• $7,4125
  • €9,024
  • 442.261
  • 1542.45
14 Aralık 2012 Cuma

Cennet'ten Saray'a...

Herkesin, hepimizin bir hikayesi var. Ve her insanın hikayesi dinlemeye değer. Hele, kamuoyu önündeki insanların, siyasetçilerin zirveye çıkıncaya kadarki yaşanmışlıkları...
Bilinmeyen hayatları...
Başarı öykülerini oldum olası severim, önemserim.
Başkalarına umut aşılar, sevinç verir; zorlukların üstesinden gelinebileceğini ve hedeflere ulaşılabileceğini gösterir.
Kadir Topbaş ve Gürsel Tekin'le görüştüğümü ve izlenimime göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışının ikisi arasında geçeceğini yazmıştım dün.
Gürsel Tekin'in Kars'ta başlayan yaşam öyküsünü AKŞAM'da Gürkan Hacır kaleme almıştı, çok ilgi çekmişti.
Ben de bugün Kadir Topbaş'ın bilinmeyen öyküsünü anlatayım. Onunla sohbetimizin büyük bölümünde Saray Muhallebicisi üzerinden Topbaş aile geleneğini konuştuk. Doğrusu her türlü siyasi konudan daha çok ilgimi çekti.
İstanbul'la özdeşleşmiş markalardan birisi Saray...
Girişimcilik hikayesi.
Anadolu'dan başlayıp İstanbul'da zirve yapan tatlı bir serüven.
İlber (Ortaylı) Hoca da Saray Muhallebicisi'ni çok sever, her fırsatta 'Saray'a gidelim' der.
Hikaye, Hüseyin Topbaş'ın Artvin'in Yusufeli İlçesi'ne bağlı Barhal Köyü'nde başlar. Şimdiki adı Altıparmak olan bir dağ köyü...
Savaş sonrası, kıtlık zamanlarıdır. Hüseyin Topbaş yeni evlenmiştir. İstanbul'a çalışmaya gelir, köylülerine ait Cennet Muhallebicisi'nde iş bulur. Bulaşıkçılık dahil her işi yapar. 7 yıl boyunca çalışır, para biriktirir. Köyüne hiç gitmeden, karısını bir kez bile görmeden...
 'Dükkan açacağım' diye İstanbul'a gelmiştir. Yedinci yılın sonunda Kasımpaşa'da küçücük bir dükkan açabilir. İşte o zaman köyüne gider, ailesini de alır ve İstanbul'a getirir. Adı 'Bizim Muhallebici'dir.
Sonra yıllar geçtikçe, İstiklal Caddesi'ndeki Saray Muhallebicisi'yle işler büyür. O dükkanı da zorlu bir mücadeleyle alırlar. 
BEREKET NESİLDEN NESİLE DEVAM EDER
Hacı Hüseyin Topbaş'ın dört erkek evladı var. Birisi rahmetli olur. Onun çocuklarıyla kalan üç kardeş işleri beraber sürdürür.
Öyledir, bereket nesilden nesile devam eder. Terbiye de öyledir. Yeter ki sonraki kuşaklara taşıyacak bir gelenek oluşturun. Yaptığımız işler, bıraktığımız eserler ailemizin bizden sonraki nesillerine de hayat vermeye devam eder.
Hüseyin Topbaş'ın çocuklarına en fazla verdiği tavsiyesi 'Severek yiyemeyeceğiniz hiçbir şeyi müşterilerinize de yedirmeyin. Malzemenin de siz yiyeceksiniz gibi en kalitelisini alın' olur. Bir diğeri de 'Kasada durmayın, mutfakta durun' şeklindedir. Bugün bile herhangi bir tabak yarım kaldığı zaman garsonlar, aşçılar yanınıza gelir, 'Efendim bir kusurumuz mu var' diye soruyorsa işte o terbiyenin gereği.
Kasımpaşa'daki Bizim Muhallebici dükkanı şimdi kirada. Geliri Hacı Hüseyin Topbaş adına hayır işlerinde kullanılıyor. Kalan bir miktar da ailenin en büyüğü olarak Kadir Topbaş'ın evinde bayramlarda toplanıldığında küçük büyük, damat gelin herkese zarflar içinde harçlık niyetine dağıtılıyormuş. Üzerinde Hüseyin Topbaş yazıyormuş. Ne hoş değil mi?
İşin siyasi boyutu bir yana, oy verirsiniz vermezseniz o ayrı. Saray Muhallebicisi'nin hikayesini öğrenince, Topbaş'ın bu halka yakın duruşunun temelinde Barhal Köyü'nden gelen o temiz ve halis geleneğin izlerini görüyorsunuz.

<h3>Siyasetin gündemi reform ve ittifak çalışmaları oldu. Peki muhalefet neden reform ve ittifak çal

Siyasetin gündeminde ne var?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hastane kapısında 5 gün sahibini bekleyen vefalı köpek Boncuk, dünya basınında

Amasya'da mamutlara ait olduğu değerlendirilen fosiller bulundu