşkanı ile ortak basın toplantısı düzenledi

Mersin'de TURKOVAC Faz-3 çalışması kapsamında gönüllüler aşılanıyor