• $9,62
  • €11,1995
  • 557.908
  • 1492.05
18 Ocak 2015 Pazar

Cizre'deki 'karanlık el' meselesi

Cizre'de PKK ve HDP'ye rağmen sokak olaylarının sürmesi mümkün mü?
Karanlık bir el, Kandil'e rağmen Cizre'de aylarca sokağı hareketli tutabilir mi?
PKK'nın gençlik örgütü YDGH, örgüt talimatlarına rağmen, kendi başına Cizre'de devletle çatışabilir mi?
PKK'dan ayrı bir yapı, güç mahallelere silahlı baskın düzenleyebilir mi? Hükümet konağına roketatarlı saldırı gerçekleştirebilir mi?
Cizre'de Kandil'in değil de İran parmağını görenlerin bu soruları yanıtlaması gerekir.
Bazı olaylar, onu planlayanlardan bağımsız olarak yönlendirilebilir. Karanlık bir elin devreye girerek olayları saptırması da mümkündür; ama bu, hızlı gelişen olaylarda, gösterilerde söz konusu olabilir, aylarca süren eylemlerde değil. Cizre'de aylardır sokak çatışmaları yaşanıyor. Dağdan inen silahlı militanlar ya da silahlanan gençlik çeteleri aylardır bu ilçede at koşturuyor. İlk birkaç gün ya da birinci haftasında PKK'nın olayları anlayamadığını ileri sürecek olsak bile, sonraki günlerde kendisinden "bağımsız" geliştiğini ileri sürdüğü bu olayları engellemesi gerekmez miydi? PKK'nın kalesi sayılan bir ilçede aylardır örgütün bile hâkim olamadığı gösterilerin, silahlı eylem ve çatışmaların yaşanması mümkün mü? Olayların örgüte rağmen geliştiğini kabul etsek bile, bu durumda en büyük tepkiyi yine örgütün kendisinin göstermesi gerekmez mi? Örgüt, kendi kalesini ele geçiren, yönlendiren başka bir gücün varlığını nasıl kabul edebilir?
Gerçek şu ki; Cizre'de PKK'dan habersiz yaprak kıpırdamaz. Hiçbir eylem, sokak gösterisi Kandil'e rağmen aylarca sürmez. Ne YDGH ne de başka bir gençlik çetesi Kandil'e rağmen Cizre'de silahlanıp başına buyruk eylem yapabilir, otorite tesis edebilir.
Burada yanıtlanması gereken soru, Kandil'in bir yandan Cizre'deki olayları tırmandırırken diğer yandan neden kamuoyunda bu olayları kontrol edemediği intibasını uyandırmak istediği? Kirli amaçlarını gizlemek için olabilir mi? Meşru olmayan hedeflerin peşinde koştuklarından olabilir mi? Ya da bu olayların yol açacağı sonuçların sorumluluğundan kaçınmak mı istiyorlar? Yoksa çözüm sürecini sabote etmek istediklerini İmralı'dan saklamaya mı çalışıyorlar?
Başka sorular da elbette sorulabilir; burada önemli olan Cizre'de olup biteni doğru okuyabilmek.
Bana göre Cizre'de sokağın hareketlenmesinin sebebi İmralı'daki görüşmelerin finale doğru evrilmesi. Kandil, final yapmaya pek hazır görünmüyor, Cizre üzerinden Ankara ve İmralı'ya kendi varlığını hatırlatıyor. Öcalan'ın, Hatip Dicle aracılığıyla Cizre'ye gönderdiği mesajdan sonra bile PKK'nın ilçedeki hükümet konağına roketatarlı saldırı gerçekleştirmesi oldukça dikkat çekici. Bu saldırı, Ankara'dan daha çok İmralı'ya yönelik görünüyor; Kandil, Apo'nun otoritesini test ediyor. Bu testin sonuçlarına göre de İmralı'ya yönelik yeni bir yaklaşım geliştirebilirler. Bunun ne olacağını anlamak için galiba çok beklememiz gerekmeyecek; birkaç ay içinde Demirtaş'ın da bahsettiği gibi "dananın kuyruğu" kopabilir!

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri

''Gıda Denetim Seferberliği'' kapsamında Trakya'da denetimler başladı

İstilacısı aslan balığı Ege'de de yayılıyor