• $13,2373
  • €14,9973
  • 756.526
  • 1857.4
23 Ekim 2017 Pazartesi

ABD’nin egosu duvara tosladı

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, dün ABD’nin Metin Topuz ile ilgili ilginç bir talebini açıklarken, kendisi de şaşkınlığını gizleyemiyordu. Olay şöyle: ABD, yazılı olarak Metin Topuz’un telefon ve SİM kartını talep etmiş. Bunu isterken de aynen şu ifadeler kullanılmış: “Her ne kadar telefon şahsın olsa da bizim işler için kullanılıyor.”

Adalet Bakanı Gül, Metin Topuz ile ilgili saçma taleplerin nereye varacağını kestiremediğini de belirterek, bu gidişle ABD’nin “Her ne kadar Türk vatandaşıysa da bizim işler için kullanılıyor, onu da verin” diyebileceğini belirtti.

Bu yüzsüzlüğün arkasında aslında ABD’nin incinen egosu var. Metin Topuz’un tutuklanması, ABD’nin egosunu yerle bir etmişe benziyor. Bunun altında kalmamak için kendilerince saçma, bir o kadar da küstah taleplerde bulunuyorlar. İşi yüzsüzlüğe, pişkinliğe vurmalarının sebebi, Türkiye duvarına toslayan egoları. İncinen egolarını üst perdeden taleplerle, küstahça dayatmalarla tamir etmeye çalışıyorlar.

Bu duruma alışmaları gerekecek. Zira bugüne kadar Türkiye’den böyle bir muamele görmediler. Konsolosluk çalışanları hakkında soruşturma başlatılması, gözaltına alınması veya tutuklanması ABD’yi şoke etti. Ve daha da şaşıracağa benziyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son günlerde yaptığı konuşmalarda ABD’yle ilişkilere dair çarpıcı mesajlar vermekte. Erdoğan, dün İstanbul’da düzenlenen 2013 Gençlik Şurası’nda şu değerlendirmede bulundu: “Acaba birileri izin verir mi? Artık yok, geçti o işler. Bizimle stratejik ortak olanların, bizimle beraber hukukumuza saygı duydukları sürece biz de onlara saygı duyarız, aksi takdirde kusura bakmasınlar.”

Bu eşitlik prensibi gözetilmediği sürece Ankara’nın ABD’yle yıldızı barışmaz. “Stratejik müttefik” edebiyatının da artık sonuna gelindi. Türkiye’de darbeye kalkışan, 250 vatandaşımızı şehit eden, binlerce vatandaşımızı yaralayan alçak bir terör örgütünün elebaşını Pensilvanya’da himaye eden; terör örgütü PKK/PYD’ye 3 bin 500 TIR silah gönderen ABD’yle artık hiçbir şey olmamış gibi yola devam etmek mümkün değil. Cumhurbaşkanı Erdoğan, adım adım devleti bu gerçeğe göre konumlandırıyor.

Rakka fotoğrafı kimin eseri?

ABD, Rakka’yı DEAŞ’tan alıp PKK/PYD’ye verdi. Şehrin devir teslim töreninde Apo posterleri açıldı. Türkiye’nin gösterdiği tepkiye ise Pentagon’dan yatıştırıcı açıklamalar geldi. ABD, “Öcalan, saygın olmayan bir kişiliktir” dedi.

Mesele bu kadar basit değil, elbet. Apo’yu postere dönüştüren irade ABD merkezlidir. Apo, 1999’da Türkiye’ye teslim edildiğinde ABD, can güvenliğini garantiye aldıktan sonra onu teslim etti. Apo, canını ABD’ye borçludur. Dolayısıyla o can üzerindeki bütün tasarruf hakları da ABD’ye aittir. Ayrıca terör örgütünün lider kadrosunu da bugüne kadar koruyan, kollayan ABD Savunma Bakanlığı’dır. Bu gerçekler ortada dururken, ABD’den yapılan yatıştırıcı açıklamaların ne bir inandırıcılığı vardır ne de bir hükmü.

<p> </p>

Ali Babacan casusluktan tutuklanan Metin Gürcan'ı nasıl savundu?

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı