• $7,4703
  • €9,055
  • 423.307
  • 1472.37
23 Aralık 2014 Salı

Paralel toplumda kafeste yaşayanlar

Paralel örgüt medyasının gazetecilere, yazarlara karşı yıllardır kurduğu tuzakların, karalayıcı yayınların içyüzü daha henüz yeni ortaya çıkmışken kendisi için ‘basın özgürlüğü’nden dem vurması sadece utanmazlıkla açıklanamaz. Grubu oluşturan tabandaki kadroların, mesela Adliye’nin önünde toplaşıp Cevşen okuyan hanımların konumu bir başkadır. Eylemlere katılan 300-500 kişilik grubun hemen hepsi, CHP’den gelen bir-iki temsilci dışında profesyoneldir. Paralel yapıya bağlı yerlerde çalışanlar, onların yakınları veya bu yapının olanaklarını şu veya bu şekilde kullananlardır. Onlara sadece kandırılmış, halisane niyetlerle İslam’a hizmet ettiğini sanan insanlar nazarıyla bakmak da doğru değildir. Şöyle ki, bu kesim yıllardır sanki bir altın kafeste yaşatılmaktadır ve bunun avantajlarından pekâlâ yararlanmasını da bilmişlerdir.

Bir örnek çerçevesinde olaya bakalım: Çocuk paralel yapının hastanesinde doğuyor. Babası ve annesi onlara ait işyerinde çalışıyor. Ağabey yapının dershanesine, abla da kız yurduna gidiyor. Amcası özel lisesinde, dayısı özel üniversitesinde. Aile doktoru Fethullahçı, banka hesapları malum bankada, malum marketten alışveriş yapıyorlar, tatile filanca ‘tur’la çıkıyorlar. Evde hep aynı yayınlar okunuyor. Sabahtan akşama açık olan TV’de hep aynı kanallara bakılıyor, hep aynı vaizin kasetleri seyredilip gözyaşı dökülüyor. Sık sık sohbetlere, faaliyetlere, yaz kamplarına gidiliyor. İbadetlerini bile kısmen toplumdan değişik şekilde yapıyorlar. Böyle kapalı bir toplumda yaşayan insanların gerçekleri algılayabilmeleri ve sağduyulu şekilde davranabilmeleri mümkün değildir.
Bu örnek paralelci denilen insanların yaşamındaki en olağan sahnelerdir, yoksa mensupların okul tercihinden, iş ve mahalle tercihine, hatta evlilik gibi en mahrem konulara kadar her şey örgüt denetimindedir. Bir insan böyle bir tercihi neden yapar? Ergen insanların yetişkin hayata geçmesi zordur. Büyük çoğunluk, iş ve aş, eğitim ve sağlık garantisi için ve bazen inanılan, bazen de mecburen ‘öyle kabul edilen’ öte dünya garantisi karşılığında Alman yazar Goethe’nin kitabındaki Doktor Faust gibi Mefisto’nun hizmetine girmiştir.
Bu örgüte katılımın bir de psikolojik boyutu vardır. Bitip tükenmez sohbetler, binlerce kez tekrarlanan kelimelerin verdiği yorgunluğu takiben lideri putlaştırmaya matuf gerçeküstü hikâyeler beyinleri uyuşturur. Yüzeysel, ağdalı cümleler ve gösterişin dini bilgi olarak sunulmasıyla siyasal doktrin dini ambalaja sokulur. Yanlışı açığa çıkarabilecek konumdaki gerçek ilahiyatçılar baskı ve şantajla susturulmuştur. Örgüt içinde en ufak sorgulamada bulunanlar hemen dışlanıp tecrit edilmiştir. Bu şekilde binlerce insan gerçek anlamda bir kafese konulmuştur. Ayrı yaşadıkları toplumdan gelebilecek mesafeli davranışlardan etkilenmemeleri için de onlara kibir aşılanmıştır. ‘Gerçek ilim ve bilim’in müceddidi sandıkları Hocaefendilerinin şakirdi olmaktan gurur duymaktadırlar. Kendi resmi siteleri ‘İftiralar.org’da Gülen’den söz edilirken ‘müceddidler tasnifinde yer aldığını söylemekte bir bahis olmasa gerek’ diyerek itirafta bulunuyorlar. (Dikkat ediniz, ‘beis’ kelimesini bile ‘bahis’ şeklinde yazacak düzeydeler aslında.)
Onlara dün ak dediklerine bugün kara dedirtebilirsiniz, hem de en ufak bir özeleştiriye gerek olmaksızın. Çünkü doğru-yanlış, iyi-kötü, güzel-çirkin ve en önemlisi günah-sevap her şey çağın müceddidi saydıkları liderlerinin iki dudağından çıkacak söze bağlıdır. İcazetleri var ve son analizde nasılsa ‘Gülen’den şefaat almayı’ ( !) düşünüyorlar. Böyle sapkın bir düşünceyi kendisini uygar sanan kimi aydınların yıllardır desteklemesi ilginçtir ama örgütün pençesine düşmüş olanların durumu daha da acıklıdır.
Binlerce insanın hapsedildiği paralel örgüt kafesinin parçalanması ve insanların özgürlüklerine kavuşturulması acil bir görevdir. Bu arada, şok altındaki bu insanların yeniden sosyal hayata kazandırılmaları, geçmişin acı anılarından kurtarılmaları için insani yardıma ihtiyaç vardır.

<p>ABD Başkanı Joe Biden'ın talimatı ile Suriye'deki İran destekli gruplara hava saldırısı düzenlend

ABD'den Suriye'ye hava saldırısı: Suriye'deki İran destekli gruplar vuruldu

Taksim'deki Atatürk Kültür Merkezi'nde son durum havadan görüntülendi

Dünyanın en büyük tam panoramik müzesi 1 milyon ziyaretçi ağırladı

Mavi vatan nöbetinde geçen yıl 12 bin 655 hayat kurtarıldı