• $9,2856
  • €10,7614
  • 526.998
  • 1409.56
13 Mayıs 2015 Çarşamba

HDP‘nin seçim stratejisi

HDP'nin seçim kampanyasını AK Parti ve Cumhurbaşkanı Erdoğan düşmanlığı üzerine inşa etmesi doğru değildi. Bu seçim stratejisi seçmeni ürküterek HDP'ye kuşkuyla bakılmasına yol açtı. Eş başkanların sert üslubu, seçmen tarafından siyasi istikrara karşı bir tehdit olarak algılandı. HDP, şu ana kadar Türkiyeli seçmende barış, huzur, refah ve istikrar isteyen bir parti algısı oluşturamadı; Demirtaş'ın seçim söylemi seçmende sadece gerginlik, çatışma, kaos ve endişe duygusu uyandırıyor.

Üstelik HDP siyasi meşruiyetini barış, diyalog, güven ve istikrar gibi kavramlara borçlu. AK Parti hükümeti, bu demokratik değerleri son iki yılda işlevsel kılmasaydı ne Demirtaş siyasi bir figür olarak sivrilebilir ne de Türkiye'nin kapıları HDP'ye açılabilirdi. Bir siyasi partinin varlığını borçlu olduğu siyasi zemini, seçim bahanesiyle dinamitlemeye kalkması anlaşılır değil. Yüzde 10 seçim barajını aşmak isteyen bir partinin gerginlik yaratan, istikrarı tehdit eden hareketlerden uzak durması beklenir.
* * *
Seçim meydanlarında yapılan saldırgan konuşmalar HDP'nin barajı aşması için gerekli oya ulaşmasını sağlamaz. Bu konuşmalar seçmeni fazlasıyla korkutmuş durumda. Demirtaş'ın üslubu siyasi bir parti liderinin çok gerisinde; HDP eş başkanı, Cemaat şakirtlerinin 17-25 Aralık'tan sonra AK Parti ve Erdoğan'a karşı geliştirdiği suçlayıcı ve saldırgan dili kullanıyor. Gülen grubunun "Hırsız", "imansız", "sahtekâr", "saray" gibi siyasi lügate soktuğu sözcükler, eş başkanların bütün seçim konuşmalarına damgasını vuruyor.
AK Parti ve Erdoğan'a, Cemaat'in ürettiği sözcük ve sloganlarla saldırmanın HDP'ye seçim barajını aştırması imkânsız. Bu saldırgan seçim kampanyası CHP, MHP ve Cemaat tarafından 30 Mart yerel seçimleri öncesi yeterince kullanıldı ve başarısız oldu. Peki bunu bile bile HDP, neden paralel yapının açtığı yoldan Erdoğan ve AK Parti'ye saldırıyor?
* * *
Seçmen, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti'ye karşı kullanılan acımasız ve insafsız suçlamaları ülkenin barışına ve istikrarına karşı bir tehdit olarak algılıyor. Barış yerine kavga, huzur yerine istikrarsızlık vaat eden bir partiyi toplum niye ödüllendirsin? Hadi diyelim ki toplumda bunun az çok karşılığı bulunuyor; o halde CHP ve MHP dururken seçmen neden bu partilerin kötü bir kopyası olan HDP'yi tercih etsin? Ülkeyi daha fazla istikrarsızlığa, kaosa sürüklemek için mi?
Selahattin Demirtaş'ın yürüttüğü agresif seçim kampanyası, doğudaki seçmeni de batıdaki seçmeni de tedirgin ediyor. HDP'nin barajı aşması önündeki en büyük engelin bu saldırgan üslup olduğunu düşünüyorum. Şiddet ve tehdit dolu mesajlarla HDP'nin merkeze yaklaşması mümkün değil. Tam bu noktada HDP'nin asıl amacının ne olduğu sorusu akla geliyor. Baraja takılmak için yapılmaması gereken tüm hareketleri yapan eş başkanların asıl hedefi ne?
* * *
Selahattin Demirtaş seçim barajını aşmaktan daha çok partisini devlet ile çatışmaya hazırlıyor gibi. Üst akıl, Kürtleri 7 Haziran sonrası AK Parti ile çatışma içine çekmeyi planlıyor. PKK ve HDP ya da Demirtaş ve Kandil, bu ihaleyi üstlenmiş durumda; ancak 7 Haziran sonrası işler bekledikleri doğrultuda ilerlemeyebilir. Türkiye bu süreci kaos ve çatışma tuzağına düşmeden atlatmasını bilecektir.

<p>İstanbul Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Eray Güçlüer, terör örgütü DHKP-C operasyonuna i

Kılıçdaroğlu'nun iddiası yeniden gündemde

Fenerbahçe, Trabzon'a ayak bastı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (16 Ekim 2021)

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi