• $ 5,7477
  • € 6,3537
  • 276.526
  • 100237
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

ABD, Türkiye’ye de mi ‘demokrasi’ getirecek?

Vize krizi, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin kırılganlığını gün yüzüne çıkardı. Yarım asrı geçen “stratejik ortaklık” her geçen gün biraz daha çatırdamakta ve aradaki mesafe daha da açılmaktadır. İki ülke ilişkilerinde yaşanan bu sarsıntının sebebini anlamak ve doğru anlatmak bugün için hayati bir önem taşıyor.

Bazı değerlendirmelere göre ABD Başkonsolosluğu’nda görevli Metin Topuz’un tutuklanması, krizi tetikleyen başlıca etkenlerden biri. Kimi analizlere göre de yaşanan kriz birikmiş sorunların bir dışa vurumu; ABD’nin 15 Temmuz’daki tavrı, Gülen’in Pensilvanya’da himaye görmesi, PKK/PYD’nin silahlandırılması ve Amerika’daki Reza Zarrab ile bağlantılı davalar, Ankara’nın sabrını taşırmış durumda.

Bütün bu başlıklar bir neden olarak değil, daha çok bir sonuç gibi görünüyor. Sıklık arası giderek azalan bu kriz durumunun sebebi “Birikmiş sorunların dışa vurumu” değil, aksine, ABD’nin Türkiye ile ilgili geleceğe dönük hazırlığını yaptığı kuşatma siyasetinin bir parçası. Pentagon, Türkiye ile ilgili planlarını gerçekleştirmeye yaklaştıkça ilişkilerdeki gerilim de artıyor.

ABD ile yaşanan durumu bütün çıplaklığıyla anlatmakta fayda var: Pentagon, Türkiye’ye yönelik bir kuşatma siyaseti izliyor. Pentagon, güney sınırlarımızda başlattığı kuşatmayı batıdan ve doğudan da takviye etmekte.

Beyaz Saray’ın bu gerçeğin farkında olup olmadığı sorusu -sonuca etki etme gücü söz konusu olmadığından- son derece gereksiz ve anlamsızdır. Burada önemli olan, ABD’ye hakim olan gücün, bu kuşatma siyasetini kesintisiz ve sistematik bir şekilde devam ettirdiği gerçeğidir.

“Stratejik ortak” olarak ilişki geliştirdiğimiz, aynı zamanda NATO müttefikimiz olan ABD’nin, Türkiye’ye dönük gizli bir ajandaya sahip olması şüphesiz Ankara’da hayal kırıklığı yaratmıştır. Fakat devlet uzun bir süredir ABD’nin, ülkemize yönelik bir kuşatma siyaseti izlediğinin farkında ve hazırlıklarını da buna göre yapmaktadır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vize kriziyle sebebiyle dün ABD’yle ilgili yaptığı tespitler tarihi niteliktedir. Cumhurbaşkanı’nın o sözleri şöyle: “Bir süredir ülkemiz bu coğrafyadaki bin yıllık varlığı ve bekası açısından tarihin en kritik süreçlerinden birini yaşamaktadır. 2. Bir kurtuluş savaşı verdiğimiz bir zaman diliminin tam ortasındayız. Türkiye, içeriden ve dışarıdan kuşatılmaya çalışılıyor. (…) Güney sınırımız boyunca oluşturulmaya çalışılan terör koridorunun amacının DEAŞ’la mücadele olduğunu kim iddia edebilir. Terör koridoru sadece Türkiye’yi kuşatmaya yöneliktir.”

Pentagon’un ajandasının sonunun nasıl bittiğini söylemek için kâhin olmaya gerek yok; bir gün sıra Türkiye’ye de demokrasi getirmeye gelecek! Tıpkı Afganistan’a, Irak’a, Suriye’ye getirdikleri gibi. Fakat işlerin istedikleri gibi gitmediği de ortada; FETÖ, PKK, CHP ve HDP vasıtasıyla Türkiye’yi içeriden bölmeyi, ayrıştırmayı başaramadılar. Devlet içinde, hükümet içinde istedikleri yarılmayı yaratamadılar. Türk milleti birliğini ve beraberliğini koruyor ve en önemlisi de ABD ve Batılı devletlerin karşısına topyekûn dikilebilecek güç ve iradeye sahip.

İşte bu birlik ve beraberlik gerçeği, ABD planlarının işlemeyeceğinin ve Pentagon’un kuşatma siyasetinde muvaffak olamayacağının garantisidir. Afganistan’da, Irak’ta, Libya’da, Suriye’de tıkır tıkır işleyen planlar burada işlemeyecek, tutmayacak. Türkiye’yi kabul edecek ve eşit ilişki kurmak zorunda kalacaklar. Başka türlüsü zaten düşünülemez bile.

<p>Turizm amaçlı Rize’ye gelen bir grubu gezdiren Osman Albardak, arkadaşı Musatafa Şeramet ve Tulum

Türkü Söylerken Kendilerini Bir Anda Şelalede Buldular

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Savunma Sanayii Başkanı'ndan son dakika S-400 açıklaması: Aralıkta hazır olacak

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları