• $ 8,0907
  • € 9,5613
  • 494.86
  • 1144.45
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Gezi, Erdoğan'ı hedef alıyordu, bu karar da öyle

15 Temmuz darbe girişiminde olduğu gibi Gezi vandallığının hedefinde de Cumhurbaşkanı Erdoğan vardı. Gezi, Erdoğan’ı “diktatör” ilan edip denklem dışı bırakmayı amaçlayan sürecin miladıydı.

Erdoğan’ın evini, ofisini basmaya kalktılar. Ailesini tehdit ettiler. Eşi ve çocuklarına büyük hakaretler yaptılar. Erdoğan aleyhindeki kara propagandanın başlangıç tarihidir Gezi. “Arap Baharı” dalgasına Erdoğan’ı da katıp Türkiye’yi çökertmek istediler. Gezi’de bunu başaramayınca, tam altı ay sonra 17-25 Aralık’ta -yolsuzluk susturucusu takılı- Yargı kumpasını devreye soktular.

“Yolsuzluk” propagandası, Arap Baharı’nda devrilen diktatörlerin hikayeleriyle Erdoğan’ın kaderini benzeştirmek için kullanılan bir psikolojik harp yöntemiydi. Sandıkta deviremedikleri Erdoğan’ı sokak hareketleriyle, Polis-Yargı kumpasıyla indirmeye çalıştılar. Bu sürecin ta 15 Temmuz’a kadar uzandığını biliyoruz.

Darbe girişimlerine, türlü engellemelere, operasyonlara rağmen Erdoğan liderliğindeki Türkiye’nin Ortadoğu’da, Afrika’da, Akdeniz’de etkinliği artarak devam etti. Türkiye’nin içeride ve dışarıda güçlenmesinin önüne geçemediler. Fakat Gezi’de başlayan Erdoğan’ı devre dışı bırakma arayışları da son bulmadı. Gezi davası sanıklarının, özellikle firari isimlerinin beraat etmesi de bunu gösteriyor. Gezi olaylarını kışkırtan isimler, Erdoğan ve ailesini hedef alıyordu; Yargı’nın bu isimleri beraat ettirmesi, yeni Gezi’lerin önünün açıldığını gösteriyor. Ayrıca, hatta daha da önemlisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan yeni bir sürecin başladığını işaret ediyor.

Dikkat edin, Gezi olaylarının hedefinde ne Abdullah Gül, ne Bülent Arınç, ne Ahmet Davutoğlu, ne Ali Babacan ve ne de dönemin diğer önde gelen AK Partili isimleri vardı; tek hedef Erdoğan’dı.

Bakınız bugün; Gezi davası kararı öncesi Ahmet Davutoğlu mağdur sıfatıyla müdahil olduğu davadan çekildiğini açıklarken; Abdullah Gül de duruşma öncesi, Yargı’nın Gezi’yi beraat ettirmesini savundu. Evet, bu iki isim de açıklamaları ve tutumlarıyla senkronize bir şekilde Gezi ittifakına dâhil olduklarını ve bundan sonra Erdoğan’ı devirme sürecinde birlikte rol alacaklarını beyan etmiş oldular.

Yeni dönemde daha çok sokakta ve siyasette geniş bir Gezi ittifakıyla Erdoğan ve ailesini hedef almaya çalışacaklar. Tarihte görülmemiş bir kara propaganda kirliliğini göreceğiz. “Parlamenter sisteme dönelim” lafazanlığı, siyasi partilerin bir araya gelmesinin maskesi olacak; Gezi tabanlı sokak hareketleriyle de istikrarı baltalayarak kendince milleti korkutmaya sindirmeye çalışacaklar.

Ancak bu planların tutma ihtimali oldukça zayıf. Kağıt üstünde iyi bir iş, geniş bir ittifak çıkardıklarını düşünebilirler. Bunu bir yere kadar da getirebilirler; ancak bu milletin sağduyusu Türkiye’yi çökertmeye yönelik hiçbir projeye, plana geçit vermez.

Macron neden Türkiye'yi hedef alıyor?

Macron neden Türkiye'yi hedef alıyor?

Kış ayında virüse karşı 5 önlem

Kış ayında virüse karşı 5 önlem

45 bin Suriyeli çocuğa felç aşısı kampanyası

45 bin Suriyeli çocuğa felç aşısı kampanyası

Hayalleri gerçekleştirme zamanı! 27 Ekim günlük burç yorum

Hayalleri gerçekleştirme zamanı! 27 Ekim günlük burç yorumları