• $7,5354
  • €9,1058
  • 444.89
  • 1513.22
12 Nisan 2012 Perşembe

Çin model olabilir mi?

ŞANGHAY
Hızlı ve sürekli büyüyen bir ekonomi güçlü bir orta sınıfla mümkün. Demokratik standartların gelişmesi de öyle...
Bu iki hayati alanda mucize gerçekleştiren bütün toplumlarda talepkar orta sınıf gerçeği vardır.
Çin, son on yılın en büyük başarı öyküsü. Ama aslında hikaye, daha öncelere dayanıyor. 1978'de dışa açılma ve reform hamlesini başlattılar. Bu, 2003'e dek sürdü. Hep tasarruf ettiler. Tek slogan vardı: 'Zenginleşeceğiz'.
Sonra sıra bu birikim ve zenginliği topluma yayma aşamasına geldi. Küresel kriz patlayınca yüksek nüfus, büyüyen orta sınıf, iç tüketim ve canlı ekonomik faaliyetlerle yine ayakta kaldılar.
Bugün dünyaya 'yeni bir Çin modeli'nden bahsedilebilir mi?
Ya da ABD'nin yerine süper güç olacaksa, yakın gelecek için 'bir Çin rüyası'ndan?
Nüfus, iyi kullanılırsa önemli avantaj.
Tasarruf alışkanlığı da...
Disiplin, ucuz işçilik ve devlet planlaması...
Ülkenin her yerinde olağanüstü ekonomik hareketlilik göze çarpıyor. Bu ara, önceliği altyapı harcamalarına veriyorlar. Küresel kriz döneminde metro, yol, limanlar, elektrikleşme gibi çalışmalarla ekonomik hayatı canlı tutuyorlar.
70 MİLYON DOLAR MİLYARDERİ
Devletin elinde muazzam sermaye fazlası birikmiş durumda. Zenginleşen devasa bir nüfus da cabası... İnanılmaz bir rakam vereyim: Çin'de 70 milyondan fazla insanın nakit serveti 1 milyon doların üzerinde. Türkiye nüfusu kadar zengini olan bir ülke düşünün.
Ama ticaret ve müzakerede çok iyiler, sağlamcılar. Türk heyeti bazı güzel ticari bağlantılar kursa da nakit akışında Türkiye'ye yatırım için hedeflediğimiz gelişmeyi sağlayamadık. TCDD Genel Müdürü hızlı tren projeleri için çok umutluydu, hayal kırıklığına uğradı. 'Daha çok çalışacağız' derken Çinlilerle pazarlığın zorluklarından bahsediyordu. Enerji Bakanı Yıldız, önümüzdeki on yıldaki yatırımlarımız için 70 milyar dolara ihtiyaç duyduğumuzu söylüyor. Acaba Çin kaynağı derdimize derman olur mu, amaç bu... Ancak Çinliler daha çok mal satmayı istiyorlar. Kolay para kazanıyorlar.
DEMOKRASİ OLMADAN SÜPER GÜÇ OLUNMAZ
Başbakan Erdoğan, başarılı bir Çin ziyareti gerçekleştirdi, yerinde izledik. Beraberindeki işadamları da bağlantılar kurdular. Kimisi ciddi büyüklükteki işlerle ilgili imza da attı. Erdoğan güncel Suriye konusunu görüşürken Çinli muhataplarına hep, şu temayı işledi:
'Ekonomi ve siyaset ayrı... Olayın insani boyutları da var. Her konuda bu geçerli. Uluslararası toplum, insani krizlerde devletlerin ne yapacağına bakıyor. Çin, büyük devlet, köklü gelenek. Küresel vicdanın da sesi olmalısınız.'
Çin, gerçekten baş döndüren bir başarı performansına sahip. Hedefleri daha da büyük. İçeride insan hakları ihlallerini tamamen bitirmek, demokratik standartları geliştirmek durumunda olduklarını biliyorlar. Komünist Partisi kongresinde bir süre önce 'reform yapmak zorundayız' demişlerdi. İçeride demokrasi yetmez. Bugünün dünyasında rol model olabilmek, hele süper devlet statüsü elde etmek için bölgesel ve küresel insanlık trajedilerinde ne yaptığınız çok ama çok belirleyici. Uluslararası toplum, krizlerde çıkarınızı gözeten stratejilerle dolu siyaset mi yaptığınıza, yoksa ilkelerle çepeçevre sarılı riskli de olsa inisiyatif mi aldığınıza bakıyor. Suriye ve İran konuları bugünlerde bahsettiğim kriterlerin en başında geliyor. Barışçıl yöntemlerle bu krizler aşılacaksa kimin nasıl katkı yaptığı tarihsel önemde, Çin yönetimi kilit rolde. Sözünü ettiğim iç ve dış çerçeve aynen Türkiye için de geçerli. İçeride barış, istikrar ve demokrasi... Bölgemizde ve Afrika'ya, Orta Asya'ya kadar uzanan geniş coğrafyada mazlumların yanında huzur elçisi... Bunu başarınca ilk on ekonomi arasına kolay gireriz ve bu, işte o zaman anlamlı olur. Çin ve Türkiye, farklı büyüklükte olsalar da ekonomik kriz çağında benzer performans sergiledi. Biz de Müslüman bir toplumun demokrasiyle yaşayabileceğini ispatlayarak rol model oluyoruz. Ekonomik başarıyı sürdürür, demokratik standartları geliştirirsek bölgenin tek etkin gücü oluruz. Küresel ölçekte de sözümüz dinlenir. Rusya büyüktü, etkiliydi ama hiçbir zaman gerçek süper güç olmadı. Bu da unutulmasın. Çin'deki dört günün bende bıraktığı izlenimler böyle...
"ika.20120411230907.jpg"

<p>Özel harekat polislerinden oluşan Taktik Su Altı Operasyon Grup Amirliği, su altı ve üstünden düz

Suyun altında da 'özel harekat'

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Fenerbahçe'nin ardından Galatasaray... Beşiktaş'ta yüzler gülüyor

Kısıtlamaların sona ermesiyle İstanbul'da hareketlilik başladı