• $8,5113
  • €10,2796
  • 499.352
  • 1441.33
25 Mart 2011 Cuma

İktidara tuzak...

Sorun çözmek mi, yoksa formül bekleyen problemleri düğümlemek mi? Gündemde birdenbire, peş peşe dolaşıma sunulan konulara bakınca insan bunu sormadan edemiyor.
TÜSİAD sahneye çıkıp, 'değiştirilemez maddeleri'
tartışmaya açtı.
CHP'den 'türbanlı vekile sorun çıkarmayız' sözleri bununla aynı güne denk geldi!
Bakmayın siz sonradan yapılan 'düzeltmeye'...
Bugünlerde kimi TV'lerde ve köşelerde 'türbanlı aday yoksa oy yok' kampanyaları tam gaz gidiyor.
Bunlar tesadüf mü?
İnanıyorsanız, yolunuz açık olsun.
Seçime 80 gün kaldı. Herkesin kendisi için koyduğu hedef belli. 40'ın altı Başbakan için, 30'un altı Kılıçdaroğlu için başarısızlıktır. Çıta ise daha yükseklere konur: Erdoğan'ın hedefi 50, Kılıçdaroğlu'nun 40. Bu çıtayı aşmak için ince hesap, akıllı strateji ve büyük vizyon gerek.
Haziran seçimi çok önemli. Kimin iktidara geldiği kadar, alınan her bir oy, kazanılan her milletvekilliği de kritik. Anayasa değişikliği var, Cumhurbaşkanlığı seçiminin tarihinin belirlenmesi de. En geç 2014'te Köşk yarışı yapılacak. Dengeler belirleyici olacak.
Bütün bunların üzerine gazetecilere yönelik son baskınları ekleyin...
Hatta basılmadan yapılan kitap baskınlarını...
Bir de BDP'nin 'düğmeye basılmışçasına' şahinleşmesini, hükümetin sertleşmesini, Başbakan'ın milliyetçi söylemlere ağırlık vermesini...
Bu gündem, Türkiye'nin işine yarar mı?
Ya hükümet partisinin?
Hiç sanmam.
Kararsızları iktidar partisine mi yönlendirir?
Bence hayır.
İçeride, dışarıda hükümetin meşruiyetini mi artırır?
Mümkün değil.
Oysa asker kışlaya çekilmiş. Siyasetten tamamen uzaklaşmış.
Başbakan çok akıllıca cumhuriyetimizin 2023 vizyonundan söz ediyor.
Türkiye'nin sorunu anayasanın değiştirilmez maddeleri midir?
İhtiyacımız olan şey türbanlı milletvekili midir?
Bakın, üniversitede türban sorunu çözüldü, ne güzel. Bir-iki yıllık uygulama sonrasında tam normalleşme de sağlanacaktır. Ama bunlar 'hayatın doğal akışı' içinde gerçekleşti. Muhalefetin yapıcı tavrı etkili oldu.
Ama bugünlerde 'havada tuzak kokusu' var.
Hükümet partisini 'merkeze demir atmak' yerine, belli bir ideolojik çerçeve içine yerleştirme çabaları hız kazandı. Çünkü bu iki pozisyon arasında 'oy potansiyeli bakımından' büyük bir farklılık bulunuyor.
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin, kendi siyasal ve Türkiye'nin ulusal çıkarları için 'merkezi büyütmesi' ve 'vizyonu genişletmesi' şart. Oysa tam ters yönde tuzak içinde tuzak kuruluyor.
Kontrol dışı değişim talepleri hemen her zaman dönüşümün önündeki en büyük engeldir.
Yok bunların hepsi rastlantıysa ve birbiriyle bağlantısı yoksa o zaman hükümet, kriz yönetimi uygulasın, Türkiye'nin yorulmasına izin vermesin.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı