• $9,4641
  • €11,0045
  • 548.3
  • 1508.73
26 Nisan 2013 Cuma

Final psikolojisi

Saat tam 20.40'da Fenerbahçe takım otobüsü Şükrü Saracoğlu'nun önündeydi. Eşlik eden, yol açan iki polis motosikletinde Türk Bayrakları dalgalanıyordu, büyükçe boy...

Fenerbahçe tarihinin 'en önemli' maçıydı... Yo yo aslında çok önemli iki maç daha oynanacaktı, Lizbon ve Amsterdam'da...

Hava güzel, taraftarlar formda ve coşkuluydu. Hamdi Akın umutlu, Ali Koç çok mutluydu. Nevbahar ve Caroline Koç'u ilk kez maçta görüyordum. İki Beşiktaşlı Erkan Akdemir ve Zafer Yıldırım da sarı lacivertin mabedindeydi.

Benfica, kağıt üstünde daha şanslı olabilir, ne gam. İki Alman takımının İspanyol devlerini nasıl perişan ettiğini görmedik mi?

Hem daha çok isteyen, bunun için daha çok çalışan kazanmaz mıydı?

Bu turu geçmek, 'o finali oynamak' dünyaları değiştirmez miydi? Türkiye için, Fenerbahçe için, oyuncular, teknik kadro ve Aziz Yıldırım için...

AÇIK, HIZLI, DENK MÜCADELE

Maç gerçekten şahane bir ambiyansta başladı.

Çok çekişmeli oyun olacağı ilk beş dakikada belli oldu. Açık ve hızlı futbol...

14'üncü dakikada Kocaman ve bütün yedek kulübesi hücum pres yapan takımı alkışlıyordu.

Gökhan müthiş başladı, 16'ncı dakikada Gönül'le başlayan atak az daha gol oluyordu. Bir dakika sonra hazırlanışı itibarıyla derslik pozisyonda top direkte patladı. Bu anlarda maçın psikolojisinin değiştiğini düşündüm. Benfica'nın yenilebilecek, elenebilecek olduğu anlaşılıyordu.

Sow ve Webo ara pasla uzun çıkışları konuştular, 25'inci dakikada oyun durduğunda. 35'te de Kocaman'ın talimatıyla Sow ve Kuyt alan değiştirdi. Benfica'nın hocası ilk yarıda gidişattan memnun değildi, adeta çıldırıyordu. Hatta 40'ıncı dakikada işi Fener yedek kulübesine sataşmaya kadar vardırdı.

BENFİCA BUNALIRKEN...

Aranan heyecan 45+1'deki penaltıyla geldi. Açık penaltıydı. Olmadı, ilk yarıda ikinci kez top direkte patladı. Ancak stat moral için alkıştan yıkılıyordu.

İkinci yarı golle başlayabilirdi. Üst üste iki kez Benfica kalesi tehlike yaşadı. Üçüncüsünde yine direkler korudu Portekiz takımını...

Sarı lacivertliler rakibi bunalttıkça, tribünler coşuyordu. Hiç susmadı Saracoğlu.

Ancak...

Böyle rakiplerin şakası yoktur, oyunu uyutup bir anda şok yaşatabilirler. Nitekim, 54'üncü dakikada bu kez Benfica direği nişanladı.

AMSTERDAM AŞKINA SON DÜZLÜK...

Kanarya kazanmayı çok istedi. Koştu, yardımlaştı, defansta iyi mücadele etti, yerinde müdahalelerde bılundu.

60'larda Benfica kalesi iyice bunalırken hocaları oyuncu değişikliğine gitti. Aykut Kocaman da karşı hamleyi sahaya sürdü; 'genç yıldızı' ile 'uçmayı' deniyordu.

Bu takımın gerçek yıldızı Gökhan Gönül, dünün de yıldızıydı. Dinamo gibi. Avrupai bir stili var üstelik.

Futbol ilahları az kalsın bir kez daha devreye giriyordu, ancak o kadarı olmazdı, çok büyük adaletsizlik olurdu. Fener, aradığı, ölümüne istediği gole kavuştu.

Herkes uçuyordu. Bir kişinin ayağı yere basmalıydı. 74'üncü dakikada Aykut Hoca çömeldi, 'sakin, sakin' talimatı verdi. Gol yemediği sürece ibre Fenerbahçe'nin yanındaydı artık. Hem kimbilir, ikinci gol bile, rakip saldıracağı için mümkün olabilirdi.

Kendinden emin, üst düzey bir maç çıkardı sarı lacivertliler. Oyunun mutlak hakimiydi. O kadar hırslılardı ki 85'inci dakikada Volkan ile Gökhan tartışıyordu. Finale yakışır kondisyona sahip olduklarını da gördük dün akşam. Ben Amsterdam biletine inanıyorum. Bu takım, sağlam savunma yapıyor, gol yemez, bir yese ikinciye izin vermez.

Hele bir de atarsa, deymeyin keyfimize.

<p>Yere yatırıp yumrukladılar. Polis  şiddetinin görüntüleri çevredekiler tarafından kaydedildi. Sos

Polis şiddeti tepki çekti

Cumhurbaşkanı Erdoğan Azerbaycan'a geldi

WhatsApp 1 Kasım'dan itibaren bu telefonlarda desteklenmeyecek

Mersin Uluslararası Limanı'nda 60 kilo 950 gram kokain ele geçirildi