• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
19 Aralık 2010 Pazar

2011 model CHP

Salonun adı Arena... Büyük, ferah ve medeni, son yıllarda sayıları artan güzel salonlarımızdan. Sabah 09.00'da geldim, hiç olmadığı kadar kolayca içeriye girdim. CHP'liler de geçmiş deneyimlerin aksine gayet hazırlıklı, gayet organize. 'Sigara içmeyelim' uyarıları da yapılıyor sürekli. Delege, ziyaretçi, basın ve VIP davetliler için yerler muntazam ayrılmış. Olması gerekenler bunlar, üstesinden gelinmiş.
Kurultayın adı bile 'İktidara Yürüyüş'.

Bugüne dek CHP kurultaylarına hakim olan havadan farklı bir atmosfer vardı.
'Türkiye için varız, muhalefet de şerefli bir görevdir, sistemi koruyoruz' yerine 'iktidar istiyoruz' yaklaşımı hakimdi.

RICKY MARTIN'DEN ANADOLU ESİNTİSİNE
Ricky Martin'li pop-şov yerine halk oyunları gösterisiyle Anadolu'dan esintiler tercih edilmişti.

AKP'nin Ahmet Kaya'yı, 12 Eylül'de idam edilenleri andığı, Hrant Dink'i sahiplendiği bir dönemde Deniz Gezmiş'li pankart da '68 ruhunu hatırlatarak' kayda değer bir mesaj taşıyordu.

'Değişim' deniliyor ya, 'CHP değişecek mi?' diye soruluyor; 'CHP zaten değişmişti. Genel başkan değişimi kolay mı? Ama bu kurultay, lider bazındaki değişimi Anadolu'ya taşıyacak kadroların işbaşına gelişi için önemliydi'.

Bu bahiste, sabah 10.00'da NTV yayınında 'Uzlaşma olacak mı?' sorusuna verdiğim yanıtı tekrarlamakta fayda görüyorum:
'İktidar paylaşılmaz. Kılıçdaroğlu ilk iki hamlesinde başarılı olmuştu. Dönmek isteyen Baykal'a rağmen aday oldu, yumruğunu vuran lider olmak için Önder Sav'la yollarını ayırdı. Şimdi güçlü bir lider. İktidar sorunu olmadığının güveniyle uzlaşmacı olacaktır. Uzlaşmanın zorunlu olduğu bir noktada, hem yenilikçi hem temel zemini koruyan bir yaklaşımı olacaktır'.
Öyle de oldu.


DEĞİŞİMİN PAROLASI
Adalet ve Kalkınma Partisi neden kazandıysa CHP de o yoldan yürürse performansını artıracak. Kurultay delegesi bunun farkındaydı. Kılıçdaroğlu'nun söylemine de delegelerin sözlerine de bu, yansımıştı.

Değişimin parolası şöyle:
'Korku değil umut, geçmiş değil gelecek, negatif değil pozitif söylem'.
Değişimi bazıları yanlış anlıyor ve 'aşırı yoruma' başvuruyor.
Değişim süreçleri bütün değerleri esnetmek, geçmişi silmek değildir. Bir ayağınız geçmişte diğeri gelecekte olacak, bugünü de kapsayacaksınız. Salonda hiç olmadığı kadar altı ok vurgusu yapılması, her yerde altı ok posterlerinin olması, Onuncu Yıl Marşı'nın sürekli çalınması yönetimin eleştirilere yanıtıydı. CHP'nin sağa kaydığını değil; halka yaklaştığını düşünenlerdenim. Yüksek siyaset katının hassasiyetleri yerine halkın talepleriyle yüzleşme gerekliliğini gördüklerinden...

Yeni dönemin önemli siması Gürsel Tekin, iki gün önce aradığında 'Yüzde 30'u aştık' derken sesi coşkuluydu. 'Daha çok erken' dedim, seçimlere altı ay var. CHP iyi bir zemin yakaladı. Böyle bir zamanlamayla kurultay düzenlemek ve gündeme gelmek her zaman denk gelmez. İyi değerlendirirlerse AKP ile rekabet edebilirler. Ama her şey bundan sonrasına kalmış durumda. Kılıçdaroğlu'nun yalnız adamlığını gerçekten 'sahada da' bitirirlerse umutlanmakta hakları var. Referandumda Kılıçdaroğlu adeta tek başına mücadele etmişti. Lider önemlidir de teşkilat onun yükünü omuzlarsa siyaseten bunun anlamı olur. Bundan sonrası CHP'nin teşkilatlarına kalmış.

ASIL MESELE YARDIMCILARDA...
Önemli bir not...
Parti meclisi listeleri her zaman kritiktir. Oradaki değişim uzun vadeli siyasi projeksiyonlarda belirleyicidir. Ama daha fazla üzerinde durulması gereken konu genel başkan yardımcılıklarıdır. Şimdi iş Kılıçdaroğlu'nun. Kurultay sonrası Parti Meclisi'ni toplayacak ve 15 genel başkan yardımcısını 'kendisi' belirleyecek. Yeni tüzük ona bu yetkiyi veriyor. Yeni kadrosunu kuracak. Anlayacağınız artık en ufak bir mazereti kalmıyor. Başarmak zorunda. Zaten kendisi de 'anlamlı bir başarı çıtası' ortaya koymuştu.

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını ise heyecan ve tonlama bakımından zayıf buldum. Oysa içerik sağlamdı. Konuşmanın sonu ise güçlüydü.
Salondan bir iki gözlem daha aktarayım. Konuklar arasında en çok alkışı Sabih Kanadoğlu topladı. 'Aramızda 34 ülkenin büyükelçisi var' anonsu ise CHP siyaseti açısından ve onun yarattığı ilgi bakımından hayli ilginçti. Rahşan Ecevit'in bulunması da öyle...

İsmi gece boyu PM'ye girecek isimler arasında gösterilen Oktay Ekşi, özellikle gazetecilerin ilgi odağıydı.

Takım oyunları özgün bir ruh ister. Başarıyı ekip çalışması getirir. Liderin payı büyüktür ama onun belirleyeceği arkadaşları arasında 'yıldızlar' ve 'askerler' yani emektarların uyumu anahtardır. Kılıçdaroğlu bu dengeyi gözetmiş. Bu, takımının başarı şansını yükseltir. Hani transfer şampiyonu Beşiktaş'ın teknik direktörü '1960 model futbol oynuyorlar' diye rakiplerini eleştiriyordu ya. Önemli olan sizin takımın kaç model futbol oynadığıdır. Bence dün itibarıyla '2011 model bir CHP' doğdu biraz 'ortanın solu'nda... 'CHP'nin değişimi abartılmasın ama küçümsenmesin de' diyebilirim.

İKİNCİ KAZA
Akşam saatlerinde gelen kadın kotası ihlali iddiasıysa, yine o bildik gölgeyi kurultayın üzerine düşürdü. Referandumda oy kullanılamaması gibi bir acz hali. Düşünün görkemli kurultay bitmiş, akşamına son dakika haberlerinde 'Kılıçdaroğlu: Kararı yargı verecek' yazıyor. Dönüşüm ve yenilenme çabasını sürdürürken, ayağınız da yere daha sağlam basmalı. Yoksa vatandaş, 'bunlar iktidar olursa ne olacak' diye sormaz mı?

<p>Ankara'da boşanma aşamasında olduğu eşine karşı koruma tedbiri bulunan L.S. 4 aylık bebeği Asya S

Koruma tedbiri olan baba minik Asya'yı annesinden böyle kaçırdı! İşte o anlar...

Bakanı Karaismailoğlu, Hasankeyf-2 Köprüsü Açılış Töreninde katıldı

Milli Savunma Bakanlığı fotoğrafları paylaştı

''Baharın müjdecisi'' leylekler Bingöl'e renk kattı