• $13,5513
  • €15,1222
  • 777.583
  • 1983.18
22 Aralık 2021 Çarşamba

Erdoğan yine başardı

Bilim neye yarar? Bilim imkanların bittiğini mi duyurur? Çaresizliği, ataleti, kötü olanı mı haber verir?

Ülkeye hâkim olan iktisat aklı uzun süredir Türk toplumuna yüksek faiz kıskacının kaçınılmaz bir son, mecburi bir yaşam biçimi olduğunu anlatıyordu.

Bütün iktisatçıların, muhaliflerin, TÜSİAD'ın bir ağızdan koro halinde yaptığı telkinlerin özü "bu yoldan geri dönün" biçimindeydi. Neredeyse her platformda "iktisadın genel kabullerine geri dönün" sesini işitir olmuştuk.

"Türkiye'ye biçilen bu ekonomik yaşam biçimine mahkumsunuz" deyip durdular.

Elde çekiçle adeta Türk milletinin zihnine ataleti, çaresizliği, bağımlılığı, köleliği çakmaya, çivilemeye çalıştılar.

Bilim neye yarar, sorusunun açık yanıtını da burada görebiliyoruz.

Bilim ne zamandan beri çaresizliği, bağımlılığı, köleliği vaaz eder oldu?

Bilimin çözümü, özgürlüğü, çareyi, kurtuluşu, mutluluğu haber vermesi, muştulaması gerekmez mi?

Bilim adına sarf edilen bu parlak sözlerin aslında mutlak doğrular olmadığı, daha çok toplumu aldatmak için üretilen akıllı mantıklı zırvalar olduğu çok geçmeden anlaşıldı.

Daha doğrusu Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın doğruda ısrarı, çözüm üretme kararlılığı ve inancı sayesinde gerçekler açığa çıktı. Toplumu bilimsel zırvalara inandırma gayretleri böylece bir kez daha etkisiz kaldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önceki gün kabine toplantısının ardından açıkladığı ekonomik tedbirler döviz kurlarının baş aşağıya dönmesini sağladı.

Her zaman imkân vardır. Hele doğru bir yolda ilerliyorsanız çare de vardır, çözüm de.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'yi köşeye sıkıştırmaya çalışanlara karşılık çözüm araçları üretilebileceğini ortaya koyarken, bu mücadeleyi asla bırakmayacağını da büyük bir kararlılıkla gösterdi.

Erdoğan'ın ekonomik kurtuluş mücadelesinde sergilediği bu kararlı tutum, sonunda topluma da sirayet etti. Başarının yarısı inanmaktır, diğer yarısı da başarı için çözüm araçlarını üretmek. Erdoğan, bunu başardı. Lider bırakmayınca millet de bırakmıyor; bu bir kez daha ortaya çıktı.

"Erdoğan yine başarıyor" duygusunun gelişmesi muhalefete ölümcül bir darbe oldu. Muhalefetin aylardır sabah akşam yırtınırcasına gösterdiği çabanın tek amacı aslında Erdoğan'a olan inancı sarsmaktı. Bir tek bu amaca kilitlenmişlerdi. Bütün muhalefet partileri, profesyonel ajanslar, foncu medya ve muhalif sivil aktörler, aylardır milletin yüreğinde yer eden Erdoğan inancını yerle bir etmek için çalışıyordu. Kur ataklarının amacı da muhalefete Erdoğan'ı vurma imkânı sunmaktan öte değildi.

Özellikle Kemal Kılıçdaroğlu'nun son dönemde Erdoğan'a yönelik hakaretleri, aşağılamaları, hatta küfürleri bu amaçla bağlantılıydı. Erdoğan'ı milletin gözünden düşürebilmek için bütün ahlaksız, şeytani yolları denediler. Fakat Erdoğan, bir kez daha galip geleceğini kanıtlayarak muhalefetin kalbine acı bir yumruk indirdi. Kuşkusuz Erdoğan bu saatten sonra üstüne üstüne gitmeyi sürdürecektir. Fırsat vermeyecektir bu gayri milli muhalefete. 15 Temmuz'da olduğu gibi Erdoğan bu ekonomik darbe girişimini de başarıyla atlatmasını bilecektir. Bu mücadele Türkiye'nin mücadelesidir, o yüzden başarı kaçınılmazdır.

<p> </p>

Muhalefet liderleri neden Sedef Kabaş'ı savundu?

Savaş kahramanı hayvanlar!

Bu belirtileri bilmek hayatınızı kurtarabilir! İşte belirtilerine göre kanser türleri

Polislerin yaptığı baskında ele geçirdi! Ev yapımı ölüm makineleri