• $7,3977
  • €9,0103
  • 441.924
  • 1537.98
31 Temmuz 2011 Pazar

Ulusların bilgeliği

Herkes kendi mahallesinde 'büyük baskı' altında.
Orgeneral Işık Koşaner, 'çocukluğundan
bu yana hayalini kurduğu' Genelkurmay Başkanlığı'nı, iki yıl daha sürdürme imkanı varken bıraktı.
Çok zorlanmıştır, çok da üzgündür.
İç baskıya karşı zorunlu gördüğü bir refleks...
Ani bir karar değil, restleşme hiç değil.
Başka türlü davranamayacağı noktadaydı anlaşılan. Kendi dışındaki gelişmelere seyirci kalarak, görevini sürdürmesi imkansızdı, veda mektubundan öğrendiğimiz budur.
Başbakan Erdoğan da yıllardır baskı altında. Tabanından başlayarak dalga dalga genişleyen bir baskı...
Herkesin hem kendi 'iç kamuoyu' var, hem yönettiği kurumun atan nabzı, hem de çevrenin ve ülkenin değişen iklimi...
Liderlik tamamını gözetmeyi ve dengeli tepki vermeyi gerektiriyor.
'Zirvelerde sert esen rüzgarlar'ı toplum nasıl hissediyor?
Nasıl etkileniyor?
Şaşırtıcıdır...
Sosyologlar incelemeli.
Toplum psikolojisi analiz edilmeli.
'Büyük bir bilgelik mi desek, tehlikeli bir kayıtsızlık mı?'
Bunca siyasal ve sosyal çalkantıyı geniş kesimler normal karşılıyor.
Hayatın doğal akışı, 13 şehit verildiği gün de devam ediyor, komutanların dörtlü istifa ve emeklilik kararında da...
Böyle günlerde sokağa baktığınızda gazeteci olarak sizin yaşadığınız dünya ile hiç ilgisi olmayan bambaşka yaşamların olduğunu da görüyorsunuz.
Küçük adacıklarda farklı duygu ve tepkiler hakim, ülke bütününde çok farklı...
Her bir mahallede atan nabız, diğerine göre çok değişiyor. Ama genel fotoğrafın içinde hayatın olağan akışı egemen.

SİYASET YANLIŞ KURGULANINCA...
'Siyaset ve strateji belirlerken', kuşkusuz herkes, kendi kamuoyunun kalp atışlarını bilecek ama kolektif duyguyu da yakalayacak.
Başarı bunu zorunlu kılıyor.
Aksi halde 'dar çevre
tatmini ile yetinmek'
zorunda kalırsınız.
Genele bakınca, soğukkanlılık hakim. Bu inanılmaz. Vatandaş yaşananlarla arasına mesafe koyuyor. Hatta duygusuzluk, soğukluk, siyasetten kopukluk var. Ama daha iyi olacağına ve işlerin yoluna gireceğine yönelik güven duyuyor.
Sokakta, tüketici orta sınıf, harcama alışkanlıklarına teslim olmuş. 'Politikadan çok ekonomiyi takip ediyor.'
Zaten seçimlerde oyunu da piyasalara göre veriyor.
Bir bakıma haklılar, 'kriz
ve çatışma yorgunu
bir toplum.'
Yüz yıldır, hatta 1839'dan bu yana 'bitmeyen dönüşüm hamlelerinin' sancıları sürüyor.
Eee siyaset de yanlış kurgulanmış. 'Değerler üzerinden', yaşam tarzları esas alınarak rekabet oluşturulmaya çalışılmış. Kuşaklar her dönemde ayrı bir senaryo yazılarak kutuplaştırılmış, tutmamış.
'Sol-sağ', 'laik-muhafazakar', 'Kürt-Türk', 'Alevi-Sünni', 'asker-sivil' fay hatları üzerinden saflar sıklaştırılmaya çalışılmış. Çatışmadan kaosa, kargaşadan düzene çıkılacak bir güzergah seçilerek kısır döngüler planlanmış.
Toplum siyasetle arasına mesafe koyarken, siyasal çatışmalara soğukkanlı bakmayı öğrenmiş, etkilenmiyor.
İrticanın geleceğine inanmadığı gibi, ülkenin bölüneceğine de ihtimal vermiyor.
Büyük olaylar yaşanırken, 'dışarıya' bakınca her defasında aynı manzara ile karşılaşıyoruz. Hayat olağan akıyor. Galiba, millet yaşananlardan çok dersler almış, acı tecrübelerinden bilgelik damıtmış.
'Koşulların gücü' onu biraz umursamaz yapmış. İyi mi kötü mü, şimdi bilemeyiz, gelecekte anlayacağız.

<p>Amerika Birleşik Devletlerinde 46. Başkan Demokrat Lider Joe Biden oldu. </p><p>ABD'de yeni

ABD'de yeni dönem başladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Uludağ'a yerleşen çiftin kentten uzak sıra dışı hayatı

Merve Boluğur yalanlamıştı... Işın Karaca açtı ağzını yumdu gözünü