• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
07 Eylül 2010 Salı

Kadının gücü

Halk oylamasının kaderi kadınların ellerinde...
Kamuoyu araştırmacısı Adil Gür'ün tespiti böyle.
Bu çerçevede hem 12 Eylül özelinde hem de 2011 seçimi genelinde ilginç gelişmeler yaşanacağı anlaşılıyor.
Kalıplar kırılıyor, ezberler bozuluyor.

Ankara Temsilcimiz Çiğdem Toker hafta sonunda CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'yla birlikte Konya'ya gitmiş ve mitingi izlemişti. Haber ve izlenimlerin ötesinde Konya'dan bir de çarpıcı portre getirdi. Sıra dışı CHP'li kadının öyküsü. Yazı işlerinde de çok tartıştık, haber bugünkü manşetimizde.

Bir gün öncesinde Adalet ve Kalkınma Partisi'nin İstanbul iftarındaydım. İl Başkanı Aziz Babuşçu'nun ev sahibi olduğu, Başbakan Erdoğan'ın da katıldığı iftarda büyük bir medya patronu ve önemli işadamları dahil 3 bin kişi vardı.

Yanımda İstanbul Milletvekili Özlem Türköne oturuyordu. Referandumu konuştuk, kampanyaları...

Şahsen baştan itibaren İstanbul ve Ankara'da evet-hayır arasında dengeli bir dağılım ve kıyasıya rekabet olduğunu düşünüyorum. Bunu da çok yazdım. Özlem Hanım 'Bir ara hayırlar öndeydi, bizim için tablo negatifti son dönemde teşkilat çok çalışmaya başlayınca durum değişiyor' dedi. Şaşırtıcı bir yorum. Asıl ilginç gözlemini daha sonra anlattı, şöyle:

'İlk defa İstanbul'da CHP teşkilatlarının çalıştığını görüyoruz. Eyüp Sultan'da kampanya yapıyorlardı. Ağırlıklı kadınlar çalışıyor. Kılıçdaroğlu'nun aksakallı bir dede ile sempatik fotoğrafının olduğu hayır afişleri dağıtıyorlardı.'

Buraya dikkat...

Benzer bir yorumu daha önce Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'dan dinlemiştim. Bakan, 'bizim modelimizle kampanya yürütüyorlar' değerlendirmesini yapmıştı.

***
CHP SİTESİNDEKİ KADIN GAZETECİLER
Dönelim yazı işleri toplantımıza...
Manşetle ilgili hararetli ve uzun bir tartışma yaptık. CHP'li bir kadın yöneticinin çarpıcı durumunu ve bununla ilgili samimi sözlerini konuştuk. Afiş tartışmasını hatırladık. Kılıçdaroğlu'nun 'gerekirse özür dileriz' sözlerini... Haberimizdeki CHP Konya İl Saymanı Raziye Demir, yine CHP il yöneticisi olan Mehmet Çalık'ın imam nikahlı eşi. Üstelik Çalık'ın ilk eşiyle olan resmi nikahlı evliliği devam ediyor. Olay yeri Konya ve söz konusu parti CHP... 'Bu manşet nasıl anlaşılır, kime ne getirir, kimden ne götürür'ü tartıştık. Zamanlama hassas.

Her zamanki gibi 'özel haber yapalım, manşetimiz kimsede olmasın, temiz iş çıkaralım, tarafsız olalım, gündem belirleyelim' ilkemizi işlettik. Bu çerçevede kalındığı sürece bir haber kimin işine yarar ya da kime zarar veriri düşünmek elbette önemli değildir. Bence zaten buradan CHP'ye ne zarar gelir ne de fayda.

O arada toplantı sırasında internet sitelerini tarıyorduk. Bunlardan biri CHP'nin web sayfasıydı. Manşete çekilen 10 haberden 5'i kadın yazarlara aitti. Nuray Mert, Ece Temelkuran, Zeynep Oral, Mine Kırıkkanat ve Çiğdem Toker...
Bu da puzzle'ı tamamlayan ikinci kare...

***
AYNANIN YANSITTIĞI
Bu arada söz, yazarların 'evet' veya 'hayır' yönündeki tercihlerini duyurmalarına geldi. Bizden şu ana kadar Ahmet İnam, Oray Eğin ve Yurtsan Atakan 'hayır'; Nagehan Alçı ve Atılgan Bayar da 'evet' diyeceklerini açıkladılar. Gazetemizde ağırlıklı olarak 'hayır' hakim, yazı işlerinde de öyle ama 'evet'çiler de var.

Toplantı sırasında Levent Ertem, 'Bizim gazetede 'hayır'a kayan ama yine de dengeli bir dağılım var. Diğer gazeteler ya tamamen 'hayır'cı ya tamamen 'evet'çi görünüyorlar' tespitini yapıp, 'Anında Avrupa'dan da bir örnek sunayım' dedi, cep telefonundan İngiltere'deki Daily Mirror gazetesinin manşetini gösterdi. D-Day yazıyordu. İşçi partisi liderliği için yapılan yarışta David Miliband'ı desteklediklerini manşetten açıklamışlar. Üstelik 'Sadece bugünkü İşçi Partisi liderliği için değil, İngiltere'nin yarınki başbakanı olması için' vurgusu yapmışlar.

***
MEDYA TAKİP'İN TARAFSIZLIK RAPORU
Referandumda medyanın işleyişi çok tartışılıyor. Medya Takip Merkezi, kampanyanın en önemli ayağını oluşturan ağustos ayında ulusal gazeteleri mercek altına alarak referandum konulu haberleri tek tek inceledi. Gazetelerde ve eklerinde yayınlanan her haber ve yazıyı 'evet'i destekleyen veya 'hayır' taraftarı ya da tarafsız/kararsız olarak sınıflandırdılar. Buna göre 44 ulusal gazetede toplam 5 bin 251 haber çıktı. Bunların yüzde 19'u birinci sayfalardaydı. Toplam haberlerin yüzde 27'si 'evet'i destekliyordu.
Hayır diyerek pakete karşı çıkan haberlerin oranı ise yüzde 25 oldu. Birbirlerine ne kadar yakın. Haberlerin yüzde 48'lik bölümü tarafsız ve kararsız... 

Yaşadığımız tüm olumsuzluklara karşın, yazılı basının bu bilançosunun, demokratik kültürün yerleşmesi açısından çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. Bu, yazılı basının durumu. Televizyonlar ayrı bir tartışma konusu. Düşündürücü genel iklimle ilgiliyse Nihal Kemaloğlu'nun bugünkü yazısını okumanızı tavsiye ederim.

<p>Sadece Türkiye değil Amerikan basınında da yemin töreninin önüne geçen İncil detayı ile ilgili de

Joe Biden'ın yemin törenine damga vurdu: Üzerinde Kelt haçı bulunan İncil'le ilgili çarpıcı detay

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Malatya'da depremin izleri devletin yardım eliyle siliniyor

İHA fabrikası Ankara'da üretime başladı