• $ 7,8228
  • € 9,4308
  • 459.326
  • 1328.83
Reklamı Kapat

Ahmet Abi…

Siyaset ve medyanın en hareketli olduğu günlerdi. Liberallerin medyadaki ağırlığı hayli fazlaydı. O günlerde, sivri kalemiyle tanımıştım Ahmet Kekeç’i. Türk medyasındaki liberal vesayetine son veren ilk yazılar onun eseriydi. Naçizane, biz de yazılarımızla Ahmet Abi’nin izinden gitmiştik. Sonrasında FETÖ’yle kavga başladı. Siyasette yarılmalar oldu. Vesayetin her türlüsüyle tavizsiz mücadele etti Ahmet Abi.

Kalp kalbe karşı olmalı ki, bir gün yolda yürürken arkamdan birinin bana seslendiğini duydum. Henüz ilk karşılaşmamızdı. Çok sıcak, samimi ve içten bir şekilde kucakladı. Her zaman çok samimi bir adamdı Ahmet Abi. Devamı geldi bu görüşmelerin, ortak televizyon programlarıyla güzelleşti.

Gazete binasındaki odasına her girdiğimde masasında, etrafında yükselen kitap ve dergi kuleleri dikkatimi çekerdi. Kitaplardan hiç vazgeçmedi, okumayı hiç ihmal etmedi.

Vefat haberini aldığımda film şeridi gibi bu anılar gözlerimin önünden geçti. Türk basının en güçlü kalemlerindendi kuşkusuz; öykü ve romanları ona ayrı bir görme gücü katmıştı. Ama ben öncelikle ağabeyimi, çok sevdiğim bir arkadaşımı kaybetmiştim. Oğlu Hakan Kekeç’le konuştuğumda onun gözyaşları benimkine karıştı. Boğazımız düğüm düğüm halde velhasıl konuşamadık…

Ahmet Abi, sadece bir mahallenin değil her kesimden insanın okuyup severek takip ettiği biriydi. Bunun sebebi de onun içtenliği, samimiyeti ve açık görüşlü oluşuydu. Düşüncelerine katılmayanlar, karşı mahalledekiler ve sonradan yolları ayrılanlar bile onun samimiyetinden şüphe etmezdi.

Ahmet Abi’nin vefat haberinin ardından kamuoyunda paylaşılan olumlu görüşlere bakıldığında da bu gerçek zaten görülür.

Bu kadar sevgi herkese nasip olmaz. Allah herkese böyle ölüm nasip etsin.

Tekrar başımız sağ olsun. Allah rahmet eylesin. Acılı ailesine, yakınlarına ve oğlu Hakan Kekeç’e sabırlar dilerim.