• $13,8186
  • €15,6252
  • 790.919
  • 1927.39
14 Haziran 2021 Pazartesi

Erdoğan-Biden zirvesi

Türk-Amerikan ilişkileri zorlu bir dönemeçten geçiyor. Dikkatler Brüksel'deki NATO zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Biden arasında gerçekleşecek zirveye odaklanmış durumda.

İlişkilerde yeni bir başlangıç beklentisi var. Ankara birçok uzlaşmaz görünen başlığa rağmen yeni bir "beyaz sayfa" açmaktan yana.

Washington'ın niyeti ise bu kadar halis değil; Biden, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğini yaptığı AK Parti iktidarına sıcak bakmıyor. Bu niyetini seçim çalışmaları sırasında zaten açıkça dile getirmişti.

Ne var ki, devletler arasındaki ilişkiler niyetlere göre değil, mevcut realiteye göre belirlenir. Buna kalırsa Erdoğan'ın da Biden ile çalışmaya hevesli olduğu hiç söylenemez.

Dünya her geçen gün nasıl değişiyorsa Türkiye de değişiyor. ABD'nin, değişen güçlenen Türkiye ile eski kalıplara göre değil, yeni koşullara göre ilişki kurması kaçınılmaz.

Tarih, iki ülke arasında yeni bir ilişki modelini dayatıyor. Washington ya bu gerçeği görüp ona göre kendisini formatlayacak ya da eski modele göre Türkiye'den bir iktidar çıkarmaya uğraşacak. Bunda başarılı olamadıklarını ve olamayacaklarını ne kadar erken öğrenirlerse aslında o kadar iyi.

Erdoğan liderliğindeki Türkiye, ABD'yle ilişkilerde yeni bir formata geçmeye hazır. Ancak dostların, müttefiklerin birbiri aleyhinde çalışmaması gerekiyor. ABD'nin, Türkiye'nin yanı başına terör devleti kurdurma girişimlerine derhal son vermesi beklentilerin başında geliyor. Bu noktada en küçük bir iyi niyet belirtisini bile Erdoğan'ın çok iyi değerlendireceğini düşünüyorum.

Fakat başta da söylediğim gibi; ABD'nin bu konuda niyeti pek halis değil; Biden'ın temsil ettiği Amerika, bu coğrafyada ameliyat yapmak istiyor. Bu yüzden de Biden'ın işbaşına geldiği günden beri Türkiye'ye karşı uyguladığı soğuk savaşı 2023 seçimlerine kadar sürdürmesi muhtemel. Türkiye'deki muhalefetten beklentileri var ve onlardan oldukça umutlular; 2023'te iktidarın değişebileceğini hesaplıyorlar.

Ne var ki Washington'ın Türkiye ile ilişkileri 2023'e kadar askıda tutma gibi bir lükse sahip olduğunu söylemek pek mümkün değil. O vakte kadar çok şey değişir ve ABD, Türkiye gibi bir müttefiki tümden kaybeder.

Erdoğan-Biden zirvesinin asıl önemi burada. Bu açıdan tarihi bir zirve olabilir. Biden ve ekibi, bu görüşmeyi doğru değerlendirmezse kaybeden Türkiye ya da Erdoğan olmaz, kendileri olur. Yakın tarih bunu zaten açıkça göstermiyor mu?

<p> </p>

Mesut Özil - Vitor Pereira arasında soğuk savaş devam mı ediyor?

İsrail hapishanesinden kaçan Filistinli tutuklular mahkemede darbedildi

Bir çiftçi tarafından bulundu! İçinden servet çıktı

Kedilerin en çılgın halleri