• $7,4229
  • €9,0324
  • 439.907
  • 1532.05
27 Ağustos 2012 Pazartesi

Hedef Erdoğan Hükümeti mi?

Terör; ekonomik kriz ve yaygın yolsuzluk skandallarıyla birlikte Türkiye'de seçim sonuçlarını her zaman etkileyen en ciddi sorun.
Şehit sayısının artması iktidarların ömrünü belirleyen temel konuların başında gelir.
Terör olaylarının tırmanması geçici bir durum olmanın ötesine taşarsa siyasal sonuçlar üretmeye başlar.
Önümüzde üç yıl var ve her birinde seçim yapılacak.
PKK'yı gizli veya açıktan destekleyenler, devlete bir politika empoze etmeye çalıştıkları gibi, stratejik olarak iktidar değişikliği amaçlıyor da olabilirler. Muhtemelen de böyle.
'Sandık maratonu' gelecek yıl yerel seçimlerle başlayacak.
Ülkemize dair içeride veya dışarıda hesap yapanlar açısından belki de en kritik yarış önce belediyelerde sahnelenecek. Düşünün, belediyeler... İstanbul ve Ankara'sıyla, Diyarbakır ve Hakkari'siyle...
Teröre lojistik ve zihinsel destek veren uluslararası güç odaklarını gözümüzün önüne getirelim. 
Eminim, Başbakan Erdoğan'ın okuması da bu yönde.
Erdoğan, bütün seçim dönemlerine terörün görece azaldığı ve silahların sustuğu bir ortamda girmeyi başardı.
İç ve dış diplomasiyi, sandığın yaklaştığı her dönemde bir şekilde terörü marjinalize etmekte kullanabildi.
Demokratik iradenin şekillenmesi, terörden azade biçimde gerçekleştirilebildi.
Evet, kabul etmek gerekiyor ki; maruz kaldığımız terör aynı zamanda diplomatik silah olarak kullanılıyor.
Devlet adamları söyleyemese de biz gazeteciler için daha açık konuşma zamanı gelmiş gibi görünüyor.
Aslında bütün mesele Tahran'da düğümleniyor.

Şİİ İMPARATORLUĞU'NA KİM KARŞI ÇIKIYOR?
Arka planda Türkiye ile İran arasında 600 yıldır süren gizli mücadele yatıyor.
Küresel sistem, İran'ın kurmaya çalıştığı Şii İmparatorluk için yine Türkleri öne sürüyor.
Karşı blokta Rusya da var.
Ama Moskova asırlardır iştahını bir an bile kaybetmediği sıcak denizlere inme kartına sarılıyor.
Dünya alem biliyor, Rusya'nın bugün Suriye'de askeri deniz üssü var. Bu ne demek?
Şam düşerse Tahran düşer...
Tahran devrilirse Moskova çok ama çok büyük darbe alır.
Bir yıl önce neredeyse bitme noktasına gelen PKK terörünün yükselişine bu gözle bakalım.
Biz Suriye'de muhalefeti destekliyor muyuz?
Orada iç savaş var, bu ne anlama gelir?
Şam yönetiminin, Tahran'ın metotları gizli mi? Buna karşı ne yaparlar?
Peki ABD bunları bilmez mi?
Washington bu kez çok akıllı strateji uyguluyor, çok...
Şii İmparatorluğu, Yavuz Sultan Selim-Şah İsmail döneminden bu yana bitmeyen kabustur Anadolu için.
Asırlarca Osmanlı İmparatorluğu set çekmişti Şiilere karşı.
Şimdi de Cumhuriyet Türkiyesi ön planda.

BÜYÜK ORTADOĞU DEDİKLERİ NEYDİ?
Ortadoğu'nun ve Afrika'nın şekillendirilmesi, İslam dünyasının yapılandırılması 50 yıllık proje.
Küresel sistem, artık diktatörlüklerle bu büyük coğrafyayı yönetemeyeceğini biliyor. Çünkü başta fanatik terör olmak üzere çok büyük komplikasyonlar üretiyor. Dünyanın bugünkü döneminde Arap Baharı dediğimiz hareket, bu ülkeleri demokratikleştirmek ve Washington'a endekslemek istiyor.
Kaçınılmaz...
Suriye dönüşecek, sonra İran...
Ardından Pakistan, Afganistan...
Mısır, Libya, Irak, Tunus gibi olacak.
Elbette dönüşürken bu ülkelerde ortalık karışıyor.
Pay almak isteyen bütün ülkeler bazen etnik, bazen mezhep kartlarını açıyor. İstikrarsızlık yaratıyorlar. Tablo budur.
Demem o ki; Suriye sorunu çözülmeden Türkiye'de terör bitmez.
Sınırımızdaki üç ülke PKK'yı desteklemeye başlamış.
Türkiye'nin çok da fazla seçeneği yok. Küresel sisteme ve ABD'ye endekslenmişiz bir kere. 'Ben bu oyunda yokum' diyebilir miyiz? Acı ama gerçek bu...

<div><br></div><p><br></p>

Meteoroloji Hava Tahmin Uzmanı açıkladı... İstanbul'a kar yağacak mı?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (22 Ocak 2021)

İHA fabrikası Ankara'da üretime başladı