• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
21 Temmuz 2015 Salı

Gençlerin HDP ile ölüme yolculuğu

İki kere iki dört eder. Ülkenin topraklarından başka bir ülkeye gidip bambaşka bir ülke için savaşırsan terörü ülkeye sokarsın. HDP yandaşları boşu boşuna IŞİD militanlarını suçlamasınlar, onların tutumu zaten bellidir, Suruç’ta ölen gençleri hedef haline getiren bizzat HDP’nin kendisidir.

Sanki 1960’larda yaşıyoruz, sanki üniversiteden güle oynaya Zap Suyu'na köprü yapmaya gidilen bir dönemdeyiz. Gençler, Kobani’nin bina tamiratına katılmak ve çocuklara kitap ve oyuncak götürmek için İstanbul Kadıköy’den türkülerle yollanıyor. Ertesi sabah sınıra bitişik Suruç’ta yine hep beraber toplanıp bildiri okuyorlar. Halbuki çok değil on beş kilometre ötede karşı tarafta IŞİD daha birkaç gün önce kenti basmış, 250 kadar insanı hedef gözetmeksizin katletmiş. Bu durumda, göstere göstere ve sosyal medyadan çağrılar yaparak gençleri İstanbul’dan getirip Suruç’ta meydanda toplamak, cinayete suç ortaklığıdır ve baş sorumlu da bir önceki gün yine Suruç’ta aşırı savaşçı bir dil kullanan HDP Eş Başkanı Figen Yüksekdağ’dır.
Yüksekdağ şöyle demekteydi: "Biz sırtımızı YPJ'ye, YPG'ye ve PYD’ye yaslıyoruz, bunu söylemekte ve savunmakta hiçbir sakınca görmüyoruz. Sırtımızı kime yasladığımızı söylüyoruz, bundan sonra da yaslamaya devam edeceğiz." Nedense HDP’de hiç kimse çıkıp Yüksekdağ’a ‘madem savaşan bir güce sırt dayadın, neden çocukları bir araya toplayıp tehlikeye attın’ dememiştir.
Dünyada HDP veya onun kaynaklandığı PKK benzeri tek bir örgüt yoktur. Etnik bir davayı savunan hangi örgüt ülkesinin dışında, başka topraklarda, başka ülkelerle savaş operasyonlarına katılmıştır? Tarihte bunun bir örneği var mıdır? Kobani’de savaşa katılmasını bir süre ‘Kürt savunmasına destek’ olarak sunan ve seçim öncesi bu nedenle bölgede sempati de toplayabilen PKK ve bağlaşıkları Kürtlerin yaşamadığı Tel Abyad ve Rakka’da ABD Hava Kuvvetleri’ne karadan hizmet sunarak gerçek yüzlerini ortaya koymuşlardır. Figen Hanım’ın sırtını dayadığı güçler ABD’nin paralı askeri olmuştur.
* * *
Koalisyonun kara gücü YPG’lilere 400 dolar maaş verilmektedir. ABD kendi askerini kullanacak olsa ayda kişi başına 10 bin dolara yakın maliyetin altına girecekken, alavere dalavereyle Kürt Memet’i nöbete göndermiştir. Gerçi bu paralar da doğrudan Kandil’deki savaş ağalarının cebine gitmektedir ama önemli olan para değil asla bitmeyecek bir savaşta ABD’nin piyonluğunu yapmaktır. PKK’nın Ortadoğu’da oynadığı rolün bölge halkları arasında Kürtlere ne kadar kötü bir şöhret getireceği de ortadadır. Bu nedenle, Kürtler oynanan oyunu görmeli ve geleceklerini tehlikeye atmamalıdır.
PKK yöneticisi Cemil Bayık Suruç’taki patlamadan bir gün önce şöyle konuşuyordu: “Tüm halkımız silah almalı, bu temelde kendini eğitmeli ve örgütlemeli. Köylerde, kentlerde, mahallelerde yer altı sistemi, tüneller, mevzi sistemi geliştirmeli.”
Cemil Bayık’ın bu sözlerini yorumlamaya bile gerek yoktur. Üstelik hedef aldığı ülkeyi demokrat olmamakla, baskı yapmakla suçlayacak kadar da pişkindir. PKK’nın Suriye kolu YPG, Türkiye toprağı olan Suruç’a yerleşecek, oradan Suriye’ye silah, malzeme ve savaşçı gönderecek, cephede yaralanan adamları Türkiye hastanelerinde tedavi edilecek, gençler İstanbul’dan getirilip hedef haline getirilecek, patlamanın adli incelemesini bile Türkiye polisi yapacak ve Cemil Bey hâlâ böyle konuşacaksa Kürt halkı da artık uyanmalı.
Artık HDP-PKK’yı muhatap almaya gerek yok, Türkiye doğrudan onlara bu cesareti verip böyle konuşturan ABD’nin dikkatini çekmeli.

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Belgrad Ormanı'ndaki metrelerce derinlikteki çukur şaşkına çevirdi

Bakan Soylu, Salgınla Mücadele Değerlendirme Toplantısı'na katıldı

8. Cumhurbaşkanı Özal'ın ölümünün üzerinden 28 yıl geçti