• $33,0551
  • €36,014
  • 2512.16
  • 10871.5
17 Şubat 2023 Cuma

5. kol, dezenformasyon ve Kılıçdaroğlu

Depremin ilk gününden itibaren dolaşıma sokulan yalanların sistematik ve masa başı üretimi olduğu dikkat çekti.

Depremin sıcaklığıyla, teyitli olmayan bilgi ve duygusal patlama kaynaklı yanlışlardan bahsetmiyorum. Hatta basit siyasi hesaplar üzerinden dolaşıma sokulan yalanlar da buna dahil değil.

"Hatay'da baraj patladı" gibi panik oluşturmayı amaçlayan; "Suriye sınırı açıldı" gibi isyan çıkarmayı hedefleyen; "göçüklerden sadece AKP'liler kurtarılıyor" gibi siyasi kışkırtma içeren; "Kürtlere ve Alevilere müdahale edilmiyor" gibi fay hatlarını ateşleyen, kaos çıkarmaya dönük yalanlardan bahsediyorum.

Bunlar gibi yüzlerce masa başı yalan haber üretilip muhalefet partileri ve medyası vasıtasıyla kamuoyuna servis edildi.

Sistematik yalan üretimi doğrudan dezenformasyon faaliyetini işaret eder. Dezenformasyon da direkt 5. kol faaliyetine girer.

Amaçları açık bir şekilde ülkede deprem üzerinden kriz üretmek, kaos çıkarmak ve siyasal iktidarı devirmekti.

Peki bunda ne kadar başarılı oldular, dersiniz?

Türkiye'ye karşı içeriden yürütülen 5. kol faaliyetleri yakın zamana kadar siyasal iktidarların tasarımında, hükümetlerin devrilmesinde etkili olmuştur.

Askeri vesayet sistemi neredeyse tamamen dezenformasyon üzerine şekillenmişti. Asker, medya, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşları üzerinden yürütülen dezenformasyon kampanyalarıyla hükümetler devriliyor, siyasi alan dışarıdan bir el tarafından dizayn ediliyordu.

Bu sefer, 10 şehir ve 13 milyon insanın etkilendiği dünyanın gördüğü en büyük kara depremlerinden birini yaşamamıza rağmen, belki de ilk kez "dezenformasyon" çabalarında başarılı olamadılar. Depremi fırsata çevirip Türkiye'yi kaosa sürükleyemediler. Depremden bir darbe çıkaramadılar.

Bunda Türkiye'nin yakaladığı gelişmişlik düzeyinin şüphesiz öncelikli payı var. Türk milleti, yıllarca ülkede at koşturan 5. kolcuları yakından tanıyor artık. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a olan güven ise son derece yüksek. Devletin başında Erdoğan'ın olması çok büyük bir avantaj.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, depremde süratle koordine olarak, tarihin en büyük kurtarma operasyonunu yürüterek başarılı bir sınav verdi. İletişim Başkanlığı'nın da deprem saatinden itibaren görevinin başında olması, kesintisiz bir şekilde dezenformasyonla mücadele etmesi takdire değerdir.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun da seviyesiz bir şekilde İletişim Başkanı Fahrettin Altun'u hedef alması boşuna değil. Kaos ve kriz üretemedikleri için, dezenformasyona geçit vermediği için Fahrettin Altun'a kızgınlar. Oysa kamuoyu her şeyin farkında. CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun depremi fırsata çevirerek kaos çıkarma ve kriz peşinde koştuğunu herkes gördü. Bu gerçeği millet asla unutmaz.

<p>Sarıyer'de serinlemek için denize giren iki genç boğulma tehlikesi geçirdi. Cankurtaranlar tarafı

Yer: Sarıyer... Ölümden döndüler!

Yedikır Baraj Gölü'nde endişelendiren görüntü! Balık ölümleri başladı

Hizbullah, İsrail hava üssünün videosunu yayınladı! İHA ile çekildiği belirtildi

Chery'den sıfır SUV fırsatı: Otomobil alacaklar bayilere koşuyor! Dacia Duster'dan bile ucuz