• $8,4121
  • €9,9883
  • 489.609
  • 1408.81
10 Ekim 2015 Cumartesi

Kandil efsanesi çöktü

Kurtuluş Tayiz
Kurtuluş Tayiz
YAZARIN SAYFASI

PKK'yla mücadelede Kandil'in simgesel önemi büyük. Örgütün ana karargâhı Kandil Dağı’nda. PKK'nın Suriye kolu PYD, İran kolu PJAK ve Irak'taki uzantısı PÇDK Kandil'i müşterek kullanıyor. İsimleri başka olsa da karargâhları ve yöneticileri bir. Türkiye, Irak ve Suriye sınırlarının kesiştiği noktada bulunan Kandil'in işlevi, Abdullah Öcalan yakalanana kadar sınırlıydı. Türkiye'ye yönelik saldırılar buradan yönlendiriliyordu. Ancak 1999'dan sonra PKK'nın siyasi merkezine dönüşerek daha önemli bir yer haline geldi. Lübnan'daki Bekaa kampı kapanınca, dünyanın değişik yerlerindeki PKK faaliyetleri, buradan yönetilir oldu.

Bu işlevinden kaynaklı olsa gerek Kandil etrafında büyük efsane oluşturuldu. Zaman içinde adeta dokunulmaz, ulaşılmaz bir masal dağına dönüştü Kandil. Oysa bu efsane, gücünü Irak'taki siyasi otorite boşluğuna, bölge devletlerinin desteğine ve biraz da Amerikan korumasına borçluydu. Kuşkusuz devasa bir dağ silsilesinin uzantısı olması da PKK'ya büyük bir koruma avantajı veriyordu, fakat PKK'yı asıl koruyan Kandil ile ilgili üretilen bu yenilmezlik efsanesi.

PKK'nın 7 Haziran sonrası ateşkesi bozarak yeniden silaha sarılması üzerine gözler haliyle Kandil Dağı’na çevrildi. Devletin, büyük bir coğrafi alana yayılan örgüt kamplarına yönelik gerçekleştirdiği operasyonların sonuç alıcı olup olmadığı merak ediliyordu. Türkiye'deki bir kısım medya çevresi, Kandil'e yönelik hava operasyonlarını "Dağı taşı bombalama" olarak lanse etti. Hatta Başbakan Davutoğlu'nun, PKK'ya ilişkin "Örgütün beli kırıldı" değerlendirmesiyle bile dalga geçildi.

Ne var ki, geçen hafta sessiz sedasız Ankara'yı ziyaret eden Irak Kürdistan Bölge Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani'nin tespitleri çok farklı. Barzani, Kandil'e yönelik hava harekâtları için "Son 30 yılda tanık olduğum en sonuç alıcı operasyonlar" değerlendirmesini yaptı. Bu operasyonlar neticesinde PKK yöneticileri Kandil'de barınamaz hale geldi. Örgüt yöneticilerinin bazıları, Suriye'de PYD'nin kontrol ettiği bölgeye kaçmak zorunda kaldı. Bazıları da İran'a geçti. Bu hareketlilik, Kandil'in, Amerika'nın Suriye'de kontrol ettiği bölgede koruma altına alındığını gösteriyor. Tümden dağılmaması için Kandil'in koruma altına alındığını söyleyebiliriz.

Zaten gerek TSK'dan, gerek istihbarat birimlerinden ve gerekse de hükümetten yapılan açıklamalar PKK'ya yönelik askeri harekâtların örgüte büyük zaiyatlar verdiği yönündeydi. 7 Haziran'dan sonra PKK'ya yapılan operasyonlar Kandil efsanesini çökertti. Ama PKK'ya yakın duran medya ve kimi yazarlar, bu gerçeği kabullenmeye pek yanaşmıyor. Medya, Kandil'in TSK operasyonlarından etkilenmediğini kanıtlamak için elinden geleni yapıyor. Aslında devletin son birkaç aydaki sert güvenlik tedbirleri PKK'yı çok zor durumda bıraktı. PKK bir yol ayrımına gelip dayandı; acıklı olan ise sırtını Kandil'e dayayan HDP'nin hâlâ bu gerçeğin farkına varamaması.

<p>Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları şafak vakti güvenlik güçlerinin baskınlarıyla uyandı. A

FETÖ'ye şafak operasyonu

Orman yangınlarında yaralanan hayvanlar tedavi ediliyor

Uluabat Gölü, yeşile büründü

Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Suver, Van'da incelemelerini sürdürüyor