• $7,4773
  • €9,0423
  • 441.709
  • 1556.77
28 Aralık 2012 Cuma

Dağda mücadele, ovada proje

Devlet nihayet çok nitelikli bürokratlarıyla varlık gösterdiği Doğu ve Güneydoğu'da doğru formülü bulmuş.
Terörle mücadelenin çözümü için kısa, orta ve uzun vadeli planlamaları uygulamaya koymuş. Uzaktan yeterince doğru anlaşılamayabilir ama 'sahada' şahit olunca daha net görüyorsunuz. Zihniyetler değişiyor, kalıplar kırılıyor.
Askerdeki, 'Silahlı örgütle tavizsiz ve aralıksız mücadele' konseptini dün detaylı irdelemiştik. Siirt'te gördüklerimiz ve Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven'den dinlediklerimiz, asker-sivil arasındaki görülmemiş sinerjinin işaretiydi. İstihbarat-operasyon işbirliğinin sağlandığı da kesin. Haber sayfamızda detaylı olarak göreceğiniz gibi valiliklerin koordinasyonunda, emniyet eliyle doğrudan halka ve özellikle gençlere dönük projeler ön plana çıkıyor. Hep eğitim odaklı yaklaşımlar, bilhassa kız çocuklarının okullaşma oranı, meslek sahibi olması üzerine bina ediliyor. Dikkat ediyorum, bütün etkinliklerde de 'vali, emniyet müdürü, tugay komutanı ve jandarma alay komutanı' beraber görüntü veriyor.
İSTİHBARAT KARDEŞLİĞİ
Sanıyorum PKK'nın şehir örgütlenmesi KCK'ya yönelik polisin operasyonları da asker ve polis yakınlaşmasını güçlendirmiş. Siirt Emniyet Müdürü Mutlu Ekizoğlu, ortak mesai arayışı ve anlayışını Tugay Komutanı Mehmet Şükrü Eken'e 'Elimizde gönüllü 150 özel harekat mensubu var. Emrinizdedir. Sahada değerlendirin' diyecek kadar olumlu bir çizgiye taşımış. Zaten hem Diyarbakır, hem Siirt hem de Hakkari'de polisler son durumu 'Komutanlar bizden gelen istihbaratları anında değerlendirerek operasyonel tutum alıyorlar' sözleriyle anlatıyorlar.
Yaşanan değişimi şöyle sloganlaştırıyorlar:
'Dağda mücadele, ovada proje'.
İşin bir başka yönü daha var. O da şehirdeki KCK operasyonları...
'Ne yapmaya çalışıyorsunuz, bu yolla terör nasıl bitecek?' diye sorduğunuzda şöyle bir açıklama geliyor:
'PKK güçlü olduğu sürece barış adımı atamazsınız. Vatandaşı da yanınıza alamazsınız. Elinde silah, baskı yapıyor. Devlet eski devlet değil. Adam öldürmüyor. Ama PKK eski PKK. Adam öldürüyor. İlk yapılması gereken dağda hiç ara vermeden silahlı teröristle mücadele etmek. Ama ovada geliştirilen projelerle devletin şefkat elini uzatmak. Yatırımları artırıp refahı yükseltmek. Eğitim faaliyetleriyle dağa çıkışı önlemek. Bölgedeki vatandaşımızı her türlü baskıdan kurtarıp, özgür iradesiyle baş başa bırakmak. Bu aynı zamanda yerel seçimler için de hayati önemde.'
Bölgedeki hava böyle. PKK final yılı diye gördüğü 2012'yi kaybetti. Şimdi yeniden '35'inci yılımız final yılı olacak' diyerek 2013'ü hedef gösteriyor. Ancak devlet kararlı. Bu yıl PKK'nın gerçekten final yılı olacak, örgüt çok ağır darbe alacak. Kışın da operasyonlar sürecek.
BAŞBAKAN'DAN VALİYE TELEFON
Siirt'teki, Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven'in de katıldığı sohbetlerimize ilişkin ayrıntıları dün aktarmıştım. Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır Emniyet Müdürü Recep Güven'le geçen hafta bir görüşme yaptığını da... Erdoğan yakın takipte anlayacağınız. Bölgeyle ilgili gelişmelerle bire bir ilgileniyor. 
Biz Siirt'teyken Vali Ahmet Aydın'ı da aradı. Vali kısa süreli şaşkınlığa uğradı. Konuşmayı tamamlayıp yanımıza döndükten sonra merak ettim. Evi yanan vatandaşı sormuş. Televizyon ve gazetelerde çok haber çıkınca merak etmiş ve 'İşin aslı astarı nedir' demiş.
Akşam yemeğinde vali bunu Emniyet Müdürü Mutlu Ekizoğlu'na söyledi. Ekizoğlu da yardımcılarına konuyla ilgilenmeleri talimatını verdi. Ayrıca o sokağa kamera konulmasını, eve dışarıdan bir müdahale olup olmadığının araştırılmasını istedi.

<p>Angela Merkel’in partisi Hristiyan Demokrat Birlik Partisi'nin genel başkanlığına seçilen A

Türk dostu Armin Laschet kimdir?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Beyaza bürünen İstanbul'dan kar manzaraları

Hobi olarak başladı şimdi taleplere yetişemiyor