• $7,3904
  • €8,9523
  • 437.306
  • 1465.35
16 Aralık 2012 Pazar

'Aşk asi bir kuştur'

İki kişilik devrimci bir örgüttür, aşk.
Meydan okumadır. Kişi istediği kadar düzenden yana olsun, aşk devrimdir.
İnsanın içindeki gizli insanları ortaya çıkarır.'
Sanatçı, aşkı işte böyle tanımlıyor.
Sonra şu çarpıcı örneklemeyle devam ediyor:
'Yüksekteki bir tel üstünde, birbirine doğru yaklaşan iki cambazın oyunudur aşk. Tehlikeli bir gösteri. Akıl zekasıyla, gönül zekası arasında kendilerini dengelemeye, ayakta durmaya çalışır aşıklar. Düşmemek için gayret ederler. Bir trapezdeki gösteri gibidir. Sallanırsın, sallanır, sallanır, sallanırsın, kendini bırakır üç perende atarsın. Bir an boşluktasındır. Aşığının seni bileğinden tutacağından eminsindir, güvenirsin. Aşağıdakiler seni düşürmeye çalışır. Sana domates atarlar. Yumurta ve laf atarlar. Aşığın çoğu kere seni tutar. Böylece aşkı yakalarsın, yok eğer düşersen 'aşk sakatı' olursun.'
Bu şahane anlatım Ali Porazoğlu'na ait.
Kendi yazdığı tek kişilik 'Asi Kuş' oyunundan.
İlk kez İKSV Tiyatro Festivali'nde oynadı. İkincisi Kültür Üniversitesi'ndeydi. Üçüncü gösteri ise özel bir proje içindi. Borusan Filarmoni Orkestrası'nı şef olarak yönetecek ve bu oyun üzerinden anlatı yapacaktı. Dört gün önce işte o konser vardı, izledim. Çok içtendi, güzeldi, etkileyiciydi.

"askasi.jpg"BÜYÜCÜNÜN İSYANI
Ali Poyrazoğlu, Bizzet'nin Carmen'i üzerinden bu oyunu ve gösteriyi sergiledi.
Carmen İspanyolca 'büyücü' demek.
Çok güzel bir çingene kız, Carmen.
Başkaldıran. Daima aşkın peşinden koşan.
İçindeki asi sesi dinleyen.
Ehlileştirilemeyen.
'Tiyatrocu' onu anlatırken, 'aşkın yenileme ve değiştirme gücünden' bahsediyor, hep.
Belki de Türkiye'nin en yetenekli tiyatrocularının başında geliyor. Ne anlatsa dinletecek bir sanatçı. Orkestra, salon, oyun, dinleyiciler her şey güzeldi. Tek talihsizlik Ali Poyrazoğlu'nun mikrofonunun kötü olmasıydı. Tiyatroda izlemeyenler için bazı sözleri anlaşılmamış olabilir. Yazık. Neyse ki oyun artık düzenli olarak sahne alacakmış.

'SANAT BİZİM PARAŞÜTÜMÜZDÜR'
Elbette, Ali Poyrazoğlu bulduğu her fırsatta olduğu gibi 'kültür ve sanat konusunda duyarlılık' mesajları verdi. 'Estetik farkındalık' yaratmaya çalıştı. Sanatçının görevi biraz da bu değil mi? Toplumu uyarırlar. Bakın, Poyrazoğlu sanatın bizim hayatımızdaki işlevini nasıl anlattı:
'Yaşam fırtınalarla doludur. Sanat ve kültür bu sert fırtınaların içinde bize paraşüt olur. Yere çakılmadan, yumuşak iniş yapmamızı sağlar. Eğer o paraşütün ipleri kesilirse sadece birey yere çakılmaz, toplum da çakılır.'
Sanatçı, son zamanlarda zirve yapan özelleştirme furyasının opera ve tiyatroya kadar uzanmasına işte bu alarm ziliyle karşı çıkıyor.
Bütün dünyadaki insanların, toplumların birbirine ne kadar yakın olduğunu da sanat ve kültürün nesilden nesile, coğrafyadan coğrafyaya gezindiğini hatırlatarak gösteriyor. Kongo'daki onbinlerce yıl öncesindeki bir ezgi, döner dolaşır İspanya'da eşsiz bir şarkıya ve dans gösterisine dönüşebilir. Bu büyülü dünya, dil, din, ırk ve sosyal statü farklılıklarının üzerine çıkar. 
Öyledir, gerçek kelebek etkisi sadece ve en güçlü şekilde sanatta vardır.
Asi Kuş perde kapanırken de şöyle söylüyordu:
'Kendi hayatınızın kahramanı olun.
Sahne sizin...
Başroldesiniz.'

<p>Mardin'de akrabalar arasında çıkan kavga silahlı çatışmaya dönüştü. Kameralara yansıyan görüntüle

Aksiyon filmi değil gerçek: Araçla gelip dehşet saçtılar

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları