• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
01 Ekim 2012 Pazartesi

Devlet kongresi

Ankara bir parti kongresinden çok 'devlet töreni' havası soludu. Büyük oteller, kırmızı plakalı protokol arabalarına ve olağanüstü yoğun güvenlik önlemlerine sahne oldu. Otellerde köpeklerle bomba aramaları yapıldı. Arena'ya girişte de benzeri manzaralar vardı.
"devlet1.jpg"'Güvenlik, düzen ve kontrol odaklı' bir organizasyondu.
Salon tıklım tıklım doluydu, bir o kadar partili de dışarıda kalmıştı. On birinci yılında bir partinin, ömrünün neredeyse tamamını iktidarda geçirip, dördüncü kongresinde dünkü manzarayı yakalaması manidar. Partinin ve onun lideri Erdoğan'ın günler öncesinden 'yüksek beklenti yaratabilmesi', gündemi kendi üzerine çekebilmesi, sanırım siyaset ve toplum bilimcilerinin alanına girer. 'İktidar imkanları ve belediyelerin katkısı' diyerek işin içinden çıkmak sadece kolaycılık olur.
'Akreditasyon ayıbı' kongreye gölge düşürdü. Girdiği bütün seçimleri kazanan, son bir yıldaki anketlerde hep yüzde 50 gözüken bir partinin 'bu özgüven eksikliğini' ya da 'tolerans düşüklüğünü' anlamak mümkün değil. Erdoğan 'Bu salonda Türkiye var' derken ben içimden 'ama bazı gazeteciler maalesef yok' diye üzüldüm. Benzeri bir tavır, partinin kongre ilanlarına da yansımıştı. Salonda ağırlığı Müslüman coğrafyadan olmak üzere dünyanın her yerinden davetli vardı. Ancak basın kısıtlaması nedeniyle CHP, Barzani'nin katılımı nedeniyle de MHP temsilcisi gelmemişti. BDP ise zaten davetli değildi.
Arena çevresindeki satıcılar Erdoğan'ın fotoğrafının yer aldığı yaka kartları ve tişörtler satıyordu.
Bir parti etkinliği açısından zirve, yüz bin kişilik İstanbul İl Kongresi'ydi. Dolayısıyla 'görsel etki' bakımından dün zirveyi göremedik. Salondaki çeşitlilik ise güzeldi. Başı açık, türbanlı, Anadolu tipi başörtülüler, toplumun her kesiminden insanlar vardı. İzleyiciler arasında Erdoğan'ın işadamı arkadaşı Remzi Gür, THY Genel Müdürü Temel Kotil dikkatimi çekti. Numan Kurtulmuş, Süleyman Soylu ve Osman Can ise yeni partililer olarak baş köşedeydiler. Bir de her yerde Türk bayraklarının olması hoştu.

"devlet2.jpg"SİYASET HAYAL KURDURMAKTIR
Yurtdışından
gelen konuklar localardaydı. Çok uzun yıllar Ortadoğu politikalarında Türkiye'nin rakibi olarak kendini konumlayan Mısır'ın 'Arap Baharı sonrası lideri' Mursi'nin gelişi en önemlisiydi. Ayrıca Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi Lideri Mesut Barzani ve idama çarptırılan Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Tarık El Haşimi'nin şeref konuğu olması ilgi çekici bir görüntü yaratıyordu. Türkiye'de, bir iktidar partisi kongresinde, milliyetçi-muhafazakar on binlere en çok Hamas liderini alkışlatmak... Sonra aynı tribünlere Barzani ve Haşimi lehine coşkuyla tezahürat yaptırmak... Bunlar da uzun uzun dış politika analizi gerektirir.
Salondaki coşku öyle çok büyük değildi. Duygusallık, Erdoğan şiir okuduğunda doruk noktasına çıktı.
Patlama anı, Erdoğan'ın eşi Emine Hanım'la birlikte salona girdiği dakikaydı. Erdoğan saatine baktığında 10.50'yi gösteriyordu ve içeriye ilk adımını atıyordu. Bakan ve parti yöneticilerinin büyük bölümü eşleriyle katılmıştı. Bakan ve genel başkan yardımcılarının çoğunluğu kırmızı kravat tercih etmişti.
'Hayallerimiz var' diyen pankart 2023'ü işaret ediyordu. Evet, siyaset hayal kurdurmaktır. Umut vermek, heyecan aşılamaktır. Hep yeni bir hikaye yaratmaktır. Erdoğan bunu başarıyor.

"devlet3.jpg"MİLLİYETÇİ MUHAFAZAKaR YENİ PARTİ
Ne
konuşmada ne de katılımda sürpriz vardı. Erdoğan günlerdir dünkü manzaranın yapı taşlarını döşemişti. AKP artık Türkiye'nin geleneksel sağ partilerinden birisi haline gelmiş ve bunu da milliyetçi-muhafazakar tabana oturtmuştur. 'Liberal kanat hassasiyetinin' minimum seviyeye indiği yeni bir dönem... Erdoğan, 12 Eylül 2010 referandumunu referans alarak yol haritasını belirlemiş. Orada yüzde 58'i nasıl aldığının analizine yaslanıyor. Bu sayede 2014'te yüzde 55 bandından Çankaya'ya çıkmanın hesabını yapıyor.
Konuşmasına çok uzun bir selamlamayla girdi. Ağırlıklı olarak Müslüman coğrafyaya seslendi. Ortadoğu sokaklarında çok ilgi gördüğüne eminim. Zaten konuşma Al Jazeera aracılığıyla Arapça olarak canlı yayınlandı. AB ise hiç yoktu. Bir noktada ceketini çıkardı, gömlek kollarını sıvadı. Uzun fasıldan sonra asıl konuşmasına '11 yıl önce AK Parti'yi kurarken' cümlesiyle başladı. Geçmişin bilançosunu çıkardı, teşkilatına ve özellikle kadınlara, gençlere teşekkür etti. Metin, 'Genel Başkanlığa veda konuşması' niteliğindeydi. Ben siyasi mesaj anlamında içerik olarak zayıf buldum. Beyinlere değil, kalplere hitap etmek istenmiş. Fazla detaycıydı. Ama şurası gerçek, 'Erdoğan büyük hatip'... Özellikle şiirlerle süsleyerek kitleyi etkilemesini biliyor. Dün, o salonda partisini ve ülkesini Ortadoğu'nun yeni lideri olarak konumlamak isteyen, tarihsel referansları çok yüksek, dini göndermeleri fazla, oldukça iddialı ve güçlü bir Erdoğan izledik. Her türlü detayıyla bizzat ilgilendiği ve adeta devlet kongresi haline getirdiği organizasyonla tek bir amaca kilitlendiğini gösterdi: 'Devlet Başkanlığı'

<p>Millet ittifakının ortağı İyi Parti'den, HDP'yi sevindirecek bir açıklama geldi. İyi Parti Genel

İyi Parti'den skandal çağrı: Selahattin Demirtaş serbest bırakılmalı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Karıncaların şaşırtan gücü

İşte Galatasaray'ın gündemindeki golcü oyuncular