• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
31 Mart 2011 Perşembe

Sürpriz olmadı

Ergenekon soruşturması savcısı Zekeriya Öz'ün dünkü görev yeri değişikliği gündemin bir numaralı konusu oldu. Savcı Öz, terfi ettirilirken aslında Ergenekon soruşturmasıyla ilişkisi kesilmiş oldu.

Olayın sıcaklığının en yoğun hissedildiği ilk dakikalarda Zekeriya Öz, 'yorgundum ama sürpriz oldu' demiş. Belli ki o da şaşırmıştı.
Peki yaşanan, gerçekten sürpriz miydi?
Hayır.
Arkadaşlarım, Ahmet Şık ve Nedim Şener dalgasından bu yana sürecin buraya nasıl geldiğini haberleştirdiler. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Arınç, iki bakan, Fethullah Gülen ve dün yeniden Cumhurbaşkanı'nın söyledikleri 'büyük bir rahatsızlığın' yansımasıydı. Kararı HSYK verdi doğru ama hükümet iç ve dış kamuoyunda oluşan havadan ciddi anlamda rahatsız olmuştu. İstanbul Emniyeti'nin istihbarattan sorumlu müdür yardımcısı Ali Fuat Yılmazer'in görev yeri değişikliği de bu havayla ilgiliydi.
Basılmamış kitap baskını bardağı taşıran damla oldu. Bütün söylemini 'demokratlık-özgürlükçülük-reformistlik' üzerine kuran bu iktidar eleştirilere daha fazla kayıtsız kalamazdı.
AK Parti hükümetinin hissiyatını bakın 11 Mart'ta nasıl yazmışız. Yazının geniş bir özetini aktarayım:

Hükümet bu işin neresinde?
Ergenekon operasyonunun son dalgası hiç beklenmedik etkiler yarattı. Bunlardan birisi de hükümet üzerindeki yansımalarıdır. Tıpkı Cumhurbaşkanı Gül gibi Başbakan Erdoğan'ın da gelişmelerden rahatsızlık duyduğunu düşünüyorum.
En başından itibaren Ergenekon soruşturmaları sürecinde hükümetin tavrı konusunda söylenecek sözler var, 'dalgalı bir seyir' olarak tarif edebilirim.
Sadece, 'kapatma davasının bir milat olduğunu' belirtmekle yetinelim.
Gelelim, Oda TV operasyonuna ve sonrasındaki 'Nedim Şener ve Ahmet Şık' dalgasına...
İkisini birbirinden kesin ve kalın çizgilerle ayırıyorum.
Kendi yorum ve analizlerim açısından değil, hükümetin bakışı bağlamında...
Hükümet, hiçbir şekilde Şener ve Şık konusundaki gelişmeleri bilmiyordu, bir noktaya kadar en ufak müdahalesi olmadı. Bilgim, sezgim ve ulaştığım sonuç bu yönde.

Yazının bu bölümünde 'ZEKERİYA ÖZ'Ü BAŞSAVCI YAPMA FORMÜLÜ' başlığıyla şöyle devam etmişiz:

'Ergenekon diye bir terör örgütü var, ancak dava sürecinde ciddi hatalar yapılıyor' diye düşünenler ilk kez 'Bu kadar da olmaz' çizgisine geldiler. İçeride ve dışarıda basın özgürlüğü çerçevesinde ciddi eleştiriler gündeme geldi. Hükümet işte bu havadan çok etkilendi. Tutuklamaların sadece gazetecilik faaliyetleriyle sınırlı olduğu şeklindeki intiba, kabineyi de rahatsız etti.
Ulaşabildiğim bütün kaynaklarla konuştum, elde ettiğim tüm belgeleri çok dikkatle okudum, 'Ne oluyor?' sorusunun yanıtını aradım.

İşte burası önemli... Yazının çıktığı gün Adalet Bakanlığı'ndan ve dönemin başsavcısı Aykut Cengiz Engin'den telefon gelmişti. Belli noktalarda itirazları vardı. Bunu da bekliyordum. Ama emin olduğumuz şudur ki bazıları geçtiğimiz dönemlerde HSYK tarafından, bazıları da AK Parti iktidarı döneminde Adalet bakanları tarafından Zekeriya Öz'le ilgili olarak 'görev yeri değişikliği' tartışmaları gündeme getirilmiş ve bu konuda hararetli mücadeleler yaşanmıştı. Hatta yazımda bunlardan birini örnek olarak vermiştim. Kaynaklarımdan birisi şöyle bir değerlendirmede bulunuyordu:

'Kapatma davası açılana dek hükümet, Ergenekon işinin üzerine zaten gitmiyordu. Sonrasında da zaman zaman (keşke frene basılsa) diye iç geçirdiklerinden eminim. Ancak iş gerçekten ayrı bir kanaldan, yargı üzerinden yürüyor. Savcı Zekeriya Öz kimseden emir almadan ilerliyor.'

'Peki bundan sonra ne olur' diye soruyorsanız Ergenekon soruşturmaları gayet tabii ki devam eder. Halen davalar da sürüyor. Savcılık makamı elindeki bilgi ve belgeye bakarak yoluna devam eder. Ancak 'Usul mü esas mı' ikileminde esasın üzerinde daha fazla durulur. Savcılık usul hataları konusunda çok daha özenli davranır. Polis de buna dahil...

 

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Milli Savunma Bakanlığı fotoğrafları paylaştı

''Baharın müjdecisi'' leylekler Bingöl'e renk kattı

Bozuk parayla öyle bir şey yaptı ki görenleri hayrete düşürdü