• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

Erdoğan muhatap almayınca Bahçeli'ye sardılar

Limitleri zorlamak da bir tür gündeme gelme biçimi. Çocuklara has bir davranış biçimi olarak görülürdü eskiden. Fakat yetişkinler de dikkat çekmek için yaygın olarak bu yönteme başvuruyor artık. Özellikle de siyasiler. Gerçeğin sınırlarını zorlayarak, aklın dışına çıkarak dikkat çekmeye çalışıyorlar.

Kemal Kılıçdaroğlu, aşılmadık limit bırakmadığı için ara sıra deliliğe vuruyor artık. İşe yaramıyor da değil, bu sayede bir şekilde gündem olmayı başarıyor.

AK Parti’den ayrılarak yeni partiler kuran Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu da gündeme gelmek için sık sık bu yönteme başvurmaya başladı. Yeni parti kurmuşlar; haliyle beklentileri, umutları var. Ancak dijital dünyanın da kendine göre kuralları var.

Öyle aklı başında konuşmalarla kimse kolay kolay dikkat çekemiyor. Biraz kavga gürültü çıkarmak, sağa sola çatmak, bunun için de sınırları zorlamak lazım.

Ahmet Davutoğlu dünkü konuşmasında ayrıldığı partisini “28 Şubat ve eski Türkiye artığı” olarak nitelemiş. Bir süredir zaten “tüm kötülüklerin anası Erdoğan” diyerek dolaşıp duruyordu.

Ali Babacan da Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AK Parti’yi “dini siyasete alet etmekle” suçlayan konuşmalar yapıyor. Bu sözler modası geçmiş, 90’larda Erbakan’a yöneltilen suçlamalar aslında. Tabii Babacan daha utangaç biri, çabuk çabuk çirkinleşemiyor. Henüz alışma sürecinde.

Gayeleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendilerini muhatap alması ve bu sayede biraz olsun gündeme gelebilmek. Ancak bundan yorulmuş olmalılar ki, bir süredir MHP lideri Devlet Bahçeli’ye çalışmaya başladılar. Bahçeli’den iş çıkar, kavga kıyamet koparır diye düşünüyor olmalılar ki, üstüne üstüne gidiyorlar. Karar gazetesi ve CHP medyasını kullanarak Bahçeli’nin kendilerini muhatap almasını, polemiğe girmesini bekliyorlar.

Nerden baksan trajik çabalar bunlar. Talip oldukları şey siyaset sahnesinde bir figüranlık kapmaktan öteye geçmiyor. Erdoğan’ı devirme oyununa katılıp bir rol elde etmek için debelenip duruyorlar. Ne diyelim, başarılar! Zaten başka bir şey değildiniz, olamayacaksınız da.