• $9,6099
  • €11,1668
  • 556.561
  • 1492.93
22 Ağustos 2015 Cumartesi

Erdoğan takıntısı planlı programlı

Dünyada hiçbir şey nedensiz değildir. Erdoğan takıntısı ayrıca masum da değildir. Bu tavan yaptırılmış düşmanlığın, bütün o nefret söylemlerinin, itibarsızlaştırma kampanyalarının aslında tek bir hedefi vardır ki, o da PKK’yı ve terörü orta sınıfa ehven-i şer olarak kabul ettirmektir.
7 Haziran seçim döneminde ‘Oy verin gitsinler’, ‘Seni başkan seçtirmeyeceğiz’, ‘HDP’ye oy verip barajları yıkalım’ sloganlarıyla PKK’nın sivil kanadını kendi taraftarlarına sevdirenler seçimden sonra terör örgütüne açıkça kol kanat gerdiler. Çok sayıda insanımızı şehit verdiğimiz hain saldırıları AK Parti’nin seçim hesabı olarak göstermeye yeltendiler. Bu pervasızca bir ihanet ve alçakça bir sahtekârlıktır. Elbette bu yalana inanmış görünen bir kısım CHP’li ve MHP’li aslında gerçeklerin farkındadır ama onlara zerk edilen şark kurnazı siyaset gereği Erdoğan’ı ne kadar yıpratırlarsa bundan o kadar yararlı çıkacaklarını sanıyorlar. Bilmiyorlar ki bu şekilde istismar ettikleri terör eylemleri belki AK Parti’ye zarar verebilir ama en çok da kendilerini yakar. İşte onları bu aymazlığa sürükleyen neden toplum mühendislerinin yavaş yavaş, aşama aşama geliştirdikleri nefrettir.
Nefret hastalığı aklı dumura uğratır ve gözleri kör eder. İşte bu duruma düşürülmüş olanlarda vatan, insanlık, ülke güvenliği gibi değerler kalmaz, varsa yoksa tutkunu oldukları nefret... Onlar Batı Avrupa ülkelerinin parklarında kollarında lastik, bir gram eroin bulabilmek için her şeye razı olan uyuşturucu bağımlıları gibidirler. Müptelası oldukları nefret yüzünden terör eylemlerinden ve PKK’dan bile medet umacak düzeye düşürülmüşlerdir.
Benzer nefret kampanyaları 50’lerin sonunda Menderes’e açılmıştı. Bebek, köpek iftiraları, gençlerin kıyma yapıldığı efsaneleri, daha neler neler ve ‘kahrolası diktatörler’ marşları... Sonunda bu nefret söyleminin amacı ortaya çıktı: Seçimle ele geçmeyen iktidarı süngüyle almak ve meşru başbakanı asmak.
Merhum Demirel de 1960’larda benzer nefret fabrikatörlerinin hedefindeydi. Morrison Süleyman lakabı, yolsuzluk suçlamaları, Nazmiye Hanım’a iftira atma alçaklığı... Bütün bunlar darbe öncesi yoğunlaşan terör eylemlerini hoş göstermek ve insanlara ‘gençler Demirel’e karşı mücadele ediyorlar canım’ dedirtmek içindi.
PKK’nın son yıllarda toplum mühendisleri tarafından yönlendirilen taktikleri oldukça ilginçtir. Terör örgütü, 2013 Haziran’ındaki Gezi olaylarında ön plana çıkarılmamıştır ki kamuoyu Gezi’ye karşı ters tepki vermesin. 17-25 Aralık olaylarında da HDP ile FETÖ arasındaki küresel sermaye ittifakı gizli tutulmuştur. 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde öncelikle CHP-MHP ittifakı sıkılaştırılmış, HDP’nin anti-Erdoğan cepheye iltihakı Kobani olayları çerçevesinde organize edilmiştir. Nefret cephesinin son halkası paralel polislerin PKK’nın istihbarat örgütüne dönüşmesiyle Haziran 2015’te tamamlanmıştır. Demek ki, bugün yaşadığımız olayların sorumluları sadece PKK’lı katiller değil, bu nefret cephesinin tüm bileşkenleridir.
Türkiye’de toplum mühendisliği ve nefret imalatının başlıca aktörleri arasında 1909’dan beri Almanya’ya kapılanmış olan Türk solu gelir. Ülkemiz ne zaman Ortadoğu’da varlık göstermek ve Kürt sorununu çözmek istese sol destekli Alman-İran ittifakı devreye girmiştir. Bu ittifak nasıl 1991’de SHP-HEP olarak belirmiş ve PKK Meclis’e sokulmuşsa, 2015’te de CHP-HDP olarak ortaya çıkmış ve PKK’ya baraj atlatılmıştır.
“Terör’ün sorumlusu Erdoğan’dır. Nokta” şeklinde yazılar yazan sol mühendislere 1984’ten beri devam eden terörün 40 bin yurttaşımızın canını almak için Erdoğan’ın iktidara gelmesini beklemediği hatırlatılmalı. Ve onlardan birine de denilmeli ki bu terörün arkasında ailenizi ve sizi 1914’ten beri Nazi dönemi dahil kesintisiz besleyen Alman silah tekelleri var. Ve takıntınızın asıl nedeni de bu, nokta.

<p>Yeşilçam'ın usta ismi Hülya Koçyiğit, 1963 yılında henüz 16 yaşındayken Susuz Yaz adlı filmle bey

Hülya Koçyiğit bilinmeyenlerini anlattı

Yer siyah gök beyaz! İşte Beşiktaş'ın Galatasaray galibiyetinden en özel kareler

Düzce'nin 1830 rakımlı Kardüz Yaylası'na kar yağdı

Az bilinen tarihi fotoğraflar ve hikayeleri