• $7,2993
  • €8,7725
  • 403.447
  • 1533.03
11 Nisan 2011 Pazartesi

Başbakan'ın liste stratejisi

Genel seçim heyecanı, milletvekili listeleri YSK'ya verildiği dakikadan itibaren başlar. Çünkü 'sahaya inmek' işte o anda söz konusudur. Referandumun başlangıç vuruşu üç ay önce, haziranda yapılmıştı.
Bakıyoruz, milletvekili seçimleri için tam iki aylık süre kaldı.
Önümüzdeki üç gün partilerin listelerini analiz edeceğiz. İktidar partisiyle başlıyoruz.
Liste YSK'ya verilince üzerinde daha sağlıklı değerlendirmeler yapmak mümkün, ancak bugün çeşitli işaretleri göz önünde bulundurup Başbakan'ın stratejisini ele alalım.
Liste üzerindeki asıl rekabet 'milletvekili az olan illerde' yaşanır. Aday kimlikleri, az sayıda milletvekili çıkaran illerde belirleyicidir.
Oysa İstanbul, İzmir, Ankara gibi nüfusun ve milletvekili sayısının arttığı illerde seçmenler adayları tanımazlar bile...
İşte Erdoğan, son bir haftada çok sayıda küçük ilde henüz hiç duyurmadığı kamuoyu yoklamaları yaptırdı. İki ay önceki 106 bin denekli anketten farklı, küçük küçük yoklamalar... Oralarda vatandaşlara isim bazında sorular yöneltilerek 'Kimi vekil olarak görmek istersiniz?' diyerek görüşleri toplandı.

İDEOLOJİK EKSEN KORUNACAK
Listenin önem kazandığı ikinci bir kategori daha vardır: Çekişmenin yüksek olduğu seçim bölgeleri...
Üçüncüsü de aşiret, cemaat ve geleneksel yapıların güçlü olduğu yerler...
Çeşitli yorumcularda 'Acaba Adalet ve Kalkınma Partisi kimlik ve ideoloji değişikliğine gidecek mi?' merakının liste bazında yorumlandığını görüyoruz. Hayır, söz konusu değil. Parti ne kadar çeşitlilik arz etse, renkli bir koalisyon görüntüsü verse de ideolojiye rengini veren ana ruh sabit kalıyor. Yine öyle olacak. Erdoğan'ın son kez aday olduğu, anayasa değişikliğini gündeme taşıyacağı bir seçime giderken çok radikal bir farklılaşmayı kimse beklemesin. Parti grubunun yüzde 40'ı yenilenirken, ince mühendislik yapılır, ideolojik eksen aynen muhafaza edilir, vitrin değişir. 
Erdoğan'ın liste stratejisini üçlü bir sacayağına benzetebiliriz. Birincisi, yukarıda anlattığım gibi küçük iller...
İkincisi Doğu ve Güneydoğu Anadolu...
Diyebilirim ki, Erdoğan en büyük mesaisini buralara ayırdı. Bölge milletvekillerinin performansından memnun değil. BDP ile girilen rekabette vekillerin çoğunu pasif ve yetersiz kalmakla suçluyor. Büyük ölçüde isimler değişecek. Aşiret, cemaat gibi yapılardan gelenler yerine 'kariyere' önem verilecek. Farklı bir stratejiye gidiliyor.
Bölgeye hareket getirmek için özel listelemeler yapacak. Bazı bakanlar, özellikle icracı olanlar bölgeden aday olacaklar.
Bülent Arınç konusu var mesela, çok önemli.
Manisa yerine Urfa üzerinde duruluyor. Muhafazakar kodu yüksek bir bölge. Arınç'ın partisine katma değerinin çok yüksek olacağı hesaplanıyor. Üzerinde son dakikaya kadar tartışacaklar.
Muhafazakarlıktan çok etnik vurguların ön plana çıktığı yer ise Diyarbakır olacak. İşte burada çok çetin bir rekabet yaşanacak. Diyarbakır'da sürpriz bekliyorum.
Bir başka kritik isim Binali Yıldırım, Erzincan yerine İzmir...
Başbakan'ın seçim yol haritasında İstanbul apayrı bir paranteze ihtiyaç duyuyor. CHP ile kıran kırana bir çekişme yaşanacak. Milletvekili sayısı da çok arttığı için İstanbul iktidar denklemlerinin anahtarı... Erdoğan tıpkı referandumda olduğu gibi en az iki büyük miting düzenleme, ilçe bazında da konuşmalar yapma kararı aldı.
CHP'den dün akşam gelen liste haberleri müthiş. Kılıçdaroğlu artık resmen partiye mührünü vuruyor. CHP liste analizi yarına...

<p>Türkiye, adı sonradan 'post-modern darbe' olarak konulan müdahaleyle 24 yıl önce tanıştı. Peki, b

28 Şubat bitti mi? 28 Şubat'ın dinamikleri neler?

Çorum'da 7 bin 291 litre sahte içki ele geçirildi

İstanbul'da yüzde 50 kapasiteyle kafe ve restoranlar ilk müşterilerini aldı

Yeni normalleşme süreciyle okullarda yüz yüze eğitim başlandı! İşte ilk kareler