• $9,5288
  • €11,101
  • 547.127
  • 1455.42
27 Mart 2012 Salı

Zor hafta

Başbakan Erdoğan Kore'de Başkan Obama ile Suriye'yi konuştu. Peşinden Obama aynı Suriye'yi Rus Başkan Medvedev ile konuştu. Aynı saatlerde hükümet Şam'daki Türk Büyükelçiliği'nin tüm faaliyetlerini geçici olarak askıya aldı. Bu sırada İstanbul'da bulunan Suriye'nin siyasi ve askeri muhalefet grupları kendi aralarında birleşmeye çalışıyordu. Hükümet de onlara yardım ediyordu. Amaç 1 Nisan'da İstanbul'da yapılacak Suriye Dostları toplantısına ortak bir tavırla katılmak. Bu arada herkes yarın Bağdat'ta toplanacak Arap Zirvesi  ile Kofi Annan'ın çabalarının sonuçlarını bekliyor. Yani Başbakan Erdoğan Suriye'ye yönelik söylemlerini sertleştirmesine ve Şam'daki elçiliğin kapatılması talimatını vermesine rağmen Ankara Şam konusunda çok fazla bir şey yapamayacaktır. Çünkü başta ABD olmak üzere Batılı ve Arap ülkeleri şimdilik beklemede... Ama bu ülkeler gizliden gizliye ne yapıyorsa ona devam edecektir. Çünkü Suriye;  'Arap Baharı' ve bu baharla ilgili olarak büyük projenin kaderini belirleyecektir. Yani 'Esad gidecek şöyle olacak' diye hesap yapanlar bu hesaplarından kolay kolay vazgeçmeyeceklerdir. Belki de Suriye'deki çözümsüzlüğün ve akan kanın nedeni budur. Belki de bu nedenle Başbakan Erdoğan 'Esad'ın ayakta kalmasının nedeni İran' diyor.
***
Batı ile Tahran arasında arabuluculuk yapan Ankara İranlıların Şam'a verdiği desteğe kızmaktadır. Yani Batı ile İranlıları barıştırmaya çalışan Ankara'nın aslında kendisinin Tahran ile ilişkilerinde bir arabulucuya gereksinimi var. Çünkü Ankara; İran'ın Irak'taki etkinliğinden da rahatsız.
Özetle bu hafta Türkiye'nin Suriye politikası ve genel olarak bölgesel rolü açısından çok önemli... Yani ya Arap ve Batı ülkelerinin desteğini alarak Suriye  politikasını daha sertleştirecek ya da Batı ile Arap kral ve şeyhler tarafından tek başına bırakılarak kavgasını sürdürecek. Bu ise hükümeti içte ve dışta çok zor durumda bırakacak. Çünkü herkesin Annan'a destek verdiği bir sırada hiç kimse ve özellikle Rusya Türkiye'nin Suriye konusunda daha ileri gitmesine izin vermeyecek. Bu ise Ankara açısından durumu daha da karmaşık ve zor bir hale getirecek.
***
Çünkü Ankara başından beri Suriye konusunda  fazlasıyla  taraf oldu ve Suriye'nin tüm silahlı-silahsız muhalefetine kucak açarak her türlü desteği verdi, veriyor. Böyle bir tercihin geri dönüşünün olup olmadığını bilmiyorum ama Ankara'nın Suriye konusundaki sinirli halinin haklı gerekçelerine rağmen sakin bir döneme ihtiyacı olduğu da kesin. Çünkü hep  söylediğim gibi Batılı ülkeler ve Suudi kral ile Katarlı şehyler başkalarını yarı yolda bırakma ve başkalarına kazık atmaktan hep haz almışlardır. Buna karşın da Rusya, İran ve Irak asla Suriye'den vazgeçmiyor ve geçmeyeceklerdir.
***
Yani Suriye'ye düşman bir Ankara; Tahran, Moskova ve Bağdat'a da düşman olacaktır. Bu üç başkent de Türkiye'ye düşman olunca yalnızca Suriye konusunda değil, başka alan ve konularda da Türkiye'ye düşmanlık edeceklerdir... Umarım bunların hiçbiri olmaz, Suriye'de çözüme yönelik bir süreç işler ve  Ankara'nın Şam'a yönelik sertlik ve tırmandırıcı politikalarına gerek kalmaz. Yoksa herkes için işler çok ama çok karışacak.

<p>Verdiğiniz nefes aldığınız nefesle  karışmıyor. Akıllı maske telefonla kontrol ediliyor.</p><p>Ak

Akıllı maske nefes aldıracak

Güney Kore ilk yerli roketi 'Nuri'yi uzaya fırlattı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'da bir kafede vatandaşlarla sohbet etti

Niğde'de 20 milyon yıllık fosil bulundu