• $7,5422
  • €9,0323
  • 411.169
  • 1538.04
18 Kasım 2010 Perşembe

Babalar ve oğulları

Güneri Cıvaoğlu'nun İlhan Mansız'la ilgili etkileyici bir yazısını okumuştum.
Aradan yıllar geçti, o yazıyı unutmadım. Mansız'ın şöhretin doruklarında olduğu günler... Sadece futboluyla değil, farklı tarzı ve stiliyle de bir pop ikonu olarak algılandığı dönem.


Cıvaoğlu, Mansız'ı bir Uzakdoğu restoranında 'tek başına' yemek yerken gördüğünü yazmıştı. Bir futbolcu grubuyla değil, tek başına. Sessizmiş, masanın üzerine cep telefonu bile koymamış. Çevresine hiç bakmadan, yavaş yavaş yemeğini yemiş, hesabı ödeyip çıkmış.

Bayramdan hemen önce bu yazıyı hatırlatan bir sahne yaşadım. Akşam yemeğindeydik. Birkaç dakika önce Ertuğrul Özkök de ailesi ve arkadaşlarıyla aynı mekandaydı. Derken gözüme uzak bir köşede Mustafa Sandal, eşi Emina, adının Yaman olduğunu öğrendiğim oğulları ve bir bayan arkadaşları oturuyordu. Yaman'ın ilk fotoğraflarını gazeteden hatırlıyorum. 'Ne kadar büyümüş, güzel çocuk' diye düşündüm. Belli ki Yaman babasının
kucağında mutluydu.

Bir ara Yaman masadaki bayanla dışarı çıktı. Elinde bir paketle döndü ve annesine 'senin için' dedi. Emina'nın gözlerinin dolu dolu olduğunu fark etmemek imkansızdı.

EVLADA İLK DERS
Yemeğimiz sürerken, gözüm 'celebrity' masasına kayıyordu, ister istemez. Bir ara çocuk ne yaptıysa Mustafa Sandal, dönüp şöyle dedi: 'Oğlum sana yapılmasını istemediğin bir şeyi başkalarına yapma.' Çocuk bunu ne kadar anladı tartışılır...
Fark etmez.
Babadan evlada önemli bir ders.
Eminim Yaman da o sözü unutmayacak. Babası onu hem küçük bir çocuk gibi seviyor hem de karşısında bir yetişkin var gibi davranıyor.


'TANRISAL ÇOCUKLUĞUMU YAŞIYORDUM'
Bugünlerde elimde Sartre'ın 'Sözcükler'i var. Büyük filozof 'kitap aşkı'nın başladığı çocukluk günlerini anlatır bu kitabında. Bir çocuğun gözünde ve hayal gücünde hikaye ve roman kahramanlarının nasıl farklı bir dünyasının olduğunu görürüz. 'Ben bir hayaldim, çifte dünyalarım vardı, tanrısal çocukluğumu yaşıyordum' diye anlatır Sartre.

ŞÖHRET YÖNETİMİ
İlhan Mansız'dan Mustafa Sandal'a... Güneri Cıvaoğlu'nun yazısından kendi gözlemime iki ayrı restoran manzarası...
Sonraki yıllar İlhan Mansız'ın 'çoğul dünyalara' sahip olduğunu gösterdi. Bakın şimdi ne güzel dans ediyor, buzda ne hoş kayıyor.
Bazıları şöhreti nasıl iyi yönetiyor, o şöhreti içten ve başarılı sürdürüyor. Şöhretli olduğunu hissettirmeden, doğallığını hiç bozmadan.
Mustafa Sandal oğluyla o kadar güzel oynuyordu ki... Daha doğrusu Yaman babasını okşuyor, saçlarını seviyordu. Dayanamadım, yanlarına gidip izin istedim. Kendimi tanıtıp, niyetimi anlatıp bu kareyi çektim. Sandal, aslında 'Mahsun yasakladı' dedi. Film nedeniyle 'hariçten' görüntü ve röportaj verilmesini istemiyormuş.

Henüz izlemedim ama Mustafa Sandal'ın New York'ta Beş Minare filmindeki oyunculuğu eleştirmenlerden tam not almış.
Bu yazıyı küçük bir çocuk için yazdım; havaalanında gördüğüm ve babasına 'Beni seviyor musun?' diye soran o çocuk için. Babalar çocuklarını sever, oğullar da onları özler.

<p>Ermenistan üzerindeki küresel güç mücadelesinin uzun süreceğini söyleyen Altınbaş Üniversitesi Öğ

Ermenistan'daki durum kimi, nasıl etkileyecek?

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi