• $7,4234
  • €9,0083
  • 446.304
  • 1569.35
23 Kasım 2011 Çarşamba

Paranın dili imanı

Londra
Avrupa'nın finans başkentindeyiz.  
Küresel kriz çağında zaten öncelikli gündem ekonomi. Avrupa, euronun kaderini tartışıyor. Yüzler asık, gözler endişeli.
Londra'da bütün yollar paraya çıkar.
Cumhurbaşkanı Gül, her sözüyle ve her tavrıyla bu gerçekliğe uygun davranıyor.
İngiliz-Türk stratejik ilişki kurgusu, ticaret ve ekonomi odaklı.
Yanında getirdiği iki bakan Babacan ve Davutoğlu da öyle.
Bütün kötülüklerin başı olan para, iyi kullanılırsa köprü olur, Katolik nikahıyla kopmaz bağlar inşa eder.
Evet, Gül'ün gezisinin 'devlet ziyareti' diye tanımlanan resmi bölümü dün başladı. Daha sembolik ve renkli kısmı...
Ama üç günün özeti ekonomik çıkar bütünlüğünü sağlama çabasıydı. Londra ve Ankara iyice yakınlaşmanın, siyaset ve vizyon birliğine ulaşmanın yolunu ticarette görüyor. Hele uzun, çok uzun vadeli planlama yapınca.
Şimdi sizlere bu açıdan ilginç kimi diyaloglarla kayda değer bazı gözlemleri aktarayım.

GÜL: 'BİZ OLSAK KURTARMAZLARDI'
Cumhurbaşkanı, İngiliz sanayiciler konfederasyonunda küresel krizi ve Avrupa'daki etkilerini anlatıp, Türkiye'nin durumundan övgüyle bahsetti. Ama 'aşırı güven' içinde olmadığımızı da ihtiyatla vurguladı. Çok alkışlandı. Olumlu bir tablo çizdi, iyimserdi.
Avrupa'nın üzerindeki karamsarlık bulutlarını düşününce işadamlarının etkilenmesi doğal... Gül kuliste yanımıza geldi, çok gururlu ve mutluydu. 'Nereden nereye' duygusundaydı.
'Türkiye'nin başına gelseydi, Yunanistan ve İtalya gibi kurtarmazlardı' dedi.
Gül'ün, 'Büyük dikkat içindeler' diye gösterdiği ekonomi yönetiminin bir numaralı ismi Ali Babacan, 2 metre önünde Cumhurbaşkanı'nı dinliyordu.
Bir gece öncesine gittim. Başbakan Yardımcısı Babacan'a, son açıklamasının ne anlama geldiğini sordum. 'Bu kadarı da olmaz demeyin' sözlerini...

BABACAN NEDEN KORKUYOR?
'Uyarı iyidir' diye söze girdi. Sözün devamından anladım ki mesajın adresi piyasa oyuncuları değil. Bankacılar da... 'Onlar gayet iyi görüyorlar, biliyorlar' dedi. Uyarı halka ve KOBİ'lere. Aşırı tüketme ve borçlanma eğilimine... Kontrolsüz, tedbirsiz büyümeye... Rakamlar verdi, 'Bugün kazandığımızı değil, geleceğimizi, borçlanarak tüketiyoruz. Yarını da düşünmeli' diyerek sözlerinin altını iyice çizdi.
Başka bir mekandayız, 10 saat sonra... Gül'le ayaküstü Mandarin Otel'de sohbette... İşadamları Arzuhan Doğan ve Mehmet Ali Yalçındağ, Avea Genel Müdürü Erkan Akdemir ve Hasan Arat da lobide.

DOLAR İÇİN 1.84 NE Kİ?

Bir ara Akdemir, 'doların fırlamasının sebebini' sordu. Babacan 'Dolar fırladı mı ki' diye cevap verdi. Erkan Bey 1.84 deyince Babacan güldü: 'O da ne ki. Bu fırlama mı...'
Her türlü senaryoya hazırlıklı olunmasını işte bunun için istiyor sanırım. Marjı daha yüksek oynamaların sürpriz olmayacağı fikrini aşılıyor.

DOĞAN'IN YÜZÜ GÜLÜYOR
TÜSİAD Başkanlığı'ndan ayrıldığından beri Arzuhan Doğan Yalçındağ'ı görmemiştim. 'Siz nasıl buldunuz toplantıları' dedim. Çok memnundu, yüzü gülüyordu. 'Ohhh' dedi, 'Dünya varmış. Bütün Avrupa 'battık' diyor. Bize işin sırrını soruyor.'
'Nedir sırrı?' diye yanıtını istedim. 'Politik irade ve siyasal istikrar' diye reçeteyi verdi.
Şunu da söylemeliyim, çok hoşuma gitti. Gül, her fırsatta ekonomik reformların 2001'de Derviş'le başladığını, kendi kısa başbakanlığı döneminde ve Erdoğan yönetiminde kararlılıkla sürdürüldüğünü özenle hatırlattı. 'Sezar'ın hakkı Sezar'a' tavrı her zaman takdirliktir.
İşte böyle.
Türkiye ve İngiltere yeni bir dönemin eşiğinde. İngilizler çok uzun vadeli stratejik ilişki kurmayı bilir. Gelecek Türklerin. Ali Babacan, Gül'le biz sohbet ederken araya girdi ve Goldman Sachs'ın 2050'de Avrupa'nın en büyük iki ekonomisi olarak Türkiye ve İngiltere'yi gösterdiğini söyledi. Genç nüfus, gelişen sanayi, Müslüman çoğunluğun laik demokratik sistemle uyumu, enerji köprüsü olma gibi onlarca faktör lehimize.
Türkiye 'Soft power'ını (yumuşak gücünü) geliştirdikçe ve kullanmayı öğrendikçe, uluslararası dengelerde ağırlığını iyice artıracaktır.

<p>Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Genel  Kurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in IrakR

Sincar'daki PKK Varlığı Nasıl Son Bulacak?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi ve Kütüphanesi açılıyor

ABD'de güvenlik önlemleri arttırıldı! Askerler sokaklara indi